Danıştayın, sağlık meslek mensuplarının görev ve yetki tanımlarını düzenleyen yönetmelikteki "sorumluluğunda" ibarelerinin ve gerontolog görev tanımının iptaline ilişkin davası.
Özet: Davacı, Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte yapılan değişikliğe karşı açtığı davada; anestezi, tıbbi görüntüleme ve acil tıp teknisyenleri/teknikerleri için "sorumluluğunda" ibaresinin, hekimlere özgü tıbbi müdahale yetkisini hekim olmayanlara devrederek hasta haklarını ve yasal mevzuatı ihlal ettiğini, gerontologlara verilen görev tanımlarındaki "geriatrik hizmeti planlar" ve "tıbbi hizmet süreçlerini düzenler" gibi ifadelerin ise geriatri uzmanı hekimlerin alanına girdiğini, bu durumun toplum sağlığını riske atabileceğini ve belirsizlik yaratabileceğini ileri sürerek iptalini istemekte, davalı idare ise bu düzenlemelerin hekim inisiyatifinde ve gözetiminde iş yükünü azaltma, hizmet sürekliliğini sağlama amaçlı olup, ilgili personelin eğitimini aldığı hususunu savunmaktadır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/258 E.  ,  2025/6642 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/258
Karar No : 2025/6642
DAVACI : ... Birliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN_KONUSU : 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerinin,
b) 2. maddesi ile yeniden düzenlenen, esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin,
c) 4. maddesi ile değiştirilen, esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin,
d) 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün; (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibareleri ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibarelerinin ve (f) bendinin,
iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından; “sorumluluğunda” ibarelerine yönelik olarak, hekimlerin yetki ve sorumluluğunda bulunan kimi uygulamaların hekim olmayan sağlık çalışanlarınca gerçekleştirilmesine yönelik düzenlemeye gidildiği, dayanak Kanun’a aykırı bu düzenleme ile hekimin eşlik etmediği ve gözetimi altında yapılmayan tıbbi müdahalelerden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, kişinin vücut bütünlüğüne tıbbi müdahale yetkisinin münhasıran hekimlere ait olduğu, 1219 sayılı Kanun’un 3. maddesinde sadece acil durumlara yönelik olarak hekimlerin haricindeki bazı meslek mensuplarına müdahale etme yetkisi verildiği, Kanun’da acil tıp teknisyeni tanımının yer almadığı, dayanak ek 13. maddede tabip dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacaklarının düzenlendiği, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği ile Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinde tabipler ile diğer sağlık meslek mensuplarının yetki ve sorumlulukları arasındaki farkların gösterildiği, bu kapsamda tıbbi tanı ve tedavi yetkisinin sadece hekimlere ait olduğu, diğer sağlık çalışanlarının tıbbi müdahale ve uygulamalarının tabibin kararının uygulanmasına yönelik olduğu, her bir sağlık çalışanının eğitimini aldığı, uygulama yetkisi olan işlemlerden ayrıca sorumlu tutulması gerektiği, Yönetmelik'te hekimin eşliği ve gözetimi esas alınarak yapılan düzenlemelerin çerçevesi belirlenmeksizin “sorumluluğu” ibaresiyle değiştirildiği, bu durumun hasta haklarını da ihlal edeceği; “Gerontolog” bölümündeki iptali istenilen ibarelere yönelik olarak, geriatrinin tıpta uzmanlık yan dalı olması sebebiyle geriatrik hizmetin planlanması yetkisinin bu alandaki uzmanlık eğitimini alan hekimlere ait olduğu, tıbbi hizmet süreçlerini düzenleme yetkisinin de hekimlere ait olduğu, “yararlanılacak hizmetlerin tespiti” ile “diğer hizmet süreçlerini” ibarelerinin belirsizlik taşıdığı, ne tür hizmetlerin kastedildiğinin anlaşılamadığı, gerontologlar tarafından tek başına alınabilecek kararlar ile hekimlik uygulaması olabilecek işler arasında ayrım yapılmadığı, uygulamada tereddüt oluşturabilecek bu düzenlemenin, toplum sağlığını riske edecek ve ekip üyeleri arasında çalışma barışını da bozabilecek nitelikte olduğu, akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetiminin geriatri uzmanı hekimin gözetim ve denetiminde yapılması gerektiği ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; “Anestezi teknisyeni/ teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerine yönelik olarak, dava konusu düzenleme ile gerek entübasyon gerek parenteral girişimlerle ilaç uygulama yetkisi gibi iş ve işlemlerin tabibin inisiyatifine bırakıldığı, tabipten bağımsız olarak anestezi teknisyeni/teknikerlerine doğrudan entübasyon ve parenteral girişimlerle ilaç uygulama yetkisinin verilmediği, anestezi teknisyeni/teknikerlerine verilen görev ve yetkilerin, tabibin sorumluluğu ve/veya gözetimi doğrultusunda, tabibin kendi inisiyatifi ile alandaki iş yükünü azaltmak amacı ile verildiği, bu bağlamda sağlık hizmet sunumunda geliştirici ve iyileştirici düzenlemelerle kesintisizlik, süreklilik ve ulaşılabilirliğin sağlanmasının amaçlandığı, genel uygulamada söz konusu işlemlerin anestezi teknisyeni/teknikerleri tarafından yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, incelenen eğitim programında parenteral ilaç uygulamalarının tamamı ile entübasyon uygulamasına yönelik teorik ve pratik müfredat içeriğinin bulunduğunun tespit edildiği; “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün yeniden düzenlenen (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresine yönelik olarak, sağlık meslek liselerinin radyoloji teknisyenliği eğitim müfredatında kontrast madde uygulamaları dersinin bulunduğu, üniversitelerden gelen görüşlerde “hekim eşliğinde”, “bilgisi dahilinde veya onayı alınarak” veya “hekim sorumluluğunda” ibarelerinden birine yer verilmesinin uygun olacağı yönünde değerlendirmelere yer verildiği, bir eğitim öğretim yılı boyunca ilgili dersi alarak mezun olan kişinin bu uygulamayı yapamayacağının düşünülemeyeceği, dava konusu düzenlemede radyoopak madde enjeksiyonunun hekim kontrolünde ve sorumluluğunda yapılmasının belirtildiği, buna göre sorumluluğun hekimlere, uygulamanın ise teknisyen/teknikerlere verildiği, bu durumun sağlık alanındaki uygulamalı işlemlerin birlikte yapılarak kolaylaştırılması amacını taşıdığı; “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün değiştirilen (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresine yönelik olarak, 02/01/2014 tarih ve 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1219 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11. maddeyle sağlık meslek liselerinde acil tıp teknisyenliği eğitiminin sonlandırıldığı, bu nedenle aynı Kanun ile 1219 sayılı Kanun’un, acil durumlarda hastaya müdahale yetkisini düzenleyen 3. maddesinden “ile acil tıp teknisyenleri” ibaresinin çıkarıldığı, ancak bu tarihe kadar mezun olanların hakları saklı tutulduğundan ve hâlihazırda sağlık sistemi içerisinde çalışmaya devam ettiklerinden dava konusu Yönetmelik'te iş ve görev tanımlarının düzenlendiği, aldıkları 4. seviye lise eğitimi göz önünde bulundurularak yapılan dava konusu değişiklikle acil tıp teknisyenlerine verilen yetkilerin kendilerince bağımsız olarak kullanılamayacağı, yetkili sağlık meslek mensubunun sorumluluğu altında yapılacak uygulamayla alandaki iş yükünün azaltılmasının amaçlandığı; Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen “Gerontolog” bölümündeki iptali istenilen ibarelere ve (f) bendine yönelik olarak, geriatrinin, insanların yaşlanma sorunları ve yaşlılık hastalıkları, tıbbi bakım ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı olduğu, geriatrik sosyal hizmetin ise, tıbbi sosyal hizmetin 65 yaş üstü yaşlılara yönelik spesifik hizmet verilen alt uygulama alanı olduğu, bu bağlamda geriatrik hizmetin, tanı ve tedavi içeren tıbbi bakım ile ilgili olmadığı, yalnızca geriatrik tıbbi sosyal hizmeti kapsadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemelerin kısmen iptali, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerinin, 2. maddesi ile yeniden düzenlenen, “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin, 4. maddesi ile değiştirilen, “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin, 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün; (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibareleri ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibarelerinin ve (f) bendinin, iptali istemiyle açılmıştır.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un ek 13. maddesinin (h) bendinde, "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri; sağlık meslek liselerinin ve ön lisans seviyesindeki tıbbi görüntüleme programlarından mezun; tıbbi görüntüleme yöntemleri ile görüntü elde eden ve kullanıma hazır hale getiren sağlık teknisyeni/teknikeridir." şeklinde tanımlanmıştır.
1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesi ile 11/10/2011 tarih ve 663 sayılı -dava konusu asıl Yönetmeliğin yayımı tarihi olan 22/05/2014 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -yine aynı tarihte yürülükte olan- 40. maddesi hükümlerine dayanılarak çıkarılan "Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik" 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarını düzenlemek olduğu; 4. maddesinde, sağlık meslek mensupları kavramının; tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını ifade ettiği; "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde ise, söz konusu meslek mensuplarının; görevlerini, almış oldukları eğitim ve kazanmış oldukları bilgi ve beceriler doğrultusunda, verimlilik ve kalite gereklerine uygun, diğer çalışanlar ile birlikte ekip anlayışı içerisinde, multidisipliner yaklaşımla ve sağlık hizmeti sunumunun devamlılığı esasına bağlı olarak yapacakları belirtilmiştir.
Dava konusu değişiklik ile Yönetmeliğin; Ek-1/B'sinde yer alan "Anestezi teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümüne aşağıdaki bentler eklenmiştir:
"h) Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı sorumluluğunda ameliyata girecek hastayı entübe eder. Acil durumlarda da tabip sorumluluğunda hastayı entübe edebilir.
ı) Tabip sorumluluğunda parenteral girişimleri yapar, hastaya gerekli ilaç ve sıvıları uygun parenteral girişim ile uygular."
"Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünde yer alan (g) bendi, "Tabip sorumluluğunda radyoopak madde enjeksiyonu yapar."
Acil tıp teknisyeni başlıklı bölümünde yer alan (a) bendi "Yetkili sağlık meslek mensubunun sorumluluğunda hastaya uygun paranteral girişim yapar." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının düzenlendiği Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" başlıklı bölümünün dava konusu edilen bentlerinde; "a) Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.", "b) Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir." ve "(f) Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerinde, görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendinde ve “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendinde yer alan,“sorumluluğunda” ibareleri yönünden;
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı Türk Tabipler Birliği tarafından dava konusu düzenlemelerin 1219 sayılı Yasanın hekimlere verdiği yetkinin devrini öngörmekle birlikte sorumluluğun hekimler üzerinde bırakıldığı iddiasına dayandırıldığı ve bu bakımdan düzenlemelerde yer alan "sorumluluğunda" ibarelerinin iptalinin talep edildiği görülmekte olup, dava konusu düzenlemeler ile teknisyen ve teknikerlere uygulanacak işlem konusunda karar alma yetkisi verilmediği, hekimin aldığı karar ve verdiği görev doğrultusunda hekimle birlikte ve/veya tek başına işlemin teknisyen ve teknikerler tarafından uygulanmasına yönelik olduğu ve sağlık personelinin kişisel kusuru, meslekte acemiliği veya dikkatsizlik ve özensizliği nedeniyle oluşabilecek zarardan hekimin sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı nedeniyle belirtilen düzenlemelerde yer alan "sorumluluğunda " ibareleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
"Gerontolog" bölümünün; (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibareleri ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibarelerinin ve (f) bendinin, iptali istemi yönünden;
Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin Diğer Meslek Mensuplarının Sağlık Hizmetlerinde İş ve Görev Tanımları başlıklı Ek-2 bölümünde "Gerontolog,
a) Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.
b) Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir.
c) Gerontolojik Değerlendirme Raporu (GDR) düzenler.
