Kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında mera araştırması, hava fotoğrafı incelemesi ve aktif dava ehliyeti yönünden eksik inceleme nedeniyle bozma kararı.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mera olarak sınırlandırılan bir taşınmazın bir kısmının davacı adına tescilini kabul eden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesinde; mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, hava fotoğraflarından yeterince yararlanılmadığı ve davacının zilyetliğinin nedeni ile aktif dava ehliyetinin kesin olarak belirlenmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Yüksek mahkeme, doğru sonuca ulaşılması amacıyla Harita Genel Müdürlüğünden farklı dönemlere ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulması, mahalde yaşlı, tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıkların yanı sıra teknik, jeodezi, fotogrametri, jeolog ve ziraat mühendisi bilirkişi heyetiyle yeniden keşif yapılması, taşınmazın geçmişteki ve şimdiki niteliği, kullanım şekli, imar-ihya durumu ve zilyetlik koşullarının etraflıca araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/921 E., 2024/1504 K.İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2015/395 E., 2018/766 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu; ... ili,... ilçesi,... köyü çalışma alanında bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmıştır.Davacı; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu, zilyetliğin hüküm ve sonuç doğurmayacağını, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ... ili,... ilçesi,... köyü 1 21... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile bilirkişi rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 11.447, 44... 'lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile yeni ada ve parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline, geriye kalan kısmın mera vasfıyla aynı ada parsel numarası ile kamu orta malı olarak bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve (A) harfi ile gösterilen 11.447,44 m²'lik alanın kullanım sınırlarının belirgin olduğu, doğu ve batı sınırlarında bulunan yamaç, mera ve kuru dere ile kot farkının bulunduğu ve 1957 yılı ve sonrasına ilişkin uydu görüntülerinde (hava fotoğraflarında) sürüldüğünün belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de; çekişmeli taşınmazla ilgili usulünce mera araştırması yapılmamış, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmamış, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin nedeni ve aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı; bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, evvelinin mera olup olmadığı, meradan sökülüp sökülmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; davacının dava konusu taşınmazda ne şekilde zilyet olduğu ve aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazlarda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, taşınmazın mera vasfında olup olmadığını belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliklerinin ne olduğunu, mera vasfında olup olmadıklarını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını, dava konusu taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, mera parseli ile dava konusu taşınmaz bölümü arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor istenmeli; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına getirilmeli, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; daha önce davacı tarafından aynı taşınmaza ilişkin açılıp açılmamış sayılma kararı ile sonuçlanan dosya içerisindeki fotoğraflar ve taşınmaz üzerindeki bitkiler değerlendirilmeli; bundan sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.