10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ürün tedariki kaynaklı fatura alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ve yargılama sürecindeki kısmi ödemeyi değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı vekili, ürün tedariki sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise borcu olmadığını, teslimatların yapılmadığını ve ürünlerin ayıplı olduğunu savunmuş, mahkemece yapılan yargılama, bilirkişi incelemesi ve tarafların defter kayıtları ile sonradan yapılan ödemeler değerlendirilerek, davacının döviz cinsinden belirli bir alacağı bulunduğu ve bu alacağın tahsili için itirazın iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/678 Esas - 2025/205
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/678 KARAR NO : 2025/205 BAŞKAN : ...ÜYE :...ÜYE :.....KATİP :....DAVACI : ...VEKİLİ : Av....DAVALI :....VEKİLİ : Av......DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/10/2024KARAR TARİHİ : 09/04/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında ürün tedariki yönünde sözleşme olduğunu, müvekkilinin 20/08/2024 tarihinde 10 adet faturadan kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, anılan takibin davalının haksız itirazıyla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının bir alacağının olmadığını, mevcut fatura bedeli kadar teslimatın yapılmadığını, vinç kullanımının bulunmadığını, kaldı ki kamyonetin ayıpsız ve sözleşmeye uygun teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. KANITLAR : ... 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/53959 Takip sayılı dosyasının ilamsız icra takibi niteliğinde olduğu, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı bulunduğu, fatura alacağına dayalı olduğu, takibin yabancı para üzerinden yapıldığı, itirazla durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Arabuluculuk anlaşamama tutanağı ibraz edilmiştir. Fatura örnekleri sunulmuştur. Taraflar arasındaki Ba-Bs formları celbedilmiştir. Davacı vekili, davalının takip ve davadan sonra 17/01/2025 tarihinde 3.821.469,72 TL ödeme yaptığına dair dekont örneği sunmuştur.Mahkememizce resen belirlenen muhasebe ve finans uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda; dava konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde de görüldüğü, her ne kadar işlemler TL üzerinden yürütülse de her iki şirket tarafından yabancı para üzerinden de yardımcı defterlerde takip yapıldığı, kayıt yöntemi konusunda uzlaşmış olmaları nedeniyle 2023 yılı sonu itibariyle borç/alacak tutarları konusunda mutabakat sağlandığı, dava konusu alacağın borçlu defter kayıtlarındaki 553.405,05 USD tutar kadar kısmının kesin olduğu, ödemelerin vadeli çeklerle yapılması ve tahsilat sırasındaki kullanılan kur farkı yorumları nedeniyle alacaklı taraf kayıtlarındaki alacağın 604.496,81 USD olduğu, aradaki farkın ise 51.091,76 USD bulunduğu, davacı taraf; 728.689,18 USD alacağı bulunduğunu iddia etmiş ve bunu faturalar, irsaliyeler, sipariş formları, 2023 sonu mutabakat tutanağı ve 2025 yılında borçlunun yaptığı ödeme makbuzu ile ispat etmeye çalıştığı, yapılan incelemede; iddiaların ve belgelerin doğruluğu görülmüş ancak, alacak tutarın faturaların toplam tutarının dava tarihi itibariyle 712.098,68 USD olduğu tespit edildiği, davalı taraf ise; borcun bulunmadığı, olayın vinç kiralaması olduğu, teslimlerin ayıplı olduğu savunmalarında bulunduğu, yapılan incelemede ürün teslimlerinin vinç kiralaması ile alakasız olduğu, 2017 den beri davacı ile ticari ilişkide bulunulduğu, kendi defterlerinde dava tarihi itibariyle 3.821.469,72 TL ve 553.405,05 USD borç olduğu, tarafların ticari ilişkisinin 25/12/2017 tarih ve 204.144,72 TL'lık ürün teslimi ile başladığı, alışverişin 23/02/2024 tarihli 41.372,59 TL fatura ile son bulduğu, vadeli çekler nedeniyle cari hesaplardaki hareketler 01/08/2024 tarihine kadar devam ettiği, dava tarihi itibariyle davalının defterlerindeki kayıtlarda 3.821.469,72 TL ile 553.405,05 USD borç bulunduğu, davacının defterindeki kayıtlarda 712.098,68 USD alacak olduğu tespit edilmiş olup yukarıdaki açıklamalarda yer alan gerekçelerle dikkate alınması gereken alacak tutarının, davacının defterindeki tutar olan 712.098,68 USD olduğu kanaatine varıldığı, 2025 yılında dava süreci devam ederken yapılan 3.821.469,72 TL ödemeye karşılık gelen dolar tutarı düşüldükten sonra, kalan alacak tutarının 604.496,81 USD olduğu yönünde görüş bildirmiştir. GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalı ile ticari satım ilişkisi olduğunu, emtia teslim ettiğini, faturalar düzenlediğini, takibe konu faturaların ödenmediğini, fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürdüğü, davalının ise, borcunun olmadığını, vinç kiralama ve kamyon teslimi nedeniyle davacının alacağının bulunmadığını savunduğu, işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davacının, davalıya emtia satıp satmadığı, satmış ise takip ve dava tarihi itibariyle bakiye satım bedeli alacağının olup olmadığı, davalının savunmasına göre aradaki ilişkinin kira sözleşmesi niteliği taşıyıp taşımadığı, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği yönlerinde toplanmaktadır.Davalı taraf, her ne kadar savunmasında taraflar arasında vinç kiralaması ve kamyon teslimine ilişkin ticari ilişki olduğunu savunmuş ise de, davacının dayandığı faturalar, ticari defter ve kayıtlar ile Ba-Bs formları kapsamından, taraflar arasında ticari satım ilişkisi olduğu anlaşılmış ve uyuşmazlık buna göre değerlendirilmiştir. Satım sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devir etme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Tarafların icap ve kabul iradelerinin birleşmesiyle tesis olur. Geçerliliği için kural olarak bir şekil şartı düzenlenmemiştir. Sözlü yapılması halinde, genel ispat kuralları çerçevesinde varlığını ileri süren bunu kanıtlamalıdır. Öte yandan, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Satıcı öncelikle teslimi, teslim sabitse alıcı da bedeli ödediğini ispat etmelidir.İddia, savunma, faturalar, taraflar arasındaki yazışmalar, ödeme belgesi, icra takibi, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, BA-BS formları ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında ticari satıma ilişkin sözlü sözleşme olduğu, davacının, davalıya mal satıp teslim ettiği anlaşılmaktadır. Faturaların yabancı para üzerinden düzenlendiği, takibin İİK'nın 58/3. maddesine uygun yapıldığı tespit edilmiştir. Öte yandan, davalının borcuna mahsuben davadan sonra kısmi ödeme yaptığı, kendi ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturaların yer aldığı, yine defter ve kayıtlarına göre 712.098,68 USD borcunun bulunduğu ortaya çıkmıştır. Davalı, satım bedelini ödediğini kanıtlayamamıştır. O halde, davacının bu tutarda alacağının olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf işlemiş faiz talebinde de bulunmuş ise de, takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir kanıt sunanamış, asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının alacağı yabancı para üzerinden belirlenmiş olup, bu para üzerinden talepte bulunmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi talebi de yerinde görülmüştür. Davacının, alacağı belli ve bilinebilir niteliktedir. Başka bir anlatımla, takibe konulan alacak likittir. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının da gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Alacak, yabancı para üzerinden talep edildiğinden, icra inkar tazminatına takip tarihindeki alacağın TL karşılığı dikkate alınarak karar verilmiştir. Bu durum karşısında davacının davasına kısmen kabul kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 8. Genel İcra Dairesi’nin 2024/53956 takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 712.098,68 USD asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar üzerinden devamına, davalı tarafından davadan sonra 17/01/2025 tarihinde ödenen 3.821.469,72 TL’nin infazda dikkate alınmasına,2-Hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20’sine isabet eden 4.810.554,14 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.643.044,77 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 297.315,28 TL'nin mahsubu ile arta kalan 1.345.729,49 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 297.315,28 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.600,00 TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.518,04 TL'nin davalıdan, 81,96 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, karar kesinleştiğinde bu yönde vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 848.527,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 88.057,34 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,8-Davacılarca yapılan 427,60 TL başvuru harcı ile 5.595,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 6.022,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 5.885,48 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip .... e-imzalıdır