Silahlı terör örgütü üyeliği davasında Yargıtay, sanığın tanık sorgulama hakkı ihlali, yeni delil değerlendirme eksikliği ve yetersiz araştırma gerekçeleriyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel delil niteliğindeki tanık beyanlarının sanığın huzurunda veya usulüne uygun şekilde dinlenmeden sadece okunmasıyla yetinilmesi, hüküm sonrası ortaya çıkan yeni delillerin sanık ve müdafiine tebliğ edilip savunma hakkı tanınmaması ve maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla daha kapsamlı delil araştırması yapılmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozdu.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/543 E., 2021/1094 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/130 E., 2020/147 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ..... soruşturma beyanları bulunan .....'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi, 2.Hükümden sonra 03.03.2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/3737 CBS ihbar dosyası sayısı yazısı ve eklerinin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması lüzumu, 3.Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, lüzumu halinde var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.