Erzurumda kadastro, orman 2/B düzenlemeleri ve imar uygulamaları sonrası hazine ile farklı kurumlar adına tescillenen taşınmazların tapu iptali ve tescili talepli hukuki uyuşmazlığı.
Özet: Dava, Erzurumda kadastro sonucunda hazine ve çeşitli tüzel kişiler adına tescil edilmiş, imar uygulamaları ve satışlarla el değiştiren, aslen orman dışına çıkarılmış (2/b vasıflı) taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve hazine adına tescili istemine ilişkindir; davacı Hazine, bu arazilerin orman vasfından çıkarılmasına rağmen kendisine tescil edilmediğini iddia ederken, davalılar mevcut tapu kayıtlarına güvenerek mülkiyeti edindiklerini ve bazı taşınmazların kamu yararına kullanıldığını savunmaktadır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/921 E., 2025/1146 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2011/43 E., 2019/68 K.Hukuk İş bölümü İnceleme Kurulunun kararı üzerine Dairemize gelen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 7 25... parsel sayılı 999.260,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı uyarınca Hazine adına tespit ve 09.10.1975 tarihinde tescil edilmiş; taşınmazın 1981, 1982, 19 83... yıllarında ifrazıyla 7 25... ve 28 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı taşınmazlar oluşmuş; daha sonra 7 25... ve 28 parsel sayılı taşınmazlar imar uygulaması sonucunda ... adına "imar yolu" vasfı ile tescil edilmiştir. Kadastro sonucunda; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 7 30... parsel sayılı 139.560,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı uyarınca Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü adına tespit ve 09.10.1975 tarihinde tescil edilmiştir. Kadastro sonucunda; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 7 30... parsel sayılı 57.960,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı uyarınca İl Tüzel Kişiliği adına tespit ve 09.10.1975 tarihinde tescil edilmiş; taşınmazın 1978 yılında ifrazıyla 7 30... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı taşınmazlar oluşmuş; daha sonra 7 30... parsel sayılı taşınmaz kayden satış suretiyle Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'ye devredilmiştir. Kadastro sonucunda; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 7 30... ve 7 parsel sayılı taşınmazlardan ifrazen oluşan Hazine adına kayıtlı 7 30... parsel sayılı taşınmaz, tahsis sebebiyle ... adına "imar yolu" vasfıyla tescil edilmiştir.Davacı ... vekili; ...ili, Merkez ilçesi,...Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olarak tapuya tescil edildiğini, bir kısmının çeşitli tarihlerde el değiştirdiğini 1986 yılında yapılan 24 nolu Orman Kadastro Komisyon kararı ile 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, ... tarafından tespite itiraz sonucu açılan ...Kadastro Mahkemesinin 1992/5 Esas, 1993/46 Karar sayılı davası sonucunda taşınmazların tamamının orman dışına çıkarılan yer olarak Hazine adına tescil edildiğini ancak anılan davada Hazine taraf olmadığı için kararın infaz edilemediğini ileri sürerek 7 25... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 7 29... ; 7 25... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 7 25... ; 7 29... ; 7 30... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 7 30... , 8, 10, 11, 12, 15... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davacı ... vekili yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlardan yalnızca 7 25... , 28; 7 30... , 8 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davaya devam ettiklerini, diğer taşınmazlar olan 7 25... parselin ifrazından oluşan 14, 15... nolu parseller, 7 29... , 7 30... parselin ifrazından oluşan 10, 11, 12... nolu parseller yönünden vekil edenin talebi ve isteği doğrultusunda davadan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.Davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu 7 30... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken vekil eden kuruma satıldığını, bu satışın Milli Emlak Genel Müdürlüğünün kabulü ile gerçekleştiğini, bu nedenle satışın iptalinin istenmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu 7 30... parsel sayılı taşınmazın vekil eden kurum adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın 1972 yılında Hazineden satın alındığını, öte yandan taşınmazın imar planında "spor tesisi alanı" olarak ayrıldığını ve ...halkının spor ihtiyacına cevap vermek için kullanıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili; vekil eden kurum adına kayıtlı bulunan 7 30... parsel sayılı taşınmazın aynı ada 2 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edildiğini, 2 parsel sayılı taşınmaz İl Özel İdaresi adına kayıtlı iken taşınmazı tapu sicilindeki kayda güvenerek satın aldıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; vekil eden adına kayıtlı taşınmazların bedelleri ödenmek suretiyle tapu sicilindeki kayda güvenilerek Hazineden satın alındığını, öte yandan bu taşınmazların kamunun kullanımında olan ve kamu yararı bulunan yerler olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... vekili tarafından yargılama sırasında dava konusu taşınmazların bir bölümüne ilişkin davadan vazgeçildiğinden bu taşınmazlar yönüyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, davacı ... aynı zamanda davalı ... Valiliğinin de (İl Tüzel Kişiliği) vekili olduğundan adı geçen davalının vazgeçmeye ilişkin muvafakatinin olup olmadığının sorulmasına gerek bulunmadığı, diğer taşınmazların ise 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu yerlerin orman kadastrosu yapılmadan önce davacı ... tarafından davalı kurumlara bedeli karşılığında satıldığı, ... adına kayıtlı taşınmazların ise bedelsiz olarak Belediyeye devredilerek imar uygulaması sonucunda yola terk edildiği ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... (İl Tüzel Kişiliği) aleyhine, 7 29... , 7 30... ve 11 parsel (7 30... parselin gittisi) sayılı taşınmazlara yönelik olarak açılan davanın davacının davasından vazgeçmesi nedeniyle açılmamış sayılmasına; davalı ... aleyhine, 7 30... (7 30... parselin gittisi), 7 25... , 15... parsel (7 25... parselin gittisi) sayılı taşınmazlara yönelik olarak açılan davanın davacının davasından vazgeçmesi nedeniyle açılmamış sayılmasına; davalı ... Şeker Fabrikaları A.