Kredi kartı borcu tahsili ve siber saldırı sonucu yetkisiz işlemler ile kişisel veri ihlali iddialarını içeren uyuşmazlıkta, bankanın güvenlik sorumluluğunu ve kusurunu inceleyen yetersiz bilirkişi raporu.
Özet: Bir bankanın kredi kartı alacağını tahsil etme talebine karşılık, müşterinin bankanın siber güvenlik zafiyetlerinden kaynaklanan dolandırıcılık mağduriyeti iddialarıyla sözleşmeden dönme ve tazminat istediği bu uyuşmazlıkta, Yüksek Mahkeme, alt mahkemelerin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunun bankanın güvenlik önlemleri ve şüpheli işlemlerin müşteri onayıyla gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda teknik inceleme eksikliği içerdiğini tespit ederek, davanın çözümü için kapsamlı bir araştırma ve kusur tespiti gerektiğini belirtmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/5363 E.  ,  2026/2410 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1142 E., 2025/841 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/297 E., 2024/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkili Banka ile davalı arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi kapsamında kendisine kredi kartı tahsis edildiğini, ancak borcun ödenmemesi üzerine sözleşme hükümleri uyarınca alacağın muaccel hâle getirildiğini ve ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı borçlu aleyhine yapılan takibin 23.691,93 TL'lik kısmının, ana para borcuna, bu borca isabet eden faiz, masraf, vekalet ücreti dahil tüm ferilerine ilişkin itirazlarının iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP ve KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı vekili; davacı bankanın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 12 uyarınca "veri sorumlusu" sıfatıyla yükümlülüklerine aykırı davrandığını, bankacılık mevzuatının ihlali niteliğindeki kusurlu bankacılık hizmeti verilmesi neticesinde, bu ayıplı hizmetten dolayı "sözleşmeden dönme ve menfi zararın tazmini" ile kişilik haklarına yapılan saldırı neticesinde duyulan manevi zararın karşılığı olarak manevi tazminatın tahsilini ve asıl davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2022/5031 takip sayılı dosyası yönünden takibin toplam 24.602,84 TL üzerinden devamına, davalı borçlunun takibe haksız yere itiraz etmiş olması nedeniyle asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili; yerel mahkemenin ve bilirkişilerin olayın özünü yanlış anlayarak basit bir "internet alışverişi" ve "SMS şifre paylaşımı" olarak değerlendirdiğini, oysa vakıanın öncelikle davacı-karşı davalı Bankanın bilişim sistemine yapılan bir siber saldırı ile başladığını, saldırganın müvekkillerine ait tüm kişisel ve mali bilgilere banka sistemi içinden ulaştıktan sonra müvekkili arayarak güvenini kazandığını, ardından bankanın mobil uygulaması üzerinden sahte bir e-imza onay formu gönderdiğini ve müvekkilin bu onayı vermesiyle hesabından haksız işlemler yapıldığını, bankanın güvenlik açığı bulunduğunu, müşterisini koruma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 5464 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince ispat yükünün bankada olduğunu, bankanın kendi iç soruşturma dosyasını ve detaylı hesap hareketlerini delil olarak sunmaktan kaçındığını, bilirkişi raporlarının bu yasal ilkeleri ve somut delilleri göz ardı ederek hatalı bir şekilde müvekkile kusur atfettiğini, yargılama sırasında ortaya çıkan yeni mağduriyetlerin (yurtdışında hesap açılması gibi) ve arttırılan manevi tazminat taleplerinin de dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali, karşı davada ise sözleşmeden dönme ile menfi zararın tazmini ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olup, teknik inceleme içermediği, raporda bankanın internet dolandırıcılığına karşılık olarak ne tür güvenlik önlemleri aldığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacının itirazları üzerine alınan ek rapor ile davacının itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmakla; dava konusu uyuşmazlığın çözümü hususunda öncelikle, davalının hamili olduğu kredi kartından/ek hesaptan internet/mobil bankacılığı aracılığıyla davalının bilgileri/şifreleri kullanımı suretiyle gerçekleştirildiği iddia edilen harcama işleminin/işlemlerinin davalının bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin, işlemlerin gerçekleşmesinde davacı bankanın bilgisayar/internet bankacılığı sisteminin bir güvenlik açığının bulunup bulunmadığının, söz konusu işlemlerin gerçekleşmesinde davacının ve/veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığının incelenmesinin ve tespitinin gerektiği, Mahkemece aralarında bilgisayar mühendisi, bankacı ve bankacılık mevzuatı uzmanı bilirkişinin de bulunduğu 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından banka kayıt ve belgeleri, bankanın internet üzerinde yapılan işlemlerle ilgili almış olduğu güvenlik önlemleri incelenerek, yapılan işlemlerde bankanın teknik ve hukuki yönden herhangi bir kusuru olup olmadığı tespit edilip, şayet bankanın kusuru yok ise bankanın sorumlu tutulamayacağı, hafif bir kusuru var ise bankanın sorumlu tutulacağı hususu dikkate alınarak ve ceza soruşturması dosyası temin edilerek, toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.