Danıştay 13. Daire, faaliyeti geçici olarak durdurulan dağıtıcıdan lisans tadili yapılmadan akaryakıt ikmali iddiasıyla kesilen idari para cezasının iptali davasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir akaryakıt bayisine, piyasa faaliyeti geçici olarak durdurulan dağıtıcısından lisans tadili olmaksızın akaryakıt tedarik ettiği iddiasıyla uygulanan idari para cezası, ilk derece mahkemesi tarafından iptal edilmiştir; mahkeme, davacının akaryakıt alımına ilişkin faturanın dağıtıcının faaliyet durdurma kararından önceye ait olduğunu, dağıtıcının sahte fatura incelemesinin ilgili dönemi kapsamadığını, davalı idarenin davacının tedbir kararının bulunduğu dönemde akaryakıt aldığını somut bilgi ve belgelerle ortaya koyamadığını ve işlemin, tanklarda boş yer varken akaryakıtın tankerlerde bekletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu varsayımına dayandığını belirterek, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına karar vermiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1998 E.  ,  2025/892 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1998
Karar No:2025/892
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, bayisi olunan dağıtıcının piyasa faaliyeti geçici olarak durdurulmasına rağmen lisans tadili edilmeksizin akaryakıt ikmal etme fiilinin işlendiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca 145.065,73-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olduğu ... Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (...) uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi fiiline istinaden ihtar işlemi uygulandığı, ancak 30 günlük süre dolmasına rağmen mevzuata aykırılıkların giderilmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine lisans sahibinin faaliyetinin 60 (altmış) gün süreyle geçici olarak durdurulmasına karar verildiği, bu durumun şirkete... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirildiği ve yazının 26/11/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dağıtıcı şirketin piyasa faaliyetinin 27/11/2019-03/12/2019 tarihleri arasında durdurulduğu, davalı idarece tanklarda boş yer olmasına rağmen satın alınan akaryakıtın 28/11/2019 tarihine kadar tankerlerde bekletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve dağıtıcı şirketin 2017, 2018 ve 2019 yılı alış ve satışlarının sahte belge düzenleme kapsamında incelendiği, dolayısıyla 19/11/2019 tarihli faturaya itibar edilemeyeceği ileri sürülerek işlem tesis edilmiş ise de; dağıtıcı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin 27/02/2020 tarihli işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi halinde görüleceği üzere dağıtıcı şirketin 2019 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin sahte belge düzenleme bakımından incelemeye alındığı, davacı şirketin dağıtıcı şirketten akaryakıt satın aldığı 19/11/2019 tarihini de kapsayacak şekilde bir sahte fatura incelemesinin bulunmadığı, bu açıdan söz konusu faturanın sıhhatine hukuken itibar edilmesi gerektiği, bununla birlikte dağıtıcı şirketin faaliyetinin durdurulduğu dönem içerisinde sadece 28/11/2019 tarihinde 31.825 litre motorin dolumu yapıldığı, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan akaryakıt alım faturalarının incelenmesinden davalı idarece 28/11/2019 tarihinde ikmal yapıldığı belirtilen akaryakıtın 19/11/2019 tarihli faturalar ile dağıtıcı şirketten satın alındığı ve bu tarih itibarıyla dağıtıcı şirket hakkında herhangi bir piyasa faaliyetinin durdurulmasın yönelik bir tedbir kararının bulunmadığı, tedbir kararının bulunduğu dönem içerisinde lisans tadili yapılmaksızın dağıtıcı şirketten akaryakıt alındığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, esasında davalı idarece dava konusu işlemin tanklarda boş yer olmasına rağmen satın alınan akaryakıtın 28/11/2019 tarihine kadar tankerlerde bekletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu varsayımından hareketle tesis edildiğinin anlaşıldığı;
