İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında internet reklamcılığında anahtar kelime kullanımı, ispat külfeti ve derdestlik itirazlarını değerlendiren kararı.
Özet: Davacı, tescilli markalarının davalı tarafından kendi internet sitesinin reklamlarında anahtar kelime olarak izinsiz kullanılmasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğunu iddia ederek men ve manevi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, tecavüzün önlenmesine yönelik taleplerin başka bir derdest dava nedeniyle usulden reddine karar verse de, bilişim uzmanı raporu ve noter tespitleri, davalının davacıya ait markaları reklamlarında anahtar kelime olarak kullandığını açıkça ortaya koymuş, Yargıtay içtihadı uyarınca anahtar kelime kullanmadığını ispat yükünün davalıda olduğu vurgulanmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2025/1263 EsasKARAR NO: 2026/971İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 27/05/2025NUMARASI: 2021/63 E. - 2025/113 K.DAVANIN KONUSU: Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile manevi tazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen www.....com alan adlı internet sitesinin, ... aracılığı ile davacının tescilli "..." "..." ....com" ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer ibarelerin izinsiz ve hukuka aykırı olarak reklam verilmesi yoluyla kullanılması davacının ve markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanılması ve davacının itibarının zedeleniyor olması ile tüketicilerin aldatılması nedenleriyle, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men ve ref'ine, 20.000,00 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2021/63 esas, 2025/113 karar sayılı, 27/05/2025 tarihli kararı ile; "Dava konusu somut olayda davacı taraf, bekletici mesele yapılan İstanbul 1. FSHM'nin 2017/202 esas sayılı dosya içeriğindeki Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi-Manevi ve İtibar Tazminatı İstemli birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 esas sayılı dosyada haksız rekabetin tecavüzün önlenmesini talep etmiş; huzurdaki davada davalının başka bir eylemi nedeniyle dava ikame edilmişse de tecavüzün önlenmesine yönelik taleplerin ileriye yönelik hak ihdas ettiği, dolayısıyla huzurdaki dava konusu eylemin de bekletici mesele yapılan dosya kapsamındaki taleplerin içeriğinde kaldığı; Haksız rekabetin men'i (önlenmesi) talebi huzurdaki dava tarihi itibariyle İstanbul 1. FSHM'nin 2017/202 esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 Esas sayılı dosyası ile derdestlik teşkil ettiğinden HMK m.114/1-ı, 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine, dair karar vermek gerekmiştir. ( Konya BAM 6.HD 2022/131E., 2023/1276 K.) Mahkememiz dava dosyası içerisinde delil tespiti mahiyetinde alınan 28/05/2018 tarihli bilişim uzmanının rapor içeriğinde zikredilen ve dava dilekçesinde delil olarak dayanılan .... Noterliğinin 11/05/2018 tarihli ... yevmiye nolu tespit işlemine konu evrakların onaylı suretleri incelenmiş; üzerinde bilişim uzmanı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmış; E-tespit tarihi olan “11 Mayıs 2018” tarihinden önce veya sonraki süreçteki davalıya ait “www.....com” internet web sitesi için “Tam Eşleme” metodu kullanılarak reklam verip vermediği ve dava konusu anahtar kelimeleri tüm eşlemelere Negatif Anahtar Kelimeler olarak ekleyip eklemediği sorularak net olarak anlaşılabilineceği tespit edilmiş olup; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3061 Esas ve 2020/1179 Karar sayılı ilamında ispat külfeti açısından aydınlatıcı görülen içtihadında ".......... somut olayda internet arama motorunda davacının markası arandığında davalının web sitesinin gözükmesi karşısında, davalının hangi sözcükleri anahtar sözcük olarak satın alındığını ispat yükünün bulunmasına ve satın alınan anahtar sözcükler arasında davacı adına tescilli “...." ibaresini satın almadığını ispat edememiş olmasına göre......" denilerek mahkememizce bekletici mesele yapılan İstanbul 1. FSHM'nin 2017/202 esas sayılı dava dosyasındaki kesinleşme ilamı da dikkate alınarak ispat külfetini davalı yana yüklenmesine yönelik emsal karar da dikkate alınarak; 28.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda; “(…) ” Dosya içerisinde bulunan 11 Mayıs 2018 tarihli ... numaralı noter evrakında bulunan ekran görüntülerinde ... diye ... arama motorunda arama yapıldığının ve bu arama sonucunda ... Reklam (...) kısmında 3. Sırada www.....com alan adının arama sonuçlarında çıktığı noter onaylı ekran görüntüsünde olduğu ve ... kelimesinin kullanılarak reklam verildiğinin anlaşıldığı, Dava dilekçesinin 4. sayfasında bulunan ekran görüntüsünde de “...” ibaresi ile ... arama motorunda arama yapıldığı ve www.....com alan adının reklam kısmında ikinci sırada olduğu ve ... kelimesini kullanarak reklam verdiğinin anlaşıldığı (…)” şeklinde değerlendirme de dikkate alınarak dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davalının ... yönetim panelinin bağlı bulunduğu ... Hesap kullanıcı bilgileri ile giriş yapılarak inceleme yapılması gerekmesi gereğince bilirkişi incelemesi esnasında sistem üzerinde şifre ilgili tarafça girilerek bu yolla gizlilik ihlal edilmeksizin şifre bilgileri paylaşılmadan geçmişe dönük inceleme yapılmasına yönelik mahkememiz ara kararına göre; Davalı’nın www.....com internet sitesinde “...” ve “...” