Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, kamu iktisadi kuruluşunun alt işveren işçisine ödediği kıdem tazminatının rücuen tahsili ve davalı şirketin iflası hakkındaki gerekçeli karar.
Özet: Kamu iktisadi kuruluşu olan davacı, alt işveren konumundaki davalı firmalardan, işçilerine ödediği kıdem tazminatının sözleşme hükümleri gereği rücuen tahsilini talep etmiş, davalılardan birinin iflas etmesi üzerine alacak talebi, iflas masasına kayıt başvurusu niteliği kazanmış ve davacının alacağı iflas idaresince hazırlanan sıra cetveline nizalı olarak kaydedilmiştir.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/314 Esas - 2025/812

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/314 Esas
KARAR NO : 2025/812
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Genel Müdürlüğün, 233 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, müvekkilinin Genel Müdürlük ve işletmekte olduğu havalimanlarında ihtiyaç duyulan temizlik hizmetleri ve teknik işletim hizmetlerinin ihale yoluyla piyasadan temin edilmekte olduğunu, bu kapsamda Milas-Bodrum Havalimanı Başmüdürlüğü'nün ihtiyaç duyulan temizlik hizmetlerinin 01.12.2003-28.02.2015 tarihleri arasında davalı firmalara ihale edilmiş olduğunu, İhale edilen iş kapsamında davalı firmalar işçisi olarak çalışan ...'ın 08.06.2021 tarihinde kuruluşlarına başvurarak emeklilik sebebiyle kıdem tazminatının ödenmesinin talep etmesi üzerine ilgili birimlerince yapılan hesaplama neticesinde işçiye 28.06.2021 tarihinde 127.376,04 TL kıdem tazminatının ödenmiş olduğunu, davalı firmalar ile akdedilen sözleşme ve eki ihale dokümanında yer alan düzenlemeler uyarınca, işçiye ödenen işçilik alacağından davalı firmaların sorumlu bulunduğunu beyanla dava dışı işçiye ödenen toplam 127.376,04 TL'den şimdilik 75.000,00 TL'nin davalı şirketlerden sorumlu oldukları dönemler itibariyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18/01/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 76.238,15 TL olarak ıslah ve eksik harcı ikmal etmiştir.
Davalı ... Kimya Kimyevi Madde Temizlik Taah. Ve Tic. Ltd. Şti.. Cevap dilekçesinde özetle: “Müvekkili firmanın alt işveren olarak belirlediği işçiler ile belirli süreli iş sözleşmesi yapmakta olduğunu, müvekkili firmanın işçiler üzerinde tasarruf hakkının bulunmadığını, işçilerin tüm emir ve talimatları davacı kurumdan almakta olduğunu, tüm yetkileri elinde bulunduran davacının, müvekkili firma alt işverenliğinde çalışmış işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle rücu etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Davacı kurum ile müvekkili firma arasında imzalanan sözleşmenin maktu olup davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlanmış olduğunu, imzalanan sözleşmede işçilerin iş akitlerinin sona ermesi nedeni ile doğacak işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, davacı kurumun ihale sürecinde müvekkili firmaya kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, 6552 Sayılı Yasa'nın 8.maddesi ile 4857 Sayılı Kanunun 112.maddesine eklenen fikra hükümleri uyarınca, işçilerin kıdem tazminatından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili firmanın sorumluluğuna gidilecek ise işçinin müvekkili firmada çalışmış olduğu süre olarak belirlenecek alacak miktarının yarısından sorumlu olabileceğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini ” talep etmiştir.
Davalı ... Kimya Kimyevi Maddeler Temizlik Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti hakkında dava tarihinden sonra ...... .... .... K. sayılı ve 02/06/2022 tarihli kararı ile iflas kararı verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin ... ... .... .... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü ve iflas kararının kesinleşmesi beklendiğinden ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığının anlaşılması üzerine mahkememizin 10/04/2023 tarihli celsesinde hakkında tefrik kararı verilerek yargılamaya iş bu dosya üzerinden devam olunmuştur.
Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık rücu koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluşması halinde rücu edilecek miktar hususunda toplandığı ,ancak davalı şirketin yargılama esnasında iflas etmesi sebebi ile davacı alacağın iflas masasına kayıt kabule dönmüştür.
