Danıştay, Antalya Büyükşehir Belediyesi sözleşmeli mühendisinin mobbing ve sağlık sorunları nedeniyle verdiği istifadan vazgeçme talebinin, irade sakatlığı kapsamında hukuki geçerliliğini değerlendiriyor.
Özet: Sözleşmeli bir mühendisin, mobbing ve sağlık sorunları nedeniyle sunduğu istifa dilekçesinden bir gün sonra, sağlık durumu ve panik haliyle verildiğini ileri sürerek vazgeçmesine rağmen işine son verilmesine ilişkin işlemin iptali davasında; ilk derece mahkemesinin istifayı geçerli bularak davayı reddetmesine karşın, bölge idare mahkemesinin çalışanın istifa anındaki ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklarının iradeyi sakatlayıp sakatlamadığının araştırılması gerektiğini belirtmesi üzerine, davalı idarenin temyiz başvurusunu içeren bir hukuki evraktır.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2024/3952Karar No : 2025/1028 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLLERİ : Av.... - Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunun'un 49.maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacının, 23/01/2023 tarihli dilekçesi ile istifa talebinde bulunmasından, bir gün sonra 24/01/2023 tarihinde verdiği istifadan vazgeçme dilekçesinin dikkate alınmadığından bahisle, ilk dilekçesine istinaden istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına dair tesis edilen ve ... tarih ve E-... sayılı İlçe Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işlemiyle bildirilen Başkanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı Olur işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; davacının göreviyle ilgili daha önceki tutum ve davranışları da dikkate alındığında özgür ve gerçek bir irade beyanıyla istifa talebinde bulunduğunun anlaşıldığı, ancak istifadan bir gün sonra, istifa dilekçesinin kabul edilerek işten çıkarıldığı gün kendi isteğiyle hastaneye müracaat etmesi, istirahat rapor alması, farklı el yazılı ve davacı tarafından verildiği iddia edilen, babası tarafından getirilen istifadan vazgeçme dilekçesi ve buna ilişkin sürecin, davacının kendi isteğiyle, özgür ve gerçek irade beyanıyla istifaden vazgeçtiğine dair kanaate sebebiyet vermediği, istifadan vazgeçme dilekçesinin, dava konusu işlemden önce sunulduğuna dair belgenin mevcut olmadığı, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 23/01/2023 tarihli çekilme isteği dikkate alınarak istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıka; davacının Kaş İlçesine atanması akabinde dava konusu işleme esas teşkil eden 23/01/2023 tarihli dilekçe ile; "adaletsiz, eşitlikten uzak, kayırmacı ve ötekileştirici, idarecilerin baskı uygulamalarının kendisi için dayanılmaz hale geldiği, kurumsal olarak mobing yapılması ve sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesinin yenilenmesini istemediği, sözleşmesini bugünden itibaren feshettiği" beyanlarıyla istifa talebinde bulunduğu, bir gün sonra 24/01/2023 tarihinde dava konusu işlemle idarece istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına karar verildiği, aynı gün davacının babasının davalı idareye geldiği, babası tarafından, istifa dilekçesindeki el yazısından farklı bir el yazısıyla kaleme alınan davacının imzasının yer aldığı, davacının bizzat istifa talebinden vazgeçtiğine dair... tarih ve ... kayıt sayılı dilekçenin davalı idareye sunulduğu, dilekçede "(davacının) 23/01/2023 tarihinde aniden tansiyonunun ve ateşinin yükselmesi nedeniyle korku ve panik ile neye karar vereceğini bilemediğinden dolayı özür dilediği, sözleşmesinin yenilenmemesi için verdiği dilekçenin resmiyete konulmaması ve dikkate alınmaması ile 2023 yılı sözleşmesinin yenilenmesi ve sözleşmeli personele verilen kadroya geçirilmesi" hususlarına yer verildiği, dosyaya sunulan davacıya ait hastane kayıtları incelendiğinde, istifa dilekçesini verdiği günün ertesi günü, 24/01/2023 tarihinde mesai saati başlangıcından sonra saat 09:45 sıralarında kendi imkanlarıyla hastaneye müracaat ettiği, davacıya ait hastane kayıtlarında 01/02/2023 tarihli epikriz çıkış özetinde "psikiyatri polikliniğinden depresyon tanısıyla izlenen hastanın iş yerindeki sıkıntılar ile sekonder olarak durumunun ağırlaşması üzerine major depresyon tanısıyla psikiyatri servisine yatırıldı, 1 ay istirahat önerildi, kısmi şifa ile