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığına yönelik noter tespitinin bilirkişiye davaya konu sistem üzerinde inceleme yetkisi verilmesine karşın yerinde inceleme için yerinde inceleme yeri ile ilgili davalı tarafça sunulan bir bilgiye rastlanılmadığı ve davalı tarafça herhangi bir kimsenin de yerinde inceleme ile ilgili bilirkişilerle irtibata geçmediğine yönelik rapor içeriği uyarınca davalı sistemi üzerinden inceleme yapılamadığı dolaysısıyla da aksi davalı yanca ispat edilemediği, nihayeten ispat külfeti uyarınca “...” şeklindeki tanınmış markası ile iltibas oluşturacak şekilde internet sitesinde “...” ve “...” kelimeleri birleştirilerek “...” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi sonucunda, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılması, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, manevi zararının tazminini talep etme hakkına sahip olduğu da dikkate alınarak davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının haklı menfaati nedeniyle de karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına ilişkin,1-Davanın kısmen KABULÜ İLE;-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,2-20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,4-Haksız rekabetin men'i (önlenmesi) talebi huzurdaki dava tarihi itibariyle İstanbul 1. FSHM'nin 2017/202 esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 Esas sayılı dosyası ile derdestlik teşkil ettiğinden HMK m.114/1-ı, 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine" karar vermiştir.İSTİNAF DİLEKÇESİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı ve eksik olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ettiğini, bilirkişi raporunda müvekkil firmanın davacıya ait anahtar kelimeleri doğrudan kullanmadığının, ... Ads sistemindeki "geniş eşleme" özelliği nedeniyle reklamların kendiliğinden gösterilmiş olabileceğinin tespit edildiğinin belirttiğini, "..." ve "..." kelimelerinin sektördeki her işletme tarafından kullanılan genel ibareler olduğunu ve kimsenin tekeline verilemeyeceğini savunduğunu, noter tespiti uyarınca arama motorunda benzer sonuçların çıkmasının doğal bir durum olduğunu ve hatta müvekkilinin adı aratıldığında davacı firmanın da çıktığını vurguladığını, söz konusu durumun süreklilik arz etmediğini ve tecavüz amacının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın 08.04.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin mahkemece dikkate alınmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının ... yönetim paneli üzerinden yapılacak inceleme için bilirkişiyle irtibata geçmeyerek kötü niyetli davrandığını, bu nedenle mahkemenin mevcut delil durumuna göre karar vermesinin hukuka uygun olduğunu, davalının "..." aramalarında başka firmaların da çıktığı ve bu durumun doğal olduğu yönündeki savunmalarının haksız olduğunu, dosyaya sunulan e-tespit tutanağıyla davalının "..." ibaresini anahtar kelime olarak kullanarak reklam verdiğinin ve bu yolla müvekkilinin tanınmışlığından haksız menfaat temin etmeye çalıştığının sabit olduğunu, davalının sunduğu ekran görüntülerinin ise reklam değil organik arama sonucu olduğunu, "..." ve "..." ibarelerinin sektörde jenerik olduğu ve markasal korumadan yararlanamayacağı iddiasına karşı, "..." markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının ve tanınmış marka olduğunun pek çok yargı kararı ve Yargıtay ilamı ile tescillendiğini, benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay'ın bu tür kullanımları dürüst kullanım kapsamında görmeyerek marka tecavüzü saydığını, yerel mahkemenin "haksız rekabetin men'i" talebini başka bir dava ile derdestlik olduğu gerekçesiyle reddetmesinin hatalı olduğunu, her yeni ihlalin ayrı bir dava konusu teşkil ettiğini ve önceki yıllarda açılan davaların güncel ihlalleri kapsamayacağını belirterek; davalının istinaf taleplerinin reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne ve yerel mahkeme kararının haksız rekabetin men'i yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Davacı taraf adına tescilli, ...tescil nolu “....com’da ...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar yönünden 06/07/2018 tarihinde tescil edildiği, ... başvuru nolu “... ...+şekil” ibareli markının 35.sınıf emtia sınıfında olduğu, ...başvuru nolu “... ...+şekil” ibareli markanın 35.sınıf emtia sınıfında olduğu, ...tescil nolu “... ...