Mahkememizce davalı yanın iflas işlerinin yürütüldüğü ...İflas İdaresinin ... esas nolu dosyasına yazılan yazı cevabında, ... iflas sayılı dosyasında Davacı(alacaklı) Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü adına vekili aracılığıyla gönderilen 56 nolu alacak kayıt başvuru dilekçesi ile ekleri, bu başvuru hakkında müdürlükçe verilen sıra cetveli derece kararı, kararın kendilerine tebliğ edildiğine dair e-tebliğ mazbatası, ikinci alacaklılar toplantı nüshası ve ilanın yayınlandığına dair gazete nüshaları gönderilmiş, ayrıca müflis şirket hakkında düzenlenen ilk ve ikinci alacaklılar toplantısında iflas idaresine aday gösterilmediğinden iflas tasfiye işlemlerinin müdürlükleri tarafından yürütüldüğü bildirilmiş olup ,alacağın sıra cetveline nizalı olarak kayıt edildiği görülmüştür.
Mahkememizce usul ekonomisi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yapılmamış ,mahkememizin ...esas nolu dosyasında aldırılan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; - Davalı yüklenici ... Kimya Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 35.515,32 TL olduğu belirtilmiştir.
' Taraflar arasında akdedilen aynı nitelikteki Hizmet Alım Sözleşmelerinin 23. Maddesinde (Bazı
sözleşmelerin 22. maddesi), “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları
ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde belirlenmiş
olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hükümde bahsi geçen, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 38. maddesinde çalışanların
özlük hakları düzenlenmiştir. Hükmün birinci fıkrasında, “Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta
olduğu bir işkolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan
şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme
veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki
aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını
sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yüklenicilerinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlamak için gerekli
tedbirleri alacaktır .düzenlenmesinin bulunduğu, buna göre davalı şirketin işçinin çalıştığı hizmet süresi ile sınırlı olarak 8.676,06 TL alacak miktarında rücu edebileceği tespit edilmiştir.
Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir.
Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve mahkememizin tefrik edilen 2022/44esas nolu tefrik edilen dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ...'ın alt işveren olan davalı şirket bünyesinde çalıştığı, işçinin emekli olması sebebi ile , hak kazandığı işçi alacaklarının asıl işveren olan davacı tarafından ödendiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatının asıl işveren ve alt işverenden sözleşmede işçi alacaklarından dolayı asıl işvereninin sorumlu olacağına dair kayıt bulunmaması talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenden yine sözleşmede 1/2 oranında tahsil edileceğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile, işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizin ...esas nolu dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna göre, toplam alacak miktarının 77.446,3 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince 76.238,15 TL üzerinden ıslah edildiği, HMK'ya göre bir kez ıslah dilekçesi sunulabileceğinden ,bu dosya için talep edilebilecek miktarın 34.307,17 TL olması sebebiyle , davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile kıdem tazminatından oluşan 34.307,17 TL nin TL'nin, 28/06/2021 ödeme tarihinden itibaren davalı şirket hakkında verilen iflas karar tarihine kadar mahkememizce resen hesaplanan 5.193,31 TL işlemiş avans faizi tutarının, müflis davalı şirketin ...İflas Dairesi'nin ... İflas nolu dosyasında yürütülen iflas masasına İİK 197 maddesi gereğince kayıt ve kabulüne, yargılama giderlerinin davalı iflas idaresine üzerinde bırakılmasına dair karar verilmiş, davanın iflas masasına kayıt kabul davasına dönüşmesi sebebiyle maktu karar harcı alınmış ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
2-34.307,17 TL asıl alacağın ve ödeme tarihinden iflas tarihine kadar 5.193,31 TL işlemiş faiz ile birlikte davalı şirketin iflas işlerinin yürütüldüğü ...İflas İdaresi ... Esas nolu iflas masasına İİK 197. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcının davalı iflas idaresinden tahsili ile hazineye irad kaydına ,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı iflas idaresinden tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 97,00 TL posta masrafı yargılama giderinin davalı iflas idaresinden tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin, mahkememizin tefrik edilen dosyasında hüküm altına alındığından ,ara buluculuk gideri hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
24/10/2025