Bilirkişinin raporları süresinde sunmaması nedeniyle sicilinden çıkarılmasına karşı açılan davada Danıştay temyiz incelemesi sonucu.
Özet: İlgili hukuki evrak, bir bilirkişinin, iki asliye hukuk mahkemesi dosyasına ait ek raporları iki yıldan uzun süre teslim etmeyerek yargılamayı uzatması sebebiyle bilirkişilik sicilinden çıkarılmasına dair işlemin iptali talebini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi söz konusu çıkarma işlemini yasalara uygun bularak davanın reddine karar vermişken, bilirkişi dosyaların kendisine resmi olarak teslim edildiğine dair bir kayıt olmadığını savunarak kararların bozulmasını istemekte, Danıştay tetkik hakimi de bölge idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş bildirmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4079 E.  ,  2025/6165 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4079
Karar No : 2025/6165
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkartılmasına ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının bilirkişi heyetinde yer aldığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ve ... esas sayılı dava dosyalarının, mahkemenin aldığı karar neticesinde ek rapor hazırlanmak üzere kendisine teslim edildiği, her ne kadar bu teslimin davacıya yapıldığına dair zimmet kaydı oluşturulup tutanak tutulmadığı anlaşılmakta ise de teslimin davacıya yapıldığı hususunda bir tartışma bulunmadığı, ayrıca bu durumun davacının oldukça uzun bir süre ek raporları hazırlamayarak dava dosyalarını teslim etmemesine mazeret oluşturmayacağı, zira dava dosyalarının mahkemece fark edilmesi üzerine iki yıllık süreden daha fazla bir zaman diliminde 01/03/2021 tarihinde mahkemenin talebi üzerine teslim edilerek yargılamanın sürüncemede bırakılmasına sebep olunduğu, bununla birlikte davacı tarafından anılan mahkemeye raporların hazırlanmasına yönelik olarak herhangi bir mazeretin de bildirilmediği dikkate alındığında, davacının 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi" hükmüne açıkça aykırı hareket ettiği anlaşıldığından bu gerekçeyle bilirkişilik listesinden çıkarılmasına ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyaların yasal olarak kendisine tevdi edildiğine dair tutanak bulunmadığı, hangi tarihte teslim edildiklerinin bile belli olmadığı, İdare Mahkemesi gerekçesinde yer alan yasal düzenlemenin uygulanmasına imkan bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... Asliye Hukuk Mahkemesinin davacı hakkındaki ihbarları üzerine 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 14. maddesi gereğince denetim ve inceleme başlatılmış, inceleme ve araştırma aşamasında elde edilen bulgular ve savunma kapsamı Kurul başkanı hâkim ... tarafından inceleme raporu olarak Kurula aktarılmış, ardından Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 6754 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası ve aynı fıkranın (b) bendi uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun;
"Bilirkişilik bölge kurulları" başlıklı 7. maddesinde,
"(1) Her bölge adliye mahkemesinin kurulu bulunduğu yerde bir bilirkişilik bölge kurulu kurulur.
(2) Bölge kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur:
a) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından istekleri bulunan ve bölge kurulunun bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından seçilen bir kişi
b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından bölge kurulunun bulunduğu il merkezi adli yargı ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerinde görev yapan birer hâkim ve bir Cumhuriyet savcısı ile idari yargı ilk derece idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan birer hâkim olmak üzere seçilen toplam beş kişi
(3) Bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen üye, bölge kurulunun başkanıdır. Başkanın yokluğunda en kıdemli üye başkana vekalet eder.
(4) Bölge kurulunun sekretarya hizmetlerini yerine getirmek üzere bölge adliye mahkemesinde bir yazı işleri müdürlüğü kurulur. Bu müdürlükte Bakanlık tarafından görevlendirilen bir müdür ile yeteri kadar memur bulunur.
(5) Bölge kurulu, ayda bir toplanır. Bölge kurulunun başkanı, bölge kurulunu her zaman toplantıya çağırabilir. Bölge kurulu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile karar alır.
(6) Bölge kurullarının denetimi, adalet müfettişlerince yapılır." hükmüne;
"Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri" başlıklı 8. maddesinde,
"(1) Bölge kurullarının görevleri şunlardır:
...
ç) Bilirkişilerin sicil ve listeden çıkarılmasına karar vermek.
..." hükmüne;
"Bilirkişilik bölge kurulu başkanının görevleri" başlıklı 9. maddesinde,
"(1) Bölge kurulu başkanının görevleri şunlardır:
...
d) Sicil ve listeden çıkarılmasına karar verilen bilirkişilerle ilgili işlemleri yürütmek.
e) Bilirkişilik temel ilkeleri ile etik ilkeleri ihlal ettiği iddia edilen bilirkişiler hakkında başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak veya yaptırmak.
...
(2) Bölge kurulu başkanı münhasıran bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirir; bölge kurulu başkanına başka bir görev verilemez." hükmüne;
"Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde,
"(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:
a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi.
c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması.
d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.
e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması.
f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi.
(2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne;
"İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde,
"(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup kişilerin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir.
Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Bu nedenle, adli, idari ve disiplin hukuku anlamında suç teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usûller çerçevesinde yapılması da söz konusu isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibarıyla sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek fiilin sübut bulup bulmadığının her türlü şüpheden uzak olacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması ve raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması üzerine yetkili amir ve kurullarca yukarıda sıralanan bilgi ve belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir.
Öte yandan, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerden olmaları, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan kişilerden olmamaları, ayrıca soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olmaları, kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir.
Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin kararın Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu başkanı olan hâkim ... tarafından inceleme raporu olarak Kurula aktarıldığı, yine hâkim ...'ın başkan olarak yer aldığı Kurulca ... tarih ve ... sayılı kararın verildiği ve davacı tarafından yapılan itirazın da yine hâkim ...'ın başkan olarak yer aldığı ... tarih ve ... sayılı karar ile reddedildiği, bu durumda, disiplin hukuku ilke ve esasları çerçevesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde bu yönü ile hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçe ile hukuka uygun görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.