+şekil” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından 30/05/2016 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “...; ....com” ibareli markanın 35, 03, 14, 18, 20, 21, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31 ve 34 sınıf emtialar bakımından 28/07/2015 tarihinde tescil edildiği, ... tescil tarihli “...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından 31/01/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “....com+şekil” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından 21/06/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “....com+şekil” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından 15/04/2010 tarihinde tescil edildiği, ...tescil nolu “...” ibareli markanın 05, 29, 30, 31, 35 ve 44.sınıf emtialar bakımından 15/05/2009 tarihinde tescil edildiği, TPMK'nın 29.04.2013 tarih ve ... sayılı kararı ile, "..." markasının, ... ... A.Ş. tarafından 26/09/2012 tarihli başvuru üzerine, internet üzerinden ... ve çeşitli hediyelik eşya satışı hizmetlerinde yaygın bilinirliği dikkate alındığında, tanınmış marka olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafın, davalıya ait “www.....com” internet web sitesinde ticari etki yaratacak biçimde... Yöntemi için anahtar sözcük olarak izinsiz ve hukuka aykırı olarak müvekkili markalarının kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek huzurdaki davayı açtığı, davalının istinaf sebebi olarak dava konusu markalara ilişkin anahtar kelimeye reklam verilmediğini, ... Ads sisteminde sektör seçimi ve “geniş eşleme” algoritması nedeniyle reklamların otomatik olarak görünebildiğini, bilirkişi raporunda bu durumun tespit edildiğini savunarak kararın kaldırılmasını talep ettiği, davacı tarafın ise dava konusu dönemlerin farklı olması nedeni ile haksız rekabetin önlenmesi istemi yönünden derdestlik nedeni ile usulden ret kararının yerinde olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü görülmüştür. Somut olaydaki uyuşmazlığın, davalının ... Ads reklam sistemi kapsamında davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanıp kullanmadığı, buna bağlı olarak markasal kullanım ve ihlal bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmakta olup 28/05/2018 tarihli bilişim uzmanı raporunda ve dosyaya davacı tarafça sunulan 11 Mayıs 2018 tarihli ... numaralı noter evrakında bulunan ekran görüntülerinde, ... şeklinde ... arama motorunda arama yapıldığı ve bu arama sonucunda ... Reklam (...) kısmında 3. sırada ''www.....com'' alan adının arama sonuçlarında çıktığı, bu durumun noter tutanağında onaylı ekran görüntüsünde mevcut olduğu, ... kelimesini kullanarak reklam verildiğinin anlaşıldığı, 26.05.2018 tarihinde yapılan aramada ise ... arama motoru üzerinde yapıldığında reklam kısmında www.....com websitesinin çıkmadığı/ olmadığı, çıkmama nedenlerinin “...'te belirlenen bütçe veya zaman bittiği anda reklamın yayından kalkmasından kaynaklanabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Dava konusu markalara ilişkin anahtar kelimeye reklam verilmediği, ... Ads sisteminde sektör seçimi ve “geniş eşleme” algoritması nedeniyle reklamların otomatik olarak görünebildiği savunulmuş olup bu yöndeki savunmanın denetlenebilmesi için davalı bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim mahkemece emsal alınan Yargıtay 11. HD'nin 2019/3061 esas ve 2020/1179 karar sayılı ilamı ışığında, 14/01/2025 tarihli celsede bilişim uzmanı bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına yönelik ara karar kurulmuş ve davalı tarafça sunulan bir bilgiye rastlanılmadığı, davalı tarafça herhangi bir kimsenin yerinde inceleme ile ilgili bilirkişilerle irtibata geçmediğinden davalı sistemi üzerinden inceleme yapılamadığı tespit edilmiş ise de mahkemece sistem üzerinde şifre girilerek işlem yapılmasına karar verilmişse de; inceleme günü tayin edilerek, davalı tarafa "..." yönetim panelinde inceleme yapılması için gerekli bilgilerin/şifrelerin inceleme günü bilirkişiye verilmesi için, sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmediği, bu nedenle usulüne uygun ara karar oluşturulmadığından, davalının ispat külfetini yerine getirmediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Ayrıca kesinleşmesi mahkemece bekletici mesele yapılan İstanbul 1.FSHHM'nin 2014/32 esas sayılı dosyasında davalının önceye dayalı eylemi nedeniyle dava ikame edilmiş olup yalnızca haksız rekabete yönelik men (önlenme) talebi yönünden derdestlik nedeni ile usulden red kararı verilmiş ise de marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete dayalı diğer talepler yönünden de derdestlik taleplerinin değerlendirilmemesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, belirtilen hususlarda inceleme yapılması amacı ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜNE;2-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../05/2025 tarih, 2021/... E. 2025/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026