Kasten yaralama suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanarak verilen düşme kararının bozulması.
Özet: Kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanması sonrasında, bölge adliye mahkemesinin davanın olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle verdiği düşme kararı, Yargıtayca suç tarihi, HAGB kesinleşme ve yeni suç tarihi göz önüne alınarak yapılan detaylı hesaplamalar sonucunda zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı ve bu nedenle düşme kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3 E., 2025/2043 K.SUÇ : Kasten yaralamaHÜKÜM : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli kararı ile sanığın mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62... /2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine bu hükmün de açıklanması gerekirken sadece mağdur...'a yönelik eylemi nedeniyle verilen hükmün açıklandığı anlaşılmış ise de, açıklanmayan bu hükme ilişkin zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düşme kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/230 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle, sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2024/3 Esas, 2025/2043 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden sonra dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir.2.Sanığın temyiz sebepleri özetle; lehe olan hükümlere ilişkindir. III. GEREKÇESanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, sanığın atılı kasten yaralama suçunu 22.03.2014 tarihinde işlediği, 15.06.2015 tarihinde savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 12.07.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 27.08.2019 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca zamanaşımının 12.07.2016 ilâ 27.08.2019 tarihleri arasında 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle durduğu, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin durma süresi de eklendiğinde (12 yıl + 3 yıl 1 ay 15 gün) 07.05.2029 tarihinde gerçekleşeceği, dava zamanaşımını kesen ve durduran yasal nedenler de göz önünde tutulduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı nazara alındığında;Sanık hakkında Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/7949 Esas, 2020/14872 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari olarak uygulanarak kasten yaralama suçundan cezalandırılması yerine davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ''zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmemesi'' yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2024/3 Esas, 2025/2043 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.