Ş. aleyhine 7 30... parsel (7 30... parselin gittisi) sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan davanın reddine; davalı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü) aleyhine, 7 30... parsel (7 30... parselin gittisi) sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan davanın reddine; davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine, 7 30... parsel (7 30... parselin gittisi) sayılı taşınmaza yönelik olarak açılan davanın reddine; davalı ... aleyhine, 7 30... parsel (7 30... parselin gittisi), 7 25... parsel (7 25... parselin gittisi) ve 7 25... parsel (7 25... parselin gittisi) sayılı taşınmazlara yönelik olarak açılan davanın reddine, 6942 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendilerini vekille temsil ettiren tarafların leh ve aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı ... vekili ile davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 7 25... , 15, 16; 7 29... ; 7 30... , 11, 12... parsel sayılı taşınmazlara yönelik istinaf talebi bulunmadığı, dava konusu 7 25... , 28; 7 30... , 8 ve 15 parsel sayılı taşınmazlara yönelik istinaf taleplerinin; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, komşu 7 30... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/8513 Esas, 2018/1243 sayılı emsal kararına, dava konusu taşınmazların davacı ... tarafından davalı tarafa satıldığının (bir bölümünün imar uygulaması nedeniyle davalı tarafa devredildiğinin) anlaşılmasına göre davacı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine; davanın 6292 sayılı Kanun'dan kaynaklanmadığı, davanın reddine karar verildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücreti verilmemesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı Hazinenin vazgeçtiği dava konusu taşınmazlar hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü lehine 767.584,16 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin ret kararının davalı ... Bakanlığına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı ... yönünden kesinleşmiştir.O halde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin, davacının istinaf başvurusuna ilişkin olarak verdiği karara karşı, istinaf yoluna başvurmayan ... tarafından temyiz yoluna başvurulamayacağının kabulü gerekir.6100 sayılı Kanun'un 361. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurmayan tarafın temyiz yoluna da başvuramayacağı gözetilerek ... vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Diğer yandan; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu taşınmazların tamamı 2/A ve 2/B kapsamında orman dışına çıkarılmış orman sayılmayan alanlardan olduğundan, yargılama sırasında 19.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gererken davalardandır. Dava tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 7. maddesinin; "İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya re'sen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;" şeklinde başlayan birinci fıkrasının (a) bendinde; "Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak, bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya Kanuni mirasçılarına iade edilir", hükmüne; aynı Kanun'un "Davalar" başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında; "Bu Kanun'a göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur. Durdurulan bu davalara konu taşınmazlar hakkında hak sahipleri veya ilgilileri tarafından bu Kanun'da belirtilen süreler içinde gerekli başvuruların yapılmaması veya başvuru yapılmasına rağmen, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde mahkemelerce bu davalara devam edilerek genel hükümlere göre karar verilir" hükmüne; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, "Bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılmak üzere ilgilileri tarafından süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması veya başvuruda bulunulmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hakkında işlem yapılamayan taşınmazlara ilişkin olarak ikinci fıkra uyarınca açılmamış davalar açılır, durdurulan davalara devam edilir ve kesinleşmiş yargı kararları yerine getirilir." hükmüne yer verilmiş olup 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesinde yer alan bu düzenlemenin re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Zira; sözü edilen maddede, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan ve 6831 sayılı Kanun'un 2/A veya 2/B maddesi kapsamında kalan taşınmazlar yönünden, “…bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir…” şeklinde âmir hüküm getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile tapuda gerçek kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlara yönelik 6831 sayılı Kanun'un 2/A veya 2/B maddesi kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açılıp açılmaması veya bu iddiayla açılmış davalardan vazgeçilip vazgeçilmeyeceği konusunda Hazineye herhangi bir takdir hakkı tanınmamış, bu tür bir davanın açılamayacağı veya açılmış ise vazgeçileceği yönünde emredici hüküm ihdas edilmiştir.6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesinde düzenlenen bu vazgeçme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddelerinde düzenlenen; “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” olarak tanımlanan "davadan feragat" niteliğindeki vazgeçmeyle karıştırılmamalıdır. Burada Kanun'dan kaynaklanan ve davalının rıza ve muvafakatının da aranmadığı, kendine özgü (davanın geri alınması niteliğinde) bir vazgeçme söz konusudur. Hâl böyle olunca; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 6292 sayılı Kanun'un anılan ve somut davada uygulanması gereken emredici hükmü gereğince davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlı 7 30... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davadan, davacı Hazinenin yasa gereği vazgeçtiği ve bu vazgeçmenin karşı tarafın muvafakatına bağlı olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilerek taşınmazın belirlenen değeri üzerinden davalı kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (C) bölümünün 9 numaralı bendinde yer alan “Davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 767.584,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istinaf edenin sıfatına göre kendilerini vekil ile temsil ettiren diğer davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “6292 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarafların leh ve aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine, Temyiz edenler harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.