7. Ceza Dairesinin, 1567 sayılı Kanuna muhalefet kabahatinde ihracat bedelinin süresi dışında getirilmesi sonrası idari para cezasının oranının %5ten %2,5a düşürülmesi istemiyle Kanun Yararına Bozma incelemesi ve kararı.
Özet: Kabahatli şirket hakkında, ihracat bedellerini yasal süresinde yurda getirmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasının itiraz üzerine reddedilmesi kararının kanun yararına bozulması talep edilmektedir; zira, dosya kapsamına göre ihracat bedelinin idari para cezası kesinleşmeden önce gecikmeli olarak yurda getirildiği anlaşıldığından, ilgili kanun hükümleri uyarınca idari para cezasının %5 yerine %2.5 oranında uygulanması gerektiği ve bu sebeple itirazın kısmen kabul edilmesi gerektiği göz ardı edilerek itirazın tamamen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
7. Ceza Dairesi         2026/679 E.  ,  2026/5041 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2023/820 D.İş
KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 32.069,75 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Manisa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.02.2023 tarihli ve 2022/4913 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/820 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/18158 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/18158 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin tebliğ'in (ihracat bedelleri hakkında)(tebliğ no: 2018-32/48) 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki,
"Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir ... beyannamesi itibarıyla;
a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın,
b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır.
(2) Her bir ... beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Kabahatli ... Kozmetik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin 27/08/2021 tarihli ve 213503 00... 3 sayılı 77.236,50 USD tutarlı ... beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin bedelin tamamının yurda getirilmediği, bahse konu ihracat bedelinin kapatılması hususunda kabahatli şirkete Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 90 gün süreli ihbarnameye rağmen söz konusu hesabın kapatılmadığı ve ihracat bedelinin tamamının yurda getirilmediğinden 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 32.069,75 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, İzmir ... Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 27/08/2021 tarihli ve 213503 00... 3 sayılı ... beyannamesi incelendiğinde, kabahatli şirketin ihracat bedelinin 77.236,50 USD olduğu, söz konusu ihracat bedelinin %80'i oranındaki 61.789,2 USD'nin yurda getirilmesi gerektiği, dosya arasında bulunan Halk Bankası'nın 22/09/2021 tarihli dekont ile 50.000,00 USD ve Halk Bankası'nın 24/09/2021 tarihli dekont ile 30.000,00 USD olmak üzere toplam 80.000,00 USD'nin yurda getirildiği,
Kabahatli tarafından, 27/08/2021 tarihli ve 213503 00... 3 sayılı ... Beyannamesine konu ihracat bedelinin süresi içinde yurda getirilmediği, ancak dosya arasında yer alan anılan dekontlar incelendiğinde bahsi geçen ihracat bedelinin süresi geçtikten sonra ve idari para cezası kesinleşmeden evvel yurda getirildiğinin anlaşılması karşısında, kabahatli hakkında, yurda getirilmesi gereken tutarın %5'i yerine, %2,5'u oranında idarî para cezası düzenlenmesi ve buna göre hesaplanacak tutar üzerindeki miktar yönünden itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,
2-Kabahatliye uygulanan idari para cezasının düzenlendiği 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, maddede düzenlenen kabahatin unsurunun ihracat bedelinin süresinde hiç yurda getirilmemesi olduğu, ancak süresinde getirilmemekle birlikte bu nedenle uygulanan idari para cezası ile ilgili karar kesinleşinceye kadar getirilmesi halinde ise daha düşük miktarda idari para cezası öngörüldüğü, somut olayda ise gerek dosyaya giren bilgi ve belgeler gerekse bu belgeler ile şirket
defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre kabahatlinin ihracat bedelini süresinde yurda getirdiğinin anlaşıldığı cihetle, kabahatliye 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesindeki kabahat nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesinde kabahatlinin başvurusu üzerine verilen Manisa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin karar tarihinin "17.02.2023" yerine "17.02.2022" olarak gösterilmesi maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı isteminin KABULÜNE,
Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/820 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.07.2022 tarihli ve 2022/94 İdari Yaptırım Karar numaralı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE,
Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.