ç) Yaşlı ziyaretleri yaparak; yaşlının ihtiyaçlarını tespit eder, ölçer, değerlendirir ve ihtiyaçların giderilmesi için gerekli faaliyetleri yürütür.
d) Sağlıklı yaşlanmayı sağlamak üzere; sosyal izolasyonun önlenmesine yönelik sosyal ilişki ağlarını güçlendirecek etkinlikler düzenler.
e) Gerontolojik hizmet sunumuna dair ergonomik ihtiyaçları tespit eder ve düzenlenmesini sağlar.
f) Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar.
g) İlgili birimler ile görüşerek ihtiyaç sahibi yaşlının, bakımevine yerleştirilmesini ve/veya maddi yardım almasını sağlar." şeklinde tanımlanmıştır.
1219 sayılı Kanun'un Ek 13.maddesinde " tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Gerentologun görev tanımı bütün olarak incelendiğinde, sadece sağlık problemi olan yaşlı bireylerin değil aynı zamanda sağlıklı yaşlı bireylerinde fiziksel, zihinsel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyet yürütecekleri anlaşılmaktadır.
Bu itibarla dava konusu edilen hükümlerin, yaşlı bireyin şikayet ve taleplerinin değerlendirilerek izlenmesi gereken tıbbi ve sosyal hizmetlerin düzenlenmesi ve bireyin ilgili birimlere yönledirilerek koordinasyonun sağlanması , gerekli bilgilerin verilerek yaşlı bireyin yaşam kalitesini arttırmak ve güven duygusu sağlamaya matuf olduğu,hastalıklarla ilgili doğrudan teşhis ve tedavi planlamasını içermediği anlaşıldığından anılan düzenlemelerde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerinin; 2. maddesi ile yeniden düzenlenen esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin; 4. maddesi ile değiştirilen, esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin ve 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibareleri ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibarelerinin ve (f) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un ek 13. maddesinin (g) bendinde, "Anestezi teknisyeni/teknikeri; sağlık meslek liselerinin ve ön lisans seviyesindeki anestezi programlarından mezun; anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı tabibin sorumluluğunda ve yönlendirmesi doğrultusunda anestezi işlemlerinin güvenli bir şekilde başlatılması, sürdürülmesi ve sonlandırılması için gerekenleri yapan sağlık teknisyeni/teknikeridir." şeklinde; (h) bendinde, "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri; sağlık meslek liselerinin ve ön lisans seviyesindeki tıbbi görüntüleme programlarından mezun; tıbbi görüntüleme yöntemleri ile görüntü elde eden ve kullanıma hazır hale getiren sağlık teknisyeni/teknikeridir." şeklinde; 02/01/2014 tarih ve 6514 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile eklenen (ü) bendinde ise, "Acil tıp teknikeri; ön lisans seviyesindeki acil tıp bölümünden mezun, acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak kaydıyla hastaya müdahale ve bu hususta lazım gelen iş ve eylemleri yapan sağlık teknikeridir." şeklinde tanımlanmıştır.
1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesi ile 11/10/2011 tarih ve 663 sayılı -dava konusu esas Yönetmeliğin yayımı tarihi olan 22/05/2014 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin -yine aynı tarihte yürürlükte olan- 40. maddesi hükümlerine dayanılarak çıkarılan "Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik" 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarını düzenlemek olduğu; 4. maddesinde, sağlık meslek mensupları kavramının; tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını; sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları kavramının ise, sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını ifade ettiği; "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde, söz konusu meslek mensuplarının, görevlerini, almış oldukları eğitim ve kazanmış oldukları bilgi ve beceriler doğrultusunda, verimlilik ve kalite gereklerine uygun, diğer çalışanlar ile birlikte ekip anlayışı içerisinde, multidisipliner yaklaşımla ve sağlık hizmeti sunumunun devamlılığı esasına bağlı olarak yapacakları belirtilmiştir.
Dava konusu değişiklik ile anılan Yönetmeliğin; Ek-1/B'sinde yer alan,
"Anestezi teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümüne "h) Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı sorumluluğunda ameliyata girecek hastayı entübe eder. Acil durumlarda da tabip sorumluluğunda hastayı entübe edebilir.
ı) Tabip sorumluluğunda parenteral girişimleri yapar, hastaya gerekli ilaç ve sıvıları uygun parenteral girişim ile uygular." şeklindeki bentler eklenmiş;
"Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünde yer alan (g) bendi, "Tabip sorumluluğunda radyoopak madde enjeksiyonu yapar." şeklinde yeniden düzenlenmiş;
"Acil Tıp Teknisyeni" başlıklı bölümünün (a) bendi "Yetkili sağlık meslek mensubunun sorumluluğunda hastaya uygun paranteral girişim yapar." şeklinde değiştirilmiş;
Ayrıca Yönetmeliğin, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının düzenlendiği Ek-2’sine "Gerontolog" bölümü eklenmiştir. Dava konusu edilen bentlerde; "a) Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.", "b) Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir." ve "(f) Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Dava konusu 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
A) 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerinin incelenmesi:
Davacı tarafından, anestezi uzmanlarının altı yıl tıp fakültesi ve beş yıl uzmanlık eğitimi aldıktan sonra entübasyon yapmak için temel seviyeye ulaştıkları ve öğrenme sürecinin on bir yılın ardından da devam ettiği, anestezi teknisyeni/teknikerlerinin ise dava konusu düzenlemede yer alan işlemleri gerçekleştirebilecek tıbbi eğitimi almadıkları, bu uygulamaların bilimsel görüşlere aykırı olarak söz konusu sağlık meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarına dahil edilmesinin hasta sağlığı açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtilerek hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin iptali istenilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amacı, sağlık meslek mensuplarına yönelik olarak kabul edilen temel ilkeler, anestezi teknisyeni ve teknikerlerinin 1219 sayılı Kanun'da yer alan iş ve görev tanımı ile davacının iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden Dairemizin 08/06/2022 tarihli ara kararı ile, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından, söz konusu sağlık meslek mensuplarının aldıkları eğitimin içeriğinin, entübasyon ve parenteral girişimleri gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli olup olmadığı sorulmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı ara kararına cevabında, "Bakanlığa bağlı mülga sağlık meslek liselerinde öğretimi yapılan Anestezi ve Reanimasyon Alanı 2012 yılında uygulamaya konulan Çerçeve Öğretim Programı Anestezi Teknisyenliği dalında; hasta entübasyonuna yönelik dal derslerinden Anestezi II dersinde endotrakeal entübasyon yapmaya yönelik yeterliliklerin, ayrıca Anestezi Özel Bakım ve Uygulama I dersinde hastaya ilaç uygulamak, intravenöz sıvı infüzyonu yapmak, kan almaya yönelik yeterliliklerin yer aldığı, ayrıca söz konusu çerçeve öğretim programının yazı ekinde gönderildiği” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Bunun yanı sıra, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ara kararı cevabında ise; konunun 26/12/2022 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında görüşüldüğü ve 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 43. maddesinin (b) bendi uyarınca Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak, anestezi teknisyeni/teknikerlerinin aldıkları eğitimin süresinin yetersizliği, içeriğinin uygulamadan uzak olması, anesteziyoloji ve yapılacak uygulamaların anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı dışındaki bir tabip sorumluluğunda tanımlanması nedenleriyle, entübasyon ve parenteral girişimleri gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli olmadığına karar verildiği bildirilmiştir.
