Kanun Yararına Bozma: Cezaevinde aramaya karşı çıkan hükümlüye verilen disiplin cezasının infaz hakimliği tarafından hukuka aykırı şekilde iptal edilmesinin Yargıtayca değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir ceza infaz kurumunda aramaya karşı çıkma eylemi sebebiyle disiplin cezası alan hükümlünün cezasının infaz hakimliği tarafından iptal edilmesi ve bu karara karşı savcının yaptığı itirazın ağır ceza mahkemesince reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığının talebiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmasını konu almaktadır; