Danıştay 13. Daire, internet servis sağlayıcısının hizmet kalitesi ölçüm farklılıkları ve idari para cezasının ölçülülüğü nedeniyle BTK kararının iptali istemli temyiz başvurusunu değerlendirmektedir.
Özet: Bir internet servis sağlayıcısı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hizmet kalitesi tebliğine aykırı olarak beyan ettiği bağlantı süresi ölçüm değerleri ile yerinde denetimde tespit edilen değerler arasındaki farklılıklar nedeniyle uygulanan idari para cezasının iptali için dava açmış; veri tabanı hatasından kaynaklanan veri çoğaltma durumu ve cezanın ölçülülük ilkesine aykırılığı iddialarını ileri sürmüş olsa da, ilk derece mahkemesi ve istinaf mercii, hizmet kalitesi raporlarındaki farklılıkların davacının sorumluluğunda olduğunu ve idari para cezasının yasal düzenlemelere uygun olarak, davalı idare tarafından belirlenen oran (net satışların %0,001i) dahilinde uygulandığını belirterek davayı reddetmiş; davacı ise benzer ihlallerde farklı ceza oranlarının uygulanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3251 E.  ,  2025/893 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3251
Karar No:2025/893
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti Sunan İşletmecilere İlişkin Hizmet Kalitesi Tebliği'nin 8. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak, 2018 yılı üçüncü çeyrek (3 aylık dönem) için davalı idareye gönderilen bağlantı süresi ölçüm değerleri ile yerinde denetim esnasında hesaplanan bağlantı süresi ölçüm değerleri arasında farklılıklar bulunduğundan bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 44. maddesi çerçevesinde, 2017 yılı net satışlarının %0,001 (yüzbinde biri) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 4. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 12.615,91-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti Sunan İşletmecilere İlişkin Hizmet Kalitesi Tebliği uyarınca Kurula göndermekle yükümlü olduğu hizmet kalitesi raporlarında yer alan bağlantı süresi ölçüm değeri ile 25-27/02/2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen yerinde denetim esnasında hesaplanan bağlantı süresi ölçüm değerlerinin farklılık gösterdiğinin davalı idare tarafından hazırlanan inceleme sorgusu ile ortaya koyulduğu, söz konusu tespitlerin davacının hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin belirlenen standartlara uyma yükümlülüğüne aykırı davrandığını gösterdiği, esasen söz konusu ölçüm değerleri arasında farklılık bulunduğu davacı tarafından da kabul edilmekle birlikte anılan farkın şirketlerinin veri tabanından gelen verilerin bozulması kaynaklı olarak data çoklaması (tek bir işleme ilişkin birden fazla mükerrer kayıt oluşturulması) yaşanmış olmasından kaynaklandığının ileri sürüldüğü, bu durumun davacının sorumluluğunda olan bir veri hatası olduğu ve davacı şirketin mevzuat kapsamındaki yükümlülüğünü bertaraf etmeyeceği dikkate alındığında, davacı şirketin hizmet kalitesine yönelik mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından dava konusu idari para cezası takdir edilirken hangi kıstasların ele alındığının belirsiz olduğu, belirlenen miktarın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, idari para cezasına dayanak olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yaptırım ölçütleri" başlıklı 44. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında idari yaptırıma konu idari para cezası verilirken ağırlaştırıcı veya hafifletici hiç bir unsurun dikkate alınmadığı, iyi niyet mevcut olmasına karşın hafifletici sebep olarak davalı idarece dikkate alınmadığı, idari para cezasının hangi sebeple belirlenen yüzdelik dilimden verildiğinin ortaya konulamadığı iddia edilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile inceleme raporundan, davacı hakkındaki idari para cezasının yasal düzenlemeler çerçevesinde tesis edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yaptırım ölçütleri" başlıklı 44. maddesinde yer alan kriterler esas alınmak suretiyle yüzbinde bir (%0,001) oranında idari para cezası uygulandığı anlaşıldığından, davacının söz konusu iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aynı Kurul kararı ile şirketleri aleyhine benzer konular hakkında beş ayrı yaptırım daha uygulandığı, ihlallerin benzer olmasına rağmen idari para cezası oranlarının birbirinden farklı olmasının ölçülülük ilkesine riayet edilmediğini kanıtlar nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının ilgili yıla ait net satışlarının yüzde ikisine kadar idari para cezası uygulanabilecekken bu oranın çok daha altında kalacak şekilde yüzbinde bir oranında ceza takdir edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.