Öte yandan davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin hazırlık aşamasında Tıp Fakültelerinden görüş sorulduğu ve entübasyon ile ilaç ve sıvı uygulamalarını anestezi teknisyeni/teknikerinin yapmasına imkan tanınmasının, telafi edilmez zararlar ve ölümcül sonuçlar doğurabileceği yönünde görüşler bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, 1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesinin (g) bendine göre, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı tabibin sorumluluğunda ve yönlendirmesi doğrultusunda anestezi işlemlerinin güvenli bir şekilde başlatılması, sürdürülmesi ve sonlandırılması için gerekenleri yapan sağlık teknisyeni/teknikeri olarak tanımlanan anestezi teknisyeni/teknikerlerinin, -dava konusu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında Tıp Fakültelerince sunulan olumsuz görüşler ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca verilen ara kararı cevabı da dikkate alındığında- dava konusu düzenlemeyle tanımlanan iş ve görevleri gerçekleştirmeye yönelik yeterlilikleri bulunmadığı, bu iş ve görevlerin yerine getirilmesi esnasında telafi edilemez zararlar oluşabileceği anlaşıldığından, Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan "Anestezi teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümün (h) ve (ı) bentlerinde yer alan “sorumluluğunda” ibarelerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B) Yönetmeliğin 2. maddesi ile yeniden düzenlenen esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin incelenmesi:
Davaya konu Yönetmelik değişikliği yapılmadan önce; Yönetmeliğin sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının yapıldığı Ek-1'inde yer alan "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünün (g) bendinde, "Hekim eşliğinde radyoopak madde enjeksiyonu yapar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümünün (g) bendinin de yer aldığı birden çok düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin E:2015/87 esasına kayden açılan davada, davanın reddi yolunda verilen 23/02/2016 tarih ve E:2015/87, K:2016/1148 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/10/2018 tarih ve E:2016/2646, K:2018/4385 sayılı kararıyla (f) ve (g) bentlerine ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak, Dairemizin 09/11/2020 tarih ve E:2020/1123, K:2020/4632 sayılı kararıyla, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 141. maddesinde "her türlü radyografileri yapmak" röntgen teknisyenlerinin görevleri arasında sayılmasına karşılık, "uzman tarafından yapılması gereken özel bilgi ve tekniği icap ettiren grafiler, tüm skopiler ve skopi ile ilişkili grafiler"in, röntgen teknisyenlerinin görev ve yetkileri dışında tutulduğunun açıkça düzenlendiği, skopi cihazlarının kullanımının uzman tarafından gerçekleştirileceğinin hükme bağlandığı, bu itibarla, söz konusu Yönetmelik'te röntgen teknisyenlerinin görevleri arasında sayılmayan skopi cihazı kullanma ve buna bağlı olarak radyonüklid görüntüleme ve floroskopi ile radyoopak madde enjeksiyonu yapma görevinin, dava konusu Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-1'in "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünün (f) ve (g) bentlerinde, röntgen teknisyenleri ile aynı görevi yapan tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin iş ve görev tanımı içinde yer almasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın ardından, 24/03/2021 tarih ve 31433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3739 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 141. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
İptal kararı ve sonrasında yapılan mevzuat değişikliğinin ardından 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sindeki "Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri" başlıklı bölümünde yer alan (f) ve (g) bentleri sırasıyla, "Uzman tabip gözetiminde radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapar.", "Tabip sorumluluğunda radyoopak madde enjeksiyonu yapar." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, söz konusu sağlık meslek mensuplarının dava konusu düzenlemede yer alan işlemleri gerçekleştirebilecek tıbbi eğitimi almadıkları, düzenlemede öngörülen şartların uygulamada gerçekleşmesinin zor olduğu, gerek hasta hakları gerek personelin sorumluluğu açısından söz konusu uygulamaların yeterli eğitimi almış olan uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilerek hukuka aykırı olduğu ileri sürülen anılan (g) bendinde yer alan “sorumluluğunda” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amacı, sağlık meslek mensuplarına yönelik olarak kabul edilen temel ilkeler, tıbbi görüntüleme teknisyeni ve teknikerlerinin 1219 sayılı Kanun'da yer alan iş ve görev tanımı ile davacının iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden Dairemizin 08/06/2022 tarihli ara kararı ile, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından, söz konusu meslek mensuplarının aldıkları eğitimin içeriğinin dava konusu düzenlemelerde yer alan iş ve görevleri yerine getirmeye elverişli ve yeterli olup olmadığı sorulmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı ara kararına cevabında; "Bakanlığımıza bağlı mülga sağlık meslek liselerinde öğretimi yapılan 'Radyoloji Alanı'nın 2012 yılında uygulamaya konulan çerçeve öğretim programında 'Radyoloji Teknisyenliği Dalı'nda; ... 