Bu durumda, davacı şirketin lisans tadili yapmaksızın faaliyeti geçici olarak durdurulan dağıtıcı şirketten akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairelerinin 08/02/2024 tarihli ara kararıyla davalı idareden, ...'in faaliyetinin 60 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kararını davacı şirkete bildirilip bildirilmediğinin sorulduğu ve idari soruşturma sürecinde davacının 17/01/2022 tarihinde Kurum kayıtlarına giren yazılı savunmasında delil olarak sunduğu ... tarih ve ... nolu e-faturada yer alan tarih, saat, şöför ismi, araç plakası vb. veriler üzerinden ulaşılacak PTS kayıtlarının ilgili Kurumdan temin edilerek gönderilmesinin istendiği, 28/02/2024 tarihinde Daire kayıtlarına giren ara kararı cevabında; faaliyeti geçici olarak durdurulan dağıtıcıların bayilerine bu durumun Kurumca bildirilmediği, zira geçici durdurma kararının alınmasının hemen akabinde Kurum kayıtlarındaki lisansların durumunun "faaliyeti geçici olarak durduruldu" olarak güncellendiğinin belirtildiği, 19/03/2024 tarihinde Daire kayıtlarına giren ara kararı cevabında ise, davacı tarafından delil olarak sunulan 19/11/2019 tarihli e-faturada bilgileri yer alan araca ait PTS kayıtlarının sunulduğu, söz konusu PTS kayıtlarına göre aracın 18/11/2019-27/11/2019 tarihleri arasında Islahiye, Nurdağı, Adana, Bahçe, Ceyhan, Osmaniye, Tarsus, Mersin ve Erdemli sınırlarında yer alan güzergahlarda seyrettiği, davacının işlettiği akaryakıt istasyonun bulunduğu Gürpınar'a gittiğine ilişkin bir kaydın ise olmadığının anlaşıldığı;
Bu durumda, ...'in faaliyetin geçici olarak durdurulduğu 28/11/2019 tarihinde davacıya ait akaryakıt istasyonundaki tanklara dolum yapıldığının sabit olduğu, davacının yazılı savunmasında, dolumu yapılan bu akaryakıtın ...'in faaliyetinin durdurulmasından önceki bir tarih olan 19/11/2019 tarihinde satın ve teslim alındığı, söz konusu akaryakıtın istasyondaki tankların dolu olması nedeniyle bir süre kendilerine ait karayolu tankerinde bekletildiği, istasyon tanklarındaki akaryakıt azalınca da 26-28/11/2019 tarihlerinde bu tanklara boşaltıldığı, dolayısıyla ...'in faaliyetinin askıda olduğu tarihlerde ne ...'den ne de başka bir dağıtıcıdan herhangi bir akaryakıt alımının söz konusu olmadığı ileri sürülmüş ve buna ilişkin olarak ... tarafından davacı adına düzenlenmiş olan toplam 36,726 litre motorin alımına ilişkin 19/11/2019 tarihli e-fatura sunulmuş ise de; davacının bu iddiası üzerine Kurumca incelenen otomasyon verilerine göre, istasyonda toplam 5 adet akaryakıt tankı bulunduğunun ve bunların toplam kapasitesinin 103 bin litre olduğunun, akaryakıtın satın alındığı belirtilen 19/11/2019 tarihinde ise tanklarda toplamda 24.898 litre motorin olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi anılan tarihte istasyondaki tankların dolu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, söz konusu akaryakıtın istasyon tanklarına boşaltılmayıp 7 gün boyunca tankerde bekletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim Daireleri ara kararı üzerine ilgili idareden temin edilen PTS kayıtlarında da 19/11/2019 tarihli e-faturada belirtilen akaryakıt nakliye aracının 18/11/2019-27/11/2019 tarihleri arasında davacıya ait akaryakıt istasyonun bulunduğu Gürpınar'da bulunmadığının, aksine başka güzergahlarda bulunduğunun anlaşıldığı, ayrıca ...'in dağıtıcı lisansının kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunduğundan bahisle iptal edildiği, anılan işleme karşı açılan davanın reddedildiği, söz konusu kararın istinaf başvurusu yapılmaksızın kesinleştiği hususları bir arada gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan 19/11/2019 tarihli e-faturanın gerçeğe aykırı şekilde ve sonradan oluşturulmuş olma şüphesi taşıdığı ve uyuşmazlığın çözümünde itibar edilebilecek nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, anılan faturaya dayalı olarak dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketlerinin Kurum tarafından alınan dağıtıcı şirketin dağıtım faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması kararını öğrenmesinin hakkında düzenlenmiş olan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun içeriğinin anlaşılması ile olduğu, dağıtıcı şirketin söz konusu muameleye tabi tutulmasının şirketlerine herhangi bir şekilde tebliğ edilmediği, diğer taraftan şirketlerinin dağıtıcı firmadan son ikmali 19/11/2019 tarihli faturaya dayanarak gerçekleştirmiş olmakla birlikte, dağıtıcı şirketin piyasa faaliyetlerinin geçici olarak Kurumca durdurulduğu süre boyunca şirketleri tarafından hiçbir şekilde akaryakıt ikmalinde bulunulmadığı, 19/11/2019 tarihli faturaya dayalı olarak dağıtıcı firmanın lisansının mevcut olduğu bu dönemde şirketlerince gerçekleştirilen akaryakıt ikmalinin hukuka uygun olduğu, dağıtıcı şirketin lisansının geçici olarak iptal edildiği müddette dağıtıcı şirketten hiçbir şekilde akaryakıt ikmalinin söz konusu olmadığı, gerçekleştirilen ikmalin ise dağıtıcı şirketin lisansının mevcut olduğu döneme ait olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.