taburcu edildi" hususlarına yer verildiği, yine 24/01/2023-01/02/2023 tarihleri arasında yatarak takip ve tedavi gördüğünün belirtildiğinin görüldüğü; Dairelerince yapılan 24/04/2024 tarihli ara kararı ile (... tarih ve ... sayılı istirahat raporu eklenmek suretiyle) davalı idareden; "davacı tarafından, idareye verdiği istifa dilekçesinde sözleşmesinin yenilenmemesini isteme sebepleri arasında sağlık sorunlarından bahsedildiği, yine idareye verilen 24/01/2024 tarihli istifadan vazgeçme dilekçesinde de 23/01/2023 tarihinde aniden tansiyonunun ve ateşinin yükseldiği, korku ve panikle neye karar vereceğini bilemediğinden istifadan vazgeçme dilekçesinin işleme konulmamasını talep ettiği görülmekle bu kez; Davacının hastanenizde yatarak tedavi görmesine sebep teşkil eden psikiyatrik rahatsızlığının, davalı idareye bir gün önce, yani istifa dilekçesini verdiği 23/01/2023 tarihinde iradesini sakatlayacak nitelikte olup olmadığı veya serbestçe karar verme iradesini olumsuz etkileyecek nitelikte olup olmadığı hususlarının sorulmasına ve buna dair açıklayıcı bilgi belgelerin gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, davalı idarece davacının psikiyatrik rahatsızlığına ilişkin tedavi evrakları ile birlikte davacının hastaneye yattığı 24/01/2023 tarihli epkiriz raporunu düzenleyen psikiyatri uzmanı tarafından tanzim edilen 06/05/2024 tarihli raporun Dairelerine gönderildiği; söz konusu raporda; "davacının major depresyon tanısı ile hastaneye yatırıldığı, yapılan analizlerde major depresyonun mobbing ve baskı unsurlarına bağlı olduğunun araştırıldığı ve tespit edildiği, rahatsızlığın ağır seviyede seyretmesi sebebiyle hastanın iradesini önemli ölçüde etkilemekte olduğu ve iradesini sakatladığı, sağlıklı karar verme yetisini azalttığı" yönünde tespitlere yer verildiği, bu durumda; davacının davalı idareye istifa dilekçesini sunduğu 23/01/2023 tarihinde iradesini önemli ölçüde etkileyecek nitelikte, ağır seviyede seyreden rahatsızlığı bulunduğu ve rahatsızlığının sağlıklı karar verme yetisini azaltacak ve dolayısıyla iradesini olumsuz etkileyecek nitelikte olduğu hususunun uzman doktor raporuyla ortaya konulduğu, dolayısıyla davacının rahatsızlığı sebebiyle içinde bulunduğu halet-i ruhiye ile verdiği istifa dilekçesinin gerçek ve özgür bir irade beyanı olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından, dilekçesine istinaden istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının bahsi geçen sağlık raporlarından evvel de benzer davranışlarda bulunduğu,... tarih ve ... evrak kayıt numaralı dilekçesi ile de istifa etmek istediği, yine aynı şekilde aynı gün tarihli dilekçesi ile istifadan vazgeçme beyanında bulunduğu, davacının söz konusu tutum ve davranışları dikkate alındığında özgür ve hür iradesiyle ikinci kez istifa talebinde bulunduğunun anlaşıldığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Belediye tarafından sistematik olarak mobbing yapıldığı, psikolojisinin bozulduğu, depresyona girdiği, bu haldeyken istifa dilekçesini hazırlayıp idareye sunduğu, bir gün sonra ise istifadan vazgeçme dilekçesini sunduğu ancak, idarece vazgeçme dilekçesinin dikkate alınmadığı, istifasından hemen sonra vazgeçmesi sebebiyle aradaki illiyet bağının kopmadığı belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 27/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY :Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği” kurala bağlanmıştır.Sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili olarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan ve 28/06/1978 gün ve16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 1. