Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında TCK 221 etkin pişmanlık hükümlerinin gönüllü teslim ve bilgi verme şartlarında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararında, sanığın kendiliğinden emniyete başvurarak etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesine rağmen, ilerleyen aşamalarda örgüt üyeliğini inkar etmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin 5237 sayılı TCKnın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin hukuki mahiyetini ve sonuçlarını sanığa tam olarak hatırlatmadan yeniden beyanını almaması ve etkin pişmanlık şartlarının uygulanıp uygulanmayacağını tartışmaması nedeniyle hükmü bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/39812 E.  ,  2025/30062 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/232 E., 2022/221 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/478 E., 2021/62 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamı ve Dairemizin 15.03.2023 tarih, 2021/11368 esas, 2023/1293 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin içeriği dikkate alındığında, kanun koyucunun, izlenen suç politikası gereğince suç örgütleriyle etkin mücadele edebilmek amacıyla, örgüt  kurucu, yöneticiler ve üyelerinin örgütten ayrılmalarını ve örgütü deşifre ederek, örgüt bünyesinde işlenen suçların ve faaliyet gösteren faillerin yakalanmasını sağlamalarını, örgütten ayrılan bu kişilerin cezalandırılmasından daha faydalı gördüğü anlaşılmaktadır. Örgüt üyesi olan sanığın etkin pişmanlıkta bulunması halinde hakkında uygulanabilecek hükümler, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıdır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi açısından sanığın gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kendisinin örgütle olan bağını ve örgüt mensupları ile örgütün faaliyetleri ile bu faaliyetler kapsamında işlenen suçlara ilişkin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır, ancak 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık kapsamında sanıkların bu anlamda bilgi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre sanık hakkında yakalama kararı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması bakımından gönüllü olarak mı bilgi verdiği yoksa yakalandıktan sonra mı bilgi verdiği önemlidir. Gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması; yakalandıktan sonra bilgi vermesi halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uygulanması gerektiği madde metni ve gerekçesinden açıkça anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanabilmesi için ise, sanık örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olmalı, kendi gönüllü teslim olmayarak yakalanmalı ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya içerisinde yer alan 17.07.20 18... .08.2018 tarihli yakalama ve teslim tutanaklarına göre; adresinde bulunamaması ve kolluk görevlilerinin kendisine telefon ile ulaşıp ilçe emniyet müdürlüğüne gelmesi söylenmesi üzerine, kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken emniyet müdürlüğüne kendiliğinden gidip etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları, örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler vererek hakkında gönüllü teslim olma şartları oluşan ancak sonraki aşamalarda silahlı terör örgütüne üye olmadığına dair beyanlarda bulunan sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınması suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.