'Kontrast Maddeler ve Uygulamaları' dersinde ilaçlar ve kontrast maddelerin özelliklerini ayırt etmeye, enfeksiyondan korunma önlemlerini almaya, kontrast madde uygulamalarında hayati bulguları takip etmeye, kontrast madde uygulamaya ve kontrast madde reaksiyonlarında önlem almaya yönelik yeterlilikler yer almakta olup ayrıca söz konusu çerçeve öğretim programı yazımız ekinde gönderilmiştir.” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Bunun yanı sıra, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ara kararı cevabında ise; tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin aldıkları eğitimin süresi ve içeriğinin invaziv bir işlemi tek başına gerçekleştirme beceri ve yetkinliğine sahip olmamaları nedenleriyle, “... radyoopak madde enjeksiyonu" uygulamasını gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli olmadığına karar verildiği bildirilmiştir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan cevaba göre, söz konusu meslek mensuplarının, dava konusu düzenlemeyle tanımlanan iş ve görevleri gerçekleştirmeye yönelik yeterli bir eğitim almadıkları anlaşılmakta olup, bu haliyle, dava konusu Yönetmelik ibaresinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Nitekim, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Radyoloji merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılacağı radyasyon uygulamaları, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri tarafından yürütülür." yönündeki düzenlemenin iptali istemiyle Dairemizin E:2022/4245 sayılı dosyasında açılan davada verilen ara kararı ile, anılan düzenlemedeki yetkilendirmenin tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri müfredatı ile uyumlu olup olmadığının Yükseköğretim Kurulundan sorulması üzerine, Yükseköğretim Kurulu Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığınca verilen 22/08/2023 tarihinde kayıtlara giren cevapta, "Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 16/08/2023 tarihli toplantısında, 'dava konusu düzenlemede yer alan yetkinliklerin tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin müfredatı ile uyumlu olduğu; tıbbi görüntülüme teknisyeni/teknikerlerinin mobil röntgen ve skopi cihazı gibi hareketli radyolojik işlemlerde görevlerinin; cihazları işlemlerin yapılacağı yere ulaştırmak, X-ışını üretimi için gereken enerjiyi sağlamak (şehir cereyanına bağlamak ve doluluğunu sağladığı sağladığı şarj ekipmanı ile enerjiyi sağlamak), hastaya gerekli pozisyonu vermek, mobil röntgen cihazı ile gerekli doz ile çekimi yapmak, elde olunan röntgen görüntüsünü film olarak basmak veya hastane PACS sistemine atmak; skopi işlemi için ise, cihazı hastaya uygun pozisyona getirerek cihazı çalıştırmak, skopi işlemine eşlik eden uzman doktorun uygun gördüğü pozisyonları hastaya ve floroskopi cihazına vermek, X-görüntüleri elde etmek, elde olunan röntgen görüntüsünü film olarak basmak veya hastane PACS sistemine atmak için yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olduğu' yönündeki Üniversitelerarası Kurul görüşünün uygun bulunduğu, buna göre ara kararına konu işlemlerin 1219 sayılı Kanun'da belirtilen görev tanımıyla uygun olduğu, tıbbi görüntüleme teknisyeni/tekniker'lerinin davaya konu hüküm kapsamındaki işin yürütümü noktasında yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip olduğuna karar verildiği" yönünde açıklamada bulunulmuştur.
Buna göre, tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikerlerinin radyoloji merkezlerinde, ünitelerde ve gözetimli radyoloji birimlerinde mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılacağı radyasyon uygulamalarının, anılan Yükseköğretim Kurulu kararında belirtilen uygulamalar olduğu, röntgen teknikeri/teknisyenlerinin bu uygulamalardaki görevlerinin "radyonüklid görüntüleme ve floroskopi yapmak ya da radyopak madde enjeksiyonu yapmak" olmadığı anılan Yükseköğretim Kurulu kararı ile de ortaya konulmuştur.
C) Yönetmeliğin 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin incelenmesi:
Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amacı, sağlık meslek mensuplarına yönelik olarak kabul edilen temel ilkeler, 1219 sayılı Kanun'da yer alan meslek tanımları ile davacının iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; söz konusu meslek mensuplarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aldıkları eğitimin içeriğinin dava konusu düzenlemelerde yer alan iş ve görevleri yerine getirmeye elverişli ve yeterli olup olmadığı hususunda Dairemizce 08/06/2022 tarihinde yapılan ara kararına Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen cevapta, acil tıp teknisyenliğine yönelik olarak, "...Acil Tıp Teknisyenliği Alanı 2012 yılında uygulamaya konulan Çerçeve Öğretim Programı Acil Tıp Teknisyenliği dalında; Temel Sağlık Uygulamaları ve Yaşam Desteği derslerinde ilaç hazırlığı ve uygulama yapmak, intra-müsküler ilaç uygulamak, intravenöz ilaç/sıvı uygulamak, deri tabakalarına ilaç uygulamaya yönelik yeterlilikler yer almaktadır." şeklinde açıklamada bulunulduğu görülmektedir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ara kararı cevabında ise, Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak, acil tıp teknisyenlerinin birlikte çalıştığı hekim ve/yeya AABT'nin talimatı ve onayı ile aldıkları mezuniyet sonrası temel eğitim programları doğrultusunda ve Tebliğ'de belirtilen akış şemalarına uygun olarak "İntravenöz girişim yapmalarına” olanak tanıdığını, ancak bu girişimi birlikte çalıştığı hekim ve/veya AABT’nin talimatı ve onayı ile yapabileceğine karar verildiği bildirilmiştir.
