İcra ihale bedelinin nemalandırılmasında merkez bankası mevduat ağırlıklı ortalama faizi yerine tabela faizi uygulanmasından doğan zararın tazmini isteminde, icra memurunun kanuni görevini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddinin gerektiği.
Özet: Bu hukuki evrak, icra yoluyla satılan hisselerin bedelinin ihale feshi davası sürecinde bankada nemalandırılmasına ilişkin bir tazminat davasını ele almaktadır. Davacı alacaklı, icra müdürlüğünün mevzuatta belirtilen Merkez Bankası mevduat ağırlıklı ortalama faiz yerine daha düşük tabela faizi uygulayarak kendisini zarara uğrattığını iddia etmiş ve tazminat talep etmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemeleri davacıyı haklı bulmuşken, Yargıtay, İcra ve İflas Kanununun 134/8 maddesi uyarınca icra memurunun ihale bedelini bankada nemalandırma talimatı vermekle görevini yerine getirdiğini, mevzuatın sadece nemalandırmayı öngördüğünü ve hangi faiz oranının uygulanacağına dair özel bir hüküm bulunmadığını belirterek, icra memurunun kusurlu olmadığını ve davacının zararının tazmin edilemeyeceğini kabul ederek alt mahkeme kararlarını bozmuştur.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1161 E., 2025/676 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/103 E., 2022/29 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasında borçlu şirket hisselerine haciz konulduğunu, icra yoluyla hisse satışının yapıldığını, dava dışı şirket tarafından satış bedelinin 16.11.2017 tarihinde icra dairesine ödendiğini, aynı tarihte borçlu ve hisseleri devir alan ... tarafından ihalenin feshi davası açıldığını, ihalenin feshi davası süresince ihale bedelinin bankada nemalandırıldığını, yapılan yargılama sonucunda ihalenin feshi davasının reddine karar verildiğini, 18.04.2019 tarihinde kararın kesinleşmesi ile birlikte sıra cetveline göre alacaklıya ödemenin 12.07.2019 tarihinde yapıldığını, icra müdürlüğünce ihale bedelinin Merkez Bankası Mevduat ağırlıklı ortalama faiz oranında nemalandırılması gerekirken davalı Bakanlığın genelgeleri gerekçe göstererek bankaların TCMB'nin bildirdiği tabela faizlerini referans olarak belirlediği faiz oranında nemalandırıldığı, bu nedenle müvekkilinin zarar ettiğini, davalı Bakanlığa başvuruda bulunulmasına rağmen reddedildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL'nin 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 537.296,00 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; ihale bedellerinin Adalet Bakanlığının genelgeleri doğrultusunda vadeli hesaplarda değerlendirilip faiz uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, 537.296,00 TL tazminatın 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra dosyasında yatırılan ihale bedelinin icra memuru tarafından T.C. Merkez Bankası mevduat ağırlıklı ortalama faiz ile nemalandırılması gerekirken tabela faizi (cari faiz) ile nemalandırıldığı, bilirkişi raporu ile mevduat ağırlıklı ortalama faiz uygulanması halinde 928.518,40 TL olacak iken, uygulanan cari faiz sebebiyle 391.222,40 TL olduğu ve davacının 537.296,00 TL maddi zarara uğradığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; satış bedelinin nemalandırılmasının azami faiz oranının üzerinden yapılmasının mevzuata aykırı olduğunu, bu nedenle kabul kararında isabet bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 5. maddesinde; İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak İdare aleyhine açılabilir. Aynı Kanunun 134/8 maddesinde; "Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir." hükmü yer almaktadır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; ihale bedelinin bankada nemalandırılmasını öngören belirtilen kanun hükmüyle ihale alacaklısının zarara uğramamasının amaçlanmasına icra müdürünün anılan kanun hükmü uyarınca ihale bedelinin nemaralandırılması için bankaya talimat vermekle görevini yerine getirmiş bulunmasına göre icra memuru tarafından mevzuata uygun olarak işlem yapıldığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.