TÜBİTAK çalışanının 15 Temmuz sonrası FETÖ iltisakı şüphesiyle haksız feshedildiği iddiasıyla açılan kıdem ve ihbar tazminatı davasında, savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararına rağmen işverenin temyizi inceleniyor.
Özet: Davalı kurum tarafından 15 Temmuz sonrası güvenlik endişeleri ve terör örgütüyle bağlantı iddialarıyla iş sözleşmesi feshedilen çalışanın, hakkında yürütülen ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanması üzerine feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle başlattığı hukuk sürecinde, ilk derece mahkemesinin feshin haksız olduğuna ve taleplerin kabulüne karar vermesi, bu kararın bölge adliye mahkemesince de onanması üzerine davalı vekilinin temyiz başvurusuyla dosyanın yargıtay incelemesine sunulduğu ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile ispat külfetinin tartışıldığı bir dava metnidir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1340 E., 2025/2579 K.DAVA TARİHİ : 28.04.2022İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş MahkemesiSAYISI : 2022/227 E., 2024/11 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...............ve Teknolojik Araştırma Kurumu (...) Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığı bünyesinde 01.10.2004 - 30.06.2019 tarihleri arasında ...-SAGE, 01.07.2019 tarihinden itibaren ise ... Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde iş sözleşmesinin haksız ve usulsüz feshedildiği tarihe kadar çalıştığını, davalının 11.01.2020 tarihli yazısı ile ... darbe teşebbüsünden sonra ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri sebep gösterilmek suretiyle kanun hükmünde kararnamede verilen yetkiye dayanılarak haksız ve tazminatsız olarak işten çıkarıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde 18.03.2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Savcılık soruşturması sonucunda yeterli delilin var olmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının fesihte geçerli neden sayılamayacağı anlamına geldiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararı ile feshin geçersiz sayılacağını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamakla usulden reddi gerektiğini, davacının ... Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde enstitü müdür yardımcısı olarak çalışmaktayken 15 Temmuz itibarıyla ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkında duyulan şüphe gereği iş ilişkisinin devamı mümkün olmadığından ve ayrıca istihdam edildiği görev ve işletmesel gereklerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince iş sözleşmesi tazminatsız olarak haklı nedenle feshedilerek (04.10.2018 tarihli ve 2018/17 sayılı Bakanlık Genelgesi'ne istinaden alınan izin kapsamında) 13.01.2020 tarihi itibarıyla iş ilişkisinin sona erdirildiğini ve kendisine 13.01.2020 tarihli ve 6056 sayılı yazı ile bildirildiğini, işçinin işverene sadakat borcuna aykırılık oluşturan hâllerde işverene derhâl fesih hakkı tanındığını, ...’nün ...’ta kadrolaşabilmek için 2011 yılında yönetici kadrosunun bir kanun hükmünde kararname ile değiştirilmesini sağlayarak kısa sürede kadrolaşmaya ve yapılanmaya gittiğinin iddianamede vurgulandığını, ...’ın kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması bakımından son derece kritik faaliyetler yürüttüğü için Kurumun çalışanları ile arasındaki güven ilişkisinin son derece önemli olduğunu, çalışılan personelin terör örgütü ile irtibatı ve ilişkisine ilişkin bir şüphenin varlığı hâlinde iş ilişkisinin devam ettirilmesinin işverenden beklenemeyeceğini, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını, terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve bu arada darbe teşebbüsüyle hakkında tedbir uygulanan kamu görevlisi arasında bağ kurulmasının aranmadığını, Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunulduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağ kurulması ve hatta söz konusu bağın üyelik veya mensubiyet şeklinde olmasının zorunlu olmayıp iltisak ya da irtibat şeklinde olmasının yeterli görüldüğünü, davacının tazminat taleplerini haklı ve geçerli fesih dolayısıyla kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacının 15 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla Ülkemizin içeresinde bulunduğu durum ve bu durum neticesinde ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkında duyulan şüphe sebebiyle iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedildiği, davacının .../PDY terör örgütü ile iltisakına yönelik davalı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, özellikle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında ... soruşturması kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, güncel ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda feshin haklı sebeple yapıldığının davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve özellikle davacı hakkında yapılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/57068 Soruşturma ve 2021/40170 Karar numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı tarafından davacının .../PDY yapılanmasına dâhil olduğuna ilişkin başka bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla davalının iş sözleşmesinin feshinde haklı neden bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/57068 Soruşturma sayılı dosyasında davacının 17-25 Aralık 2013 süreci öncesinde ... bünyesinde çalıştığı dönemlerde örgütsel sohbetlere katıldığı, örgüt içindeki ağabey konumundaki kişiler tarafından ankesörlü telefonlar ile arandığının tespit edildiğini,2. Soruşturma kapsamında 50 civarında örgüt üyesinin isimlerini bildirdiğini, davalı Kurumun stratejik bir Kurum olması nedeniyle feshin haklı nedene dayandığından davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı işverence gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.