Minibüs ve hat hissesi devrinde vekaletin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan mülkiyet ve alacak davasının, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ardından Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde temyiz incelemesi.
Özet: Uyuşmazlık, davacının Almanyada olması nedeniyle kardeşine verdiği vekaletname ile kendi adına kayıtlı minibüs ve hattının 1/2 hissesinin, davalının kendi hissesini düşük bedelle oğluna devrederek vekaleti kötüye kullandığı iddiasıyla, işlemin iptali ve tescil veya rayiç bedelin tahsili talebine dayanmakta olup, ilk derece mahkemesinin alacak yönünde verdiği kararın, istinaf incelemesinde satış tarihinden sonraki hat değişikliğinin hesaplamaya dahil edilmesi ve davacının 1/2 hissesi olmasına rağmen tüm hisse üzerinden hüküm kurulması gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/184 E., 2025/877 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/91 E., 2021/466 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle ve asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından incelemenin duruşmalı yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı muris ... vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 21.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin 06... plakalı aracın ve hattının 1/2 hissesine sahip olduğunu, diğer 1/2 sinin de davalı abisi ...'a ait olduğunu, müvekkilinin Almanya'da olması ve araç ve hatla ilgili işlemlerle ilgilenememesi nedeniyle abisine 15.08.2007 tarihinde satış yetkisini de içerir vekaletname verdiğini, abisinin 13.12.2010 tarihinde kendisine ait hisseyi oğlu davalı ...'e sattığını müvekkilinin yeni öğrendiğini, işlemin satış gibi görünmesine rağmen aslında bağış olduğunu, satışta bedelin 2.000,00 TL gösterildiğini, gerçek değerin bu bedelin çok üstünde olduğunu, vekaletin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, öncelikle yapılan devir işleminin iptaline ve hissenin yeniden müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde hattın belirlenecek rayiç değerinin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, birleşen davada da; asıl dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle, aracın ve hattın 1/2 hissesinin rayiç değerinin tespiti ile davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davaya konu 06... plakalı aracın ve minibüs hattının 13.12.2010 tarihli satış işlemi ile davalılardan ... adına devir işleminin iptali ile araç ve hattın müvekkil adına tesciline, bu talebin uygun bulunmaması halinde ise bilirkişi heyetince müvekkiline ödenmesi gerektiği belirtilen tutar olan 1.800.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte birleşen davanın davalısı (2015/423 E.) ...'ten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalılar vekili; dava konusu minibüsün 1/2 hisse bedelini davacının sonradan ödemesi karşılığında anlaşarak devrettiğini, 1984'te alınan araç çok eski olduğu için yeni araç almak gerektiğini, davacıya hem alınacak yeni araç hem de hat için minibüsçüler odasına ödenecek 100.000,00 TL için bilgi verdiğini, 15.08.2007 tarihinde davacının hisse bedelini ödeyememesi nedeniyle satış için vekalet verdiğini, parasıyla aracın diğer davalı ...'e satıldığını davalı ...'ın davacıya hissesine karşılık bir de kooperatiften ev aldığını, davacının kendilerinde hiç bir alacağı bulunmadığını, davacının bilgi alamadığı yönündeki iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiş, davalı ... bozma sonrası dosya İstinaf aşamasındayken 04.05.2025 tarihinde vefat etmiş olup mirasçıları ..., ... ve ... adına vekil vekaletname sunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararıyla; vekilin, asıl davadaki 06... plaka sayılı aracın ve minibüs hattının davalı ...'e devir işleminin iptali talebinin reddine, asıl davadaki alacak talebinin kısmen kabulü ile, 1.401.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya (birleşen dosyada tekerrürlük oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 701.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı ...'den alınarak davacıya (asıl dosyada tekerrürlük oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararıyla; davacının, dava konusu minibüs ve hattının satış tarihi itibariyle rayiç değerini isteyebileceği, Mahkemece, satış tarihinden sonraki hat değişikliği dikkate alınarak hesaplama yapılan ek rapor üzerinden karar verilmesinin isabetli bulunmadığı, ayrıca, davacının talebinin hat ve minibüsün 1/2 hissesine ilişkin olmasına rağmen tüm hisse üzerinden hüküm kurulmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle; davalıların istinaf talebinin kısmen kabulüne, sair istinaf taleplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kaldırılmak ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davada, 06... plaka sayılı aracın ve minibüs hattının davalı ...'e devir işleminin iptali talebinin reddine, asıl davadaki alacak talebinin kısmen kabulü ile, 188.