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında: "(3) Sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemez. (4) Sözleşmesini;a) Kısmi zamanlı veya proje süresi ile sınırlı çalışanlardan,b) (Değişik: 14/05/2018-2018/11809) Öğrenim durumu itibariyle ihraz edilen ve ekli 4 sayılı cetvelde yer alan unvanlara ilişkin pozisyonlara ek 4 üncü madde çerçevesinde atanmak suretiyle unvan değişikliği yapanlardan,c) Eş veya sağlık durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmakla beraber; geçiş yapacağı hizmet birimi bulunmaması, birim bulunmakla beraber o birimde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunmaması veya en az bir yıllık fiili çalışma şartını karşılayamaması nedenlerinden herhangi birine bağlı olarak, Ek 3 üncü maddenin (b) veya (c) bendi hükmü kendilerine uygulanamayanlardan, tek taraflı feshedenler, bir yıllık süre şartına tabi tutulmadan yeniden istihdam edilebilirler." "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin 2. fıkrasında; "Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir." denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının davalı idare bünyesinde Kaş İlçe Hizmet Birimi Şube Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunun 49.maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli mühendis olarak görev yapmakta iken, 23/01/2023 tarihli dilekçesi ile istifa talebinde bulunduğu, söz konusu dilekçesine istinaden Büyükşehir Belediye Başkanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı oluruyla istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına karar verildiği, bu işlemin... tarih ve E-... sayılı İlçe Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işlemiyle davacıya bildirildiği, bunun üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının, Kaş İlçesine atanması akabinde dava konusu işleme esas 23/01/2023 tarihli; "adaletsiz, eşitlikten uzak, kayırmacı ve ötekileştirici, idarecilerin baskı uygulamalarının kendisi için dayanılmaz hale geldiği, kurumsal olarak mobing yapılması ve sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesinin yenilenmesini istemediği, sözleşmesini bugünden itibaren feshettiği" ifadelerini içeren dilekçe ile istifa talebinde bulunduğu, bir gün sonra 24/01/2023 tarihinde idarece istifasının kabul edilerek işten çıkarılmasına karar verildiği, aynı gün davacının babasının davalı idareye gelerek istifa dilekçesindeki el yazısından farklı bir el yazısıyla kaleme alınan davacının imzasının yer aldığı, davacının bizzat istifa talebinden vazgeçtiğinin iddia edildiği, dilekçede "(davacının) 23/01/2023 tarihinde aniden tansiyonunun ve ateşinin yükselmesi nedeniyle korku ve panik ile neye karar vereceğini bilemediğinden dolayı özür dilediği, sözleşmesinin yenilenmemesi için verdiği dilekçenin resmiyete konulmaması ve dikkate alınmaması ile 2023 yılı sözleşmesinin yenilenmesi ve sözleşmeli personele verilen kadroya geçirilmesi" taleplerin yer verildiği, dilekçeyi idareye sunan babasıyla ilgili olarak "oğlunun gece fenalaştığını, hastaneye kaldırıldığını, yoğun bakıma alındığını, durumunun iyi olmadığını, bir buhran durumunun söz konusu olduğunu, kendisini teşkilatta herkesin tanıdığını, ilçe başkanının selamını getirdiğini söylediği, personelin kendisinin devlet memuru olduğunu, bu konularda herhangi birşey söyleme yetkinin bulunmadığını belirterek tekrar evrak kayda gitmesini söylediği" şeklinde personel tarafından 24/01/2023 tarihli tutanağın tanzim edildiği, dosyaya sunulan davacıya ait hastane kayıtları incelendiğinde, davacının istifa ettiği 23/01/2023 tarihinde gece vakti hastaneye kaldırılmadığının, 24/01/2023 tarihinde mesai saati başlangıcından sonra saat 09:45 sıralarında kendi imkanlarıyla hastaneye müracaat ettiğinin görüldüğü, istifadan vazgeçme dilekçesinin, istifanın onaylandığı dava konusu işlemden önce verildiğine dair taraflarca belge sunulmadığı, istifa dilekçesinin kayda alınarak yetkili makam tarafından kabul edilmesinin ardından istifa dilekçesinin geri çekilmesi talebiyle yapılan başvuruların idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, daha önce de istifa talebinde bulunan davacının, çekilme iradesini sakatlayacak nitelikte akli/ruhi rahatsızlığının mevcut olduğuna yönelik sağlık raporları bulunmadığı, süreklilik arz eden kamu hizmetinin belli bir disiplin anlayışını beraberinde getirdiği, kamu hizmetini yürütecek personelde sürekliliğin, disiplin anlayışının, ciddiyetin, mesleki özen ve sorumluluk bilincinin aranması gerektiği, davacının göreviyle ilgili daha önceki tutum ve davranışları da dikkate alındığında özgür ve gerçek bir irade beyanıyla istifa talebinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.Bu durumda, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 23/01/2023 tarihli çekilme isteği dikkate alınarak istifasının kabul edilmek suretiyle çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.