Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, marka hükümsüzlüğü davasında Sınai Mülkiyet Kanunu m.5 mutlak ret sebeplerinin incelenmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını eksik buldu.
Özet: Marka ile ilgili kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin, davacının Sınai Mülkiyet Kanununun 5. maddesi kapsamında ileri sürdüğü mutlak ret sebeplerini değerlendirmeyip sadece nispi ret nedenleri üzerinden davanın reddine karar vermesi, istinaf incelemesinde eksik incelemeye dayalı bir karar olarak tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1061 - 2026/1443
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1061 KARAR NO : 2026/1443T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 06/07/2023NUMARASI : 2022/71 E. - 2023/65 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2022/71 E. - 2023/65 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2019/132739 kod numaralı “.... ...” ibareli marka başvurusunun tescil edilebilirliğinin olmadığını, anılan başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddolunduğunu, halbuki anılan ibarenin ayırt edici vasfının bulunmadığını, böylesi bir ibarenin tescil edilebilir görülmemesi gerektiğini, diğer yandan müvekkilinin markası ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek 2021-M-11607 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili, müvekkilinin 2019/132739 sayılı ve “...” ibareli başvurusunu 21. 35. ve 41. Sınıfları kapsar şekilde yaptığını, davacı yanın SMK m. 5 kapsamında ileri sürdüğü itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkilinin markasının “...” tanınmış markasını da içerdiğini, tanınmış çatı markası altında üretilen müvekkilinin markasının bir slogan markası olduğunu, bütün olarak başvurunun ayırt edici görülmesi gerektiğini, YİDK kararının yerinde olduğunu, davacı yanın “...” şeklindeki markası ile müvekkili markasının benzer görülmesi gerektiği iddiasının kabul edilebilir olmadığını, davacı yanın 2018/80293 sayılı markası ile müvekkili markasının iltibas riski taşımadığını, her iki markanın bütün olarak farklı algılar yarattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli "...'' ve ''...'' ibareli markalar ile davalının "...” ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda SMK m.6 kapsamında değerlendirilme yapıldığını, ancak SMK'nın 5. maddesi anlamında mutlak ret sebepleri üzerinden bir değerlendirme yapılmadığını, kararın bu hali eksik incelemeye dayandığını, diğer yandan müvekkiline ait markada yer alan “...” ibaresinin çatı marka olduğunu, karşı taraf markasında yer alan “...” şekil unsurunun da çatı marka olduğunu, bunların dikkate alınmaması gerektiğini, davaya konu markanın SMK'nın 5. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafça YİDK aşamasında mutlak ret, nispi ret ve kötüniyet gerekçelerine, dava aşamasında ise mutlak ret ve nispi ret nedenlerine dayanılmış olup, mahkemece, yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere, sadece nispi ret nedeni inceleme ve değerlendirme konusu yapılmıştır. Davacı tarafça sunulan istinaf itirazında da, SMK'nın 5. maddesi anlamında mutlak ret sebepleri üzerinden bir değerlendirme yapılmadığının belirtilmiş olması nedeniyle, davacının bu iddiasının mahkemece olumlu veya olumsuz şekilde inceleme ve değerlendirme konusu yapılmamış olması yerinde bulunmamıştır. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir yada yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de, somut olayda, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturacağından mahkemece, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 gün ve 2022/71 E. - 2023/65 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026 BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.