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya (birleşen dosyada tekerrür oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 188.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı ...'den alınarak davacıya (asıl dosyada tekerrür oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 15.10.2024 tarihli ilamla; asıl ve birleşen dava dilekçeleri ile ıslah dilekçesindeki davacı vekilinin talepleri incelendiğinde; ıslah dilekçesinde açıkça 1.800.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte birleşen davanın davalısı (2015/423 E.) ...'ten tahsili için talepte bulunduğu, asıl davada davalı ...'ten talep edilen rayiç değer yönünden davasını ıslah etmediği, ... aleyhine açılan davada harca esas değerin 20.000,00 TL olarak belirtildiği, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince emredici nitelikteki anılan yasa hükmüne aykırı ve talep edilenden fazla şekilde, ıslah olmadığı halde, yeniden esas hakkında kurulan hükümde 188.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya (birleşen dosyada tekerrür oluşturmamak kaydıyla) verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uygun olarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu belirtilerek; asıl davada, 06... plaka sayılı aracın ve minibüs hattının davalı ...'e devir işleminin iptali talebinin reddine, asıl davadaki alacak talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından alınarak davacıya (birleşen dosyada tekerrür oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 188.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı ...'den alınarak davacıya (asıl dosyada tekerrür oluşturmamak kaydıyla) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; davalıların Noter huzurundaki kura tespitinden hemen 11 gün sonra, dolmuş plakasına daha iyi bir hat çıkınca, dava konusu hukuka aykırı satış işlemini gerçekleştirdiklerini, satış tarihinde, müvekkiline ait dolmuş hattının ...- ... dolmuş hattı olduğunu, davalıların dahi cevap dilekçesinde ve ikinci cevap dilekçesinde hattın ...- ... hattı olduğunu açıkça ikrar ettiklerini, davalıların İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı yaptıkları istinaf başvurularında hattın ... - ... hattı olmadığına dair bir iddiada bulunmadıklarını, bu nedenle dava konusu hattın ... - ... hattı olduğu hususunun kaldırma kararı ile de kesin hale geldiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili; davanın eski ... - ... minibüs hattında çalışan bir minibüsün devrine ilişkin olduğunu ve bu dolmuş hattının UKOME tarafından kapatıldığını, karar mercii tarafından kapatılmasına karar verilmiş bir hattın ekonomik değeri olmayacağını, davacı tarafından sadece bu hatta çalışan minibüsün kasko değeri üzerinden yapılan devir bedelinin talep edilebileceğini, bilirkişilik yapabilecek kişilerin ... Odası olduğununu, müvekkili ...'in, minibüs hattını satın alan kişi olup, davanın dayanağı da davacı ile diğer davalı ... arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklandığından müvekkili ... aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve birleşen davada vekalet yetkisinin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan satışın iptali, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 1. Davalı ...'ın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 vd.maddeleri gereği vekalet yetkisinin kötüye kullanılmasından sorumlu olduğu, diğer davalı ...'in ise ...'ın oğlu ve davacının amcası olup vekaletin kötüye kullanılmasında ... ile el ve işbirliği içerisinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dosya içerisinde bulunan .... Noterliğinin 02.12.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı ''Düzenleme Şeklinde Kur'a Tespit Tutanağı''nda; çekiliş neticesinde davaya konu 06... plakalı araca ... - ... hattının çıktığı anlaşılmıştır.Ayrıca ... Belediye Encümeninin 02.12.2010 tarihli kararıyla; çekiliş sonucu 06... plakalı minibüsün ... - ... hattında çalıştırılmasına, gereği için evrakın Zabıta Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. ... Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünden alınan ve hatta çıkmadan minibüsçülere verilen "... Defteri ve Minibüs Oto İşletme Vize Belgesi''ne göre ...'in 06... plakalı minibüsü ile ...- ... hattına 23.12.2010 tarihinde başladığı ancak bu işlemin tamamlayıcı nitelikte bir işlem olduğu, dava konusu hattın ... - ... hattında çalıştırılmasına karar verildikten sonra .... Noterliğinin 13.12.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesiyle 06... plaka sayılı 1982 Model ... marka minibüsün; satıcı davacı ...'e vekaleten ... tarafından alıcı ...'e satılıp devredildiği, bu durumda ...- ... hattının satış tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ve taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken hattın satış tarihinde ... - ... - ... hattı olduğunun kabulüyle ve yanılgılı gerekçeyle karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden davacıya istek halinde iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.