Gerek Milli Eğitim Bakanlığı gerekse de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan cevaba göre, sağlık meslek mensuplarının, dava konusu düzenlemeyle tanımlanan iş ve görevi yerine getirmeye yönelik yeterli eğitimi aldıkları anlaşıldığından, söz konusu uygulamanın yetkili sağlık meslek mensubunun sorumluluğunda gerçekleştirilmesini öngören dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
D) Yönetmeliğin 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün; (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibareleri ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibarelerinin ve (f) bendinin incelenmesi:
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile esas Yönetmeliğin sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının düzenlendiği Ek-2’sine "Gerontolog" bölümü eklenmiş ve bu meslek mensubunun iş ve görev tanımı "a) Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.
b) Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir.
c) Gerontolojik Değerlendirme Raporu (GDR) düzenler.
ç) Yaşlı ziyaretleri yaparak; yaşlının ihtiyaçlarını tespit eder, ölçer, değerlendirir ve ihtiyaçların giderilmesi için gerekli faaliyetleri yürütür.
d) Sağlıklı yaşlanmayı sağlamak üzere; sosyal izolasyonun önlenmesine yönelik sosyal ilişki ağlarını güçlendirecek etkinlikler düzenler.
e) Gerontolojik hizmet sunumuna dair ergonomik ihtiyaçları tespit eder ve düzenlenmesini sağlar.
f) Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar.
g) İlgili birimler ile görüşerek ihtiyaç sahibi yaşlının, bakımevine yerleştirilmesini ve/veya maddi yardım almasını sağlar." şeklinde yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amacı, sağlık meslek mensuplarına yönelik olarak kabul edilen temel ilkeler, 1219 sayılı Kanun'da yer alan meslek tanımları ile davacının iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden ve Dairemizin 28/12/2022 tarihli ara kararına cevaben gönderilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısının gerontologlara ilişkin kısmında; konunun 26/12/2022 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında görüşüldüğü ve 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca Üniversitelerarası Kurulun görüşü de dikkate alınarak; "Gerontolog Bölümü'nün; (a) bendinde yer alan 'Yaşlının, ailesi bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar' ibaresinin, (b) bendindeki 'Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir' ibarelerinin ve (f) bendi; 'Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar' ibarelerinin ve (f) bendinin, iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının uygun olduğuna” karar verildiğinin bildirildiği, ancak hangi gerekçelerle bu sonuca varıldığı yönünde herhangi bir açıklamaya ya da değerlendirmeye yer verilmediği görüldüğünden, 17/04/2025 tarihli ara kararı ile, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından, gerontologların aldıkları eğitimin içeriğinin dava konusu düzenlemelerde yer alan iş ve görevleri yerine getirmeye elverişli ve yeterli olup olmadığı bir kez daha sorulmuştur.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ara kararı cevabında, konunun 24/09/2025 tarihinde çevrimiçi yapılan Tıp Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi Toplantısında görüşüldüğü, oluşturulan komisyonca gerontoloji ve sosyal hizmet bölümlerinin ders programı ve içerikleri ile Sosyal Hizmet Çekirdek Eğitim Programının (SHUÇEP) incelendiği belirtilerek ilgili Yönetmeliğin Ek-2'sinin "Gerontolog" bölümünün "a)'Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.' maddesine yönelik olarak, Gerontologlar: 'Gerontolojiye Giriş', 'Yaşlı Psikolojisi', 'Gerontolojik Hizmet Planlama', 'Gerontolojide Mesleki Uygulamalar' derslerini almaktalar, bu dersler kapsamında yaşlı bireyin hizmet ihtiyacını değerlendirme ve planlama yapma bilgisi kazandığı görülmekle birlikte 'görüşme yapma' ve 'vaka yönetimi' derslerini almamaktadırlar."; "b)'Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir.' maddesine yönelik olarak, Gerontologlar 'Sağlık Okuryazarlığı', 'Gerontolojik Değerlendirme Yöntemleri', 'Yaşlı Hakları' gibi derslerde sistem analizine ve hizmet sunumuna yönelik bilgi yer almaktadır. Yaşlının tıbbi sosyal ve hukuki süreçleri literatürde kabul gören farklı meslek gruplarından (hekim, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, gerontolog, fizyoterapist, psikolog gibi...) interdisipliner ekip tarafından değerlendirilir. Yaşlının hangi ihtiyacı ön planda ise o meslek grubu düzenlemeleri yapar. (Kapsamlı Geriatri Değerlendirme İnterdisipliner ve Multidisipliner Ekip Kavramları Şahin S ve arkadaşları Türkiye Klinikleri 2018. P.8-11. https://www.turkiyeklinikleri.com/article/en-kapsamli-geriatrik-legerlendirmede interdisipliner -ve-multidisipliner-ekip-kavramlari- 83772 html)"; d) 'Sağlıklı yaşlanmayı sağlamak üzere; sosyal izolasyonun önlenmesine yönelik sosyal ilişki ağlarını güçlendirecek etkinlikler düzenler.' maddesine yönelik olarak, Gerontologlar 'Aktif Yaşlanma', 'Sağlıklı Yaşlanma', 'Gerontolojik Program Geliştirme', 'Yaşlılarda Sosyal Katılım' gibi derslerle sosyal ilişki ağlarının geliştirilmesine yönelik kuramsal bilgi ve uygulama deneyimi kazanabilirler."; g) 'İlgili birimler ile görüşerek ihtiyaç sahibi yaşlının, bakımevine yerleştirilmesini ve/veya maddi yardım almasını sağlar.' maddesine yönelik olarak, Gerontologlar 'Yaşlı Bakım Kurumları Yönetimi', 'Sosyal Hizmet Sistemleri', 'Gerontolojide Kurumsal Yapılar' gibi derslerle yaşlının bakım ihtiyacı ve uygun kurum türleri konusunda bilgi kazanmaktadır." şeklinde görüş bildirildiği, söz konusu cevapta maddeler özelinde yapılan değerlendirmelerden sonra "Geriatri bilim dalı