Danıştay 13. Daire, akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemi veri manipülasyonu ve aykırılık bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen dağıtıcıya uygulanan idari para cezasının temyiz başvurusunu reddederek kararı onadı.
Özet: Akaryakıt dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisinin otomasyon sisteminde akaryakıt satışlarını silme ve vergi matrahını azaltma gibi tespit edilen usulsüzlükleri kuruma süresinde bildirmemesi ve veri kaybını önleme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle verilen 1.532.250-TL idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davada, alt mahkemelerce cezanın hukuka uygun bulunarak davanın reddedilmesi üzerine, davacının casus yazılım tespiti yapamayacağı ve sorumluluğunun olmadığı yönündeki itirazlarını yerinde görmeyen Danıştay, temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onamıştır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3122 E.  ,  2025/983 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3122
Karar No:2025/983
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.532.250-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Vergi Denetim Kurulunca ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar neticesinde, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin sözleşmeli bayisi hakkında 2017, 2019 ve 2020 yıllarında otomasyon sistemindeki akaryakıt satışlarını sildiği ve ticari işlemlerini vergi matrahının azalmasına yol açacak şekilde farklı kayıt ortamlarına kaydetmek suretiyle kayıt dışı hasılat elde ettiğinin tespit edildiği, bunun üzerine aykırılıkların gereğinin yapılmasının Kuruma bildirildiği, Kurum tarafından da söz konusu bayiye ilişkin otomasyon verilerinin incelenmesinden, bayinin 2017, 2019 ve 2020 yıllarında otomasyon sistemindeki akaryakıt satışlarını sildiğinin tespit edildiği,
Bu durumda; davacı şirketin, bayi denetim sistemi kapsamında veri kaybı oluşmaması yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bayilik lisansı sahibi hakkında süresi içinde aykırılık bildiriminde bulunmadığı, bayisinde kurmuş olduğu otomasyon sistemini uygulama yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunun dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere sabit olduğu anlaşıldığından, dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirket tarafından, sözleşmeli bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, casus bir yazılımın olması halinde dağıtım şirketi olarak bu durumu tespit etmelerinin mümkün olmadığı, anılan yazılım şirketinden otomasyon hizmeti alınmadığı, idare tarafından somut bir tespit olmadan aykırılık bildiriminde bulunulmadığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı, eksik incelemeyle soruşturma raporu düzenlendiği, olaylara ilişkin dahlinin ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.