Kira ilişkisi kapsamında teminat olarak verildiği iddia edilen bonoya dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasının ispat edilememesi nedeniyle reddedilerek onanması.
Özet: Davacıların kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğini iddia ettikleri 420.000 TLlik senedin, asıl bir borç ilişkisine dayanmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali talebiyle açtığı menfi tespit davasında; ispat yükünün davacılarda olduğu, davacının yemin teklifi üzerine davalının senedin kira alacağına veya teminatına ilişkin olmadığı yönünde yemin etmesiyle davacıların iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, temyiz incelemesinde de hukuka uygun bulunan bu kararlar Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1072 E., 2025/1899 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 12. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/397 E., 2021/1064 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında kira sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında 420.000,00 TL güvence bedeli olarak verilen teminat bonosunun müvekkili şirket tarafından imzalandığını, diğer davacının da bonoyu kefil olarak imzaladığını, müvekkilleri ile davalı arasında kira kira ilişkisi dışında ticari veya hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, bononun teminat amaçlı verildiğini, davalı tarafından icra takibine konu edilen, söz konusu bono nedeniyle müvekkillerinin davalıya borcu olmadığını ileri sürerek; bono nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin müvekkili davacılar yönünden iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; takibe dayanak bononun tüm şekil şartlarına haiz ve geçerli nitelikte olduğunu, teminat senedi niteliğinde olmadığını, davacı tarafın iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini ve davacılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece maddi hakikatin tahakkuku için davalının isticvap edildiği, davalının bononun teminat senedi olmadığını beyan ettiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın başkaca türlü ispat vasıtası bulunmadığından yemin teklifini hatırlatılmasıyla davalıya yemin teklif ettiği ve davalının da söz konusu bononun kira alacağına veya kira alacağına teminat olarak alınmadığına dair yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; takibe konu bononun kira sözleşmesiyle aynı gün düzenlendiğini, bononun kiraya ilişki nedeniyle verildiğini, söz konusu bonodan dolayı kira borcunun olup olmadığı veya var ise miktarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, icra takibine konu bononun teminat senedi olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece hukuki ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davacıların iddiasını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.