ülkemizde 1980'li yıllarda Cerrahpaşa Üniversitesinde temelleri atılıp sonrasında yaygınlaşan genç bir bilim dalıdır. Artan yaşlı nüfus ve talepleri ülkemizin 2000'li yılların başında karşı karşıya kaldığı bir gerçek olup bu alanda eğitimli personel ihtiyacı dikkat çekmiştir. Gerontoloji bilim dalı 2000'li yılların başında ülkemize filizlenmeye başlamıştır. Heterojen yapıdaki yaşlının ihtiyaçları da farklılıklar göstermektedir. Sıklıkla sağlık, sosyal ve bakım ihtiyaçları iç içe geçmekte ve bir meslek grubunun yanıt vermesi mümkün olmamaktadır. Bu nedenlerle literatürde kabul görülen ve gelişmiş ülkelerde oturmuş hizmet modelinde farklı meslek gruplarından oluşan “İNTERDİSİPLİNER GERİATRİ EKİBİ” yer almaktadır. Interdisipliner ekipte yer alan meslek grupları; hekim, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, gerontolog, diyetisyen, diş hekimi, fizyoterapist, eczacı, podolog, psikolog olarak tanımlanır. Bu ekibi yeri geldiğinde dil ve konuşma terapisti ihtiyaç duyulan diğer meslek grupları da eklenerek multidisipliner daha geniş bir ekip kurulabilir. Yaşlının ihtiyacı sağlık alanında ise ve tedavi gerekiyorsa ekip lideri hekim, bakım gerektiriyorsa hemşire olabilmektedir. İhtiyaca göre farklı meslek grupları daha ön planda görev alabilmektedir. Bu ekip içinde görev tanımlarında benzerlikler keşismeler olabilmektedir. Dava konusu ayrıntılı olarak incelendiğinde görev tanımlarının net olmadığı iç içe geçmelerin olduğu görülmüştür." yönünde genel bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının cevabi yazısında sonuç olarak, "1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da yer alan meslek tanımları göz önünde bulundurulup, gerontologların müfredat içeriklerinin dava konusu düzenlemelerde yer alan; 'a) Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar', 'b) Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir', 'd) Sağlıklı yaşlanmayı sağlamak üzere; sosyal izolasyonun önlenmesine yönelik sosyal ilişki ağlarını güçlendirecek etkinlikler düzenler', 'g) İlgili birimler ile görüşerek ihtiyaç sahibi yaşlının, bakımevine yerleştirilmesini ve/veya maddi yardım almasını sağlar' bazı iş ve görevleri tek başına yerine getirmede uygun olmadığına karar verilmiştir. Ancak konuya diğer sağlık meslekleri ile birlikte ve interdisipliner hizmet bakış açısıyla bakılması ve Sağlık Bakanlığının Sağlık Meslekleri Daire Başkanlığından da görüş alınması önerilir.” kararına varıldığı görülmektedir. Bu çerçevede,
Gerontolog" bölümünün; (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin incelenmesi:
Dava konusu Ek-2’nin “Gerontolog” bölümünün (a) bendinde; “Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, bu düzenlemede yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin, gerontologların mesleki yetki ve sorumluluk alanını aşıp aşmadığı, özellikle geriatrik hizmet planlamasının hangi meslek mensuplarına ait olduğu noktasında toplanmaktadır.
Geriatri, Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatına göre, 65 yaş ve üstü kişilerin tüm sağlık sorunları ve hastalıkları ile ilgili tetkik, tanı, tedavi, takip görevlerini üstlenen ve başarılı yaşlanma sürecini yöneten ve sadece iç hastalıkları uzmanlığının üç yıl süren yan dal uzmanlık alanı olmakla birlikte, yaşlı bireylerin sağlık sorunlarının değerlendirilmesi, tedavi yaklaşımının belirlenmesi ve bu kapsamda sağlık hizmetlerinin planlanması hekimlik mesleğinin çekirdek yetkileri arasında yer almaktadır.
Bununla birlikte 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca da; hastalıkların teşhisi, tedavisi ve bu sürece ilişkin planlamaların yapılmasına dair iş ve işlemler, tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimi almış hekimler tarafından yerine getirilmesi gereken faaliyetlerdendir. Sağlık hizmetlerinin sunumunda farklı meslek mensuplarının katkısının mümkün ve gerekli olduğu kabul edilmekle birlikte, tıp ve uzmanlık eğitimi sırasında kazanılan bilgi, beceri ve tutum çerçevesinde, tıbbi ilke ve yöntemleri uygulayarak birey ve toplumu sağlık sorunlarından, hastalıklardan ve yaralanmalardan koruyucu tedbirleri almaya, tanı, tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları yapmaya ve ortaya çıkan komplikasyonlarda uygun müdahalelerde bulunmaya ilişkin asli yetkinin hekimlere ait olduğu, yönetmelik düzeyindeki düzenlemelerle bu yetkinin dolaylı biçimde dahi devredilemeyeceği açıktır.
Dosya kapsamında alınan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı görüşünde, gerontologların, yaşlı bireyin hizmet ihtiyaçlarını değerlendirmeye ve geriatrik hizmetlere katkı sunmaya yönelik kuramsal bilgi edindikleri, ancak “görüşme yapma” ve “vaka yönetimi” gibi geriatrik hizmet planlamasının temel unsurlarını kapsayan dersleri almadıkları, bu yönüyle geriatrik hizmetin bütüncül ve asli planlayıcısı konumunda bulunmadıkları şeklinde tespitlere yer verildiği, ayrıca değerlendirmede, geriatrik hizmetlerin, literatürde kabul gören biçimiyle interdisipliner ekip çalışması kapsamında yürütüldüğü, ancak bu ekip içinde sağlık ihtiyacının ön planda olduğu durumlarda ekip liderliğinin hekim tarafından üstlenildiği, görev tanımlarında ise yetki sınırlarının açık ve net biçimde ortaya konulmasının zorunlu olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dava konusu düzenlemede yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresi, geriatrik hizmetin hangi kapsam ve içerikte planlanacağını açıkça ortaya koymamakta olup, sağlık, bakım ve sosyal hizmet unsurlarını iç içe geçirecek şekilde geniş ve belirsiz bir anlam içermekte ve uygulamada, geriatrik hizmetin, tıbbi boyutunu da kapsayacak şekilde geniş yorumlanmasına sebebiyet verecek bir nitelik taşımaktadır.
