Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat eden sanığın, Bölge Adliye Mahkemesince yasal bozma yetkisi aşılarak mahkumiyetine karar verilmesi üzerine Yargıtayca hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararını kaldırıp sanığı mahkum eden bölge adliye mahkemesi hükmünü, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kanunda sınırlı olarak düzenlendiğini, bu sınırın dışına çıkılarak, özellikle duruşma açılıp taraflar çağrılmadan ve deliller yeniden değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/11264 E.  ,  2025/29832 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraatine ilişkin hükmün kaldırılarak, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63/1.maddeleri gereğince mahkumiyet
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre
yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek;
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/191 esas, 2019/8 sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/277 esas, 2020/347 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 14.01.2021 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde beraatine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/210 esas, 2022/4 sayılı kararı ile kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.