Sigortalı işçinin gerçek çalışma süresi ve eksik bildirilen primlerinin tespiti davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması ile süresiz temyiz taleplerinin reddi.
Özet: Davacı, muvazaalı devredilen bir şirkette 2005-2014 yılları arasında çalıştığı ve primlerinin eksik ödendiği iddiasıyla işe giriş-çıkış tarihlerinin tespiti ve SGK kayıtlarının düzeltilmesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davacının bir davalı nezdinde 2010-2013 yılları arasında çalıştığını kısmen tespit etmiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmıştır. Davalı kurumun yetki, hak düşürücü süre ve eksik araştırmaya dayalı temyiz başvurusu Yargıtay tarafından reddedilmiş, diğer davalıların süresinden sonra yapılan temyiz başvuruları da süre yönünden reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmış, böylece davacının kısmi çalışma tespiti ve buna bağlı prim düzeltme talepleri kesinleşmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16306 E.  ,  2026/4158 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2823 E., 2025/1406 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/143 E., 2022/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davacının, müvekkilinin davalılar tarafından aralarında muvazaalı olarak devrettikleri şirket bünyesinde 25.11.2005 tarihinden iş akdinin sona erdiği 07.04.2014 tarihine kadar fiilen makineci olarak çalıştığını, ...'ya bildirimin 29.03.2013 tarihinde yapıldığını, bildirim yapıldıktan sonra ise müvekkilinin sigorta primleri gerçek maaş üzerinden değil daha düşük meblağ (asgari ücret) üzerinden ...’ya beyan edildiğini, düşük meblağ üzerinden yatırıldığını, araştırma neticesinde öğrenildiğini, tüm konuları her türlü delillerle ispat etmeye hazır olduklarını, gerçek işe başlama tarihi 25.11.2005 tarihi ile işten ayrıldığı tarih 07.04.2014 tarihi olarak tespiti ile ... kayıtlarının gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesini, eksik ödenen primlerin tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Ankara İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki yönünden itiraz ettiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin işe giriş bildirgesi ile birlikte 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen ve sigortalının çalışma gün sayısını kazanç durumunu çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan sigorta gün bildirgelerinin SSİY 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu kanıtlar olduğunu, çalışma olgusunun ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmasını, hizmet tespit davalarına ait tüm delillerin araştırılıp toplanılarak davacının fiilen çalışmasının somut delillerle ispat edilmesini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın; davalılardan ...'ya ait iş yeri bünyesinde; 03.03.2010- 28.03.2013 tarihleri arasında çalıştığına, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunuş olup başvurunun HMK m. 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2. Davalılar ... ve ... temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 25.11.2005-07.04.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalılar ... ve ...'nın süresinden sonra temyiz talebinde bulunduğu görülmekle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ...'nın süresinden sonra temyiz talebinde bulunduğu görülmekle temyiz talebinin REDDİNE,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalılar Halil Baykara ve ...'ya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.