Sağlık alanında görev ve yetkilere ilişkin düzenlemelerin, uygulamada tereddüt ve yetki çatışmasına yol açmayacak açıklıkta ve sınırları belirli biçimde yapılmasının zorunlu olduğu, aksi halde hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin zedeleneceği muhakkaktır. Dava konusu düzenleme ise bu haliyle, gerontologların, geriatrik hizmetlere katkı sunma ve destekleyici roller üstlenme yetkisi ile geriatrik hizmetin asli ve öncelikli planlayıcısı olma yetkisi arasında açık bir ayrım yapmamakta, geriatri uzmanı ile gerontolog arasındaki mesleki görev ve yetkilerin sınırlarını açık ve net bir şekilde belirlememektedir.
Bu itibarla, geriatrik hizmetin planlanmasının, öncelikle bu alanda uzmanlık eğitimi almış hekimlerin yetki ve sorumluluğunda olduğu, gerontologların ancak geriatrik hizmet sürecine katkı sunabilecekleri açık olmakla birlikte, dava konusu hükmün, geriatrik hizmetin en baştan planlanmasını gerontologların görev alanı içine alacak şekilde düzenlendiği, bu yönüyle belirsizlik içerdiği, yanlış anlaşılmalara ve yetki karmaşasına yol açabilecek nitelikte ve üst hukuk normlarında öngörülen mesleki sınırları aşar mahiyette olduğu sonucuna varıldığından, anılan ibarede hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Gerontolog bölümünün dava konusu (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ile "diğer hizmet süreçlerini düzenler" ibareleri ve (f) bendinin incelenmesi:
Dava konusu (b) bendinde yer alan “Yaşlının yararlandığı/yararlanacağı hizmetleri tespit eder ve tıbbi, sosyal, hukuki ve diğer hizmet süreçlerini düzenler, ilgili birimlerle iletişime geçer ve hizmet alanları bilgilendirir." kuralı ve (f) bendinde yer alan "Yaşlının akut sağlık sorunları ve acil bakım ihtiyacında kriz yönetimini sağlar." kuralı ile Yönetmeliğin tamamı birlikte değerlendirildiğinde; bu görevlerin, gerontologlara, tıbbi teşhis ve tedavi yetkisi verilmesi anlamına gelmediği, multidisipliner ekip anlayışı içinde, gerontologların kendi mesleki bilgi ve katkı alanlarıyla sınırlı olarak yürütülecek koordinasyon, yönlendirme ve destek faaliyetlerini ifade ettiği, sağlık hizmetinin sunumunda, somut olayın özelliğine göre hekim başta olmak üzere diğer sağlık meslek mensuplarının sürece dahil olmasının zorunlu olduğu, düzenlemelerin, bu haliyle gerontologlara bağımsız bir tıbbi karar verme yetkisi tanımadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin sağlık hizmetlerinin bütüncül yapısı ve ilgili diğer mevzuat hükümleri birlikte gözetilerek yorumlanmasından, gerontologların mesleki katkı alanlarını aşmadığı, tıbbi yetkilerin devri sonucunu doğurmadığı ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-1/B'sinde yer alan “Anestezi teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümüne eklenen (h) ve (ı) bentlerindeki “sorumluluğunda” ibarelerinin, 2. maddesi ile yeniden düzenlenen esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri” başlıklı bölümün (g) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresinin oy birliğiyle, 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin oy çokluğuyla İPTALİNE,
2. Anılan Yönetmeliğin 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek-1/B’sinde yer alan “Acil tıp teknisyeni” başlıklı bölümün (a) bendindeki “sorumluluğunda” ibaresi ve 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün (b) bendindeki “hizmetleri tespit eder ve tıbbi” ibaresi ile “diğer hizmet süreçlerini düzenler” ibaresi ve (f) bendi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'nin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Dava konusu 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek-2’sine eklenen "Gerontolog" bölümünün (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin incelenmesi:
Dava konusu Ek-2’nin “Gerontolog” bölümünün (a) bendinde, “Yaşlının kendisi, ailesi, bakım vereni ve çevresi ile birincil görüşmeleri yapar, geriatrik hizmeti planlar, takibini yapar ve ilgili birimlerle koordinasyonu sağlar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava konusu (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar" ibaresinin, dosya kapsamında görüşüne başvurulan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının değerlendirmesi de dikkate alındığında, geroontologlara tıbbi teşhis ve tedavi yetkisi verilmesi anlamına gelecek şekilde yorumlanmaması, bu görevin multidisipliner ekip anlayışı içinde, gerontologların kendi mesleki bilgi ve katkı alanlarıyla sınırlı olarak yürütülecek koordinasyon, yönlendirme ve destek faaliyetlerini ifade ettiği şeklinde anlaşılması gerektiği açık olup, sağlık hizmetinin sunumunda, somut olayın özelliğine göre hekim başta olmak üzere diğer sağlık meslek mensuplarının sürece dahil olmasının zorunlu olduğu ve düzenlemenin, bu haliyle gerontologlara bağımsız bir tıbbi planlama yapma yetkisi tanımadığının kabulü gerekmektedir.
Dava konusu düzenlemenin, sağlık hizmetlerinin bütüncül yapısı ve ilgili diğer mevzuat hükümleri birlikte gözetilerek yorumlanmasından, gerontologların mesleki katkı alanlarını aşmadığı, tıbbi yetkilerin devri sonucunu doğurmadığı ve hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, Ek-2’nin “Gerontolog” bölümünün (a) bendinde yer alan “geriatrik hizmeti planlar” ibaresinin iptali istemine yönelik olarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.