Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin asıl işverenin alt işverenlerden dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsiline ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Asıl işveren davacı kurumun, alt işveren konumundaki davalı şirketlerin işçisine ödediği kıdem ve ihbar tazminatının bir kısmını (12.214,31 TL), taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi hükümleri doğrultusunda rücuen tahsilini talep ettiği bu davada, mahkeme 4857 sayılı İş Kanunu gereği işçiye karşı dış ilişkideki müteselsil sorumluluğa karşın, asıl ve alt işverenler arasındaki iç uyuşmazlığın Borçlar Kanunu ve kendi aralarındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/687 Esas - 2023/464

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/687 Esas
KARAR NO : 2023/464
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI : 1- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : 2- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/09/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 28/01/2020 tarihinde 33.258,36 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 12.214,31 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 12.214,31 TL' tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddini, müvekkil şirket yönünden davanın reddini, yargılama giderleri, ücreti vekaletin haksız davayı açan tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun müvekkil şirkete karşı dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağından kaynaklanan rücu davası açmış ise de, davalı kurumun müvekkil şirkete karşı dava açma hakkı bulunmadığını, huzurdaki davanın hukuka aykırı olduğunu ve dava şartı eksikliği bulunduğunu, davanın reddini, her türlü masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili hususunda karar ittihazını arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'in davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 12.214,31 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 25/12/2022 tarihli raporunda; 28/01/2020 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... Ltd. Şti. için 10..474,48 TL, ... Ltd. Şti. için ise 1.739,83 TL olarak, bulunduğu davanın 12.214,31 TL si üzerinden açıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır; zira dosya kapsamı incelendiğinde davalılar ile arasında imzalanan sözleşmede işçi alacaklarının muhatabına yönelik hüküm bulunmadığı görülmekle, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 28/01/2020 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... Ltd. Şti. için 10..474,48 TL, ... Ltd. Şti. için ise 1.739,83 TL olmak üzere toplamda 12.214,31 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, buna göre açılan davanın kabulü ile, 10.474,48 TL'nin 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 1.739,83 TL'nin 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... ...Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
a) 10.474,48 TL'nin 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
b) 1.739,83 TL'nin 28/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... ...Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 834,35 TL karar harcından, peşin alınan 208,59 TL harcın mahsubu ile, bakiye 625,76 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalılardan .... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 536,58 ile sınırlı, ... ...Ltd Şti'nin sorumluluğunun 89,18 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,(davalılardan .... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 1.131,90 ile sınırlı, ... ...Ltd Şti'nin sorumluluğunun 188,10 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 7.884,40 ile sınırlı, ... ...Ltd Şti'nin sorumluluğunun 1.315,60 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
5-Davacı tarafından yapılan 208,59 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 289,29 TL harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 248,00 ile sınırlı, ... ...Ltd Şti'nin sorumluluğunun 41,29 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
6-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti, 377 TL davetiye gideri ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.177,00 TL yargılama giderini davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan .... Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 1.009 ile sınırlı, ... ...Ltd Şti'nin sorumluluğunun 168,00 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla)
7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 26/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı Yasa hükümleri gereğince e-imza ile imzalanmıştır.