Kasten Öldürme Suçunda, Bölge Adliye Mahkemesince Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanmaması ve Yargılama Usulündeki Eksiklikler Nedeniyle Verilen Kararın Temyizen Bozulması.
Özet: Kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezası alan sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararı, temyiz incelemesinde hukuka aykırı bulunmuştur; zira bölge adliye mahkemesi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğini duruşma açmadan yeterince değerlendirmemiş ve olay öncesi taraflar arasındaki husumet, karşılıklı tehditler ile maktul ve arkadaşlarının sanık yakınlarına yönelik ilk saldırısı gibi unsurları göz ardı ederek haksız tahrik indirimi uygulamaması sonucu sanığa fazla ceza tayin etmiştir.

T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İMAHKEMESİ:Ceza DairesiSAYISI : 2025/971 E., 2025/2627 K.SUÇ : Kasten öldürmeHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2025 tarihli ve 2024/726 Esas, 2025/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/971 Esas, 2025/2627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; aleyhe bozma yasağının ihlal edildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve gerekçeye ilişkindir. III. GEREKÇE1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın haksız tahrik yönünden yeterli gerekçe gösterilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, fakat 5271 sayılı Kanun'un karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 290/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesinin hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.2. Kabul ve uygulamaya göre de; akraba olan taraflar arasında olay öncesinde Kasım ayında sanığın babası...'ın yeğeni olan ...in ikametine ateş edilmesi, ...ve ailesi tarafından bu olayı maktulün yakını ...in yaptığını düşünmeleri, daha sonra ...e ait üzüm bağlarının kesilmesi,...ve ailesi tarafından bu olayı ...in yaptığını düşünmeleri nedeniyle husumet bulunduğu, ancak tarafların olaydan bir gün önce bir araya gelerek husumeti sonlandırdıkları, fakat ertesi gün sabah saatlerinde ...in oğlu olan ve kendisine...ismi ile hitap edilen ... tarafından ...'un telefon ile arandığı ve telefonda ...e hakaret edilmesi üzerine ...'un bu durumu babası...'a anlattığı,...'ın telefonla ...i aradığı, karşılıklı hakaret ve tehdit içerikli beyanlarda bulundukları, akabinde...'ın balkona çıkıp baktığında maktul,......ve ...'in, sanıkla birlikte yaşadıkları ikamete geldiklerini gördüğü, ikametin önünde bekleyen sanık yakınları ile maktul,......ve ... arasında arbede yaşandığı sırada sanığın evden av tüfeğiyle balkona çıkarak maktule ateş ederek öldürdüğü olayda, Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2025 tarihli ve 2022/276 Esas, 2025/307Karar sayılı kararı ile olay günü maktulle birlikte olay yerine gelen......ve ...'in, sanığın yakınları olan..., ... ...ve ...'i basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralamaları nedeniyle mahkumiyetlerine karar verilmesi, sanığın yakını olan ...'nin, maktulün burnuna vurduğu şeklindeki beyanı da dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesinin gerekmesi ve haksız tahrik yönlerinden yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/971 Esas, 2025/2627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilamının içeriğine göre takdiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.