Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının, iletişim sistemi kullanımına ilişkin teknik ve tanık delillerinin eksik araştırılması sebebiyle bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, sanığın ByLock kullanımına dair teknik verilerin yeterince incelenmemesi, savunmaların denetlenmesi için HTS kayıtlarının ve ByLock irtibatlı kişilerin ifadelerinin alınmaması, önemli tanıkların duruşmada dinlenmemesi, temyiz aşamasında gelen yeni delillerin sanık ve müdafiine okunmaması ile UYAP bilgi bankasında ilgili araştırmaların yapılmaması gibi eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının reddine dair hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/13660 E.  ,  2026/5853 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/748 E., 2022/... K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, kullandığı ileri sürülen ... ID nolu ... tespit değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının duraksamadan belirlenerek varsa, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. ... kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ... uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ... kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ...nolu hatta ilişkin ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ... kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Yargılama aşamasında sanık hakkındaki beyan ve teşhisi dosyaya gelen ...isimli kişinin beyanının içeriğine göre tanıklığının önem arz etmesi karşısında, adı geçen kişinin duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesi ile sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ve eklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile diyeceklerinin sorulması lüzumu,
5. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde sanıkla ilgili bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanlarının aslının veya onaylı suretlerinin getirtilerek 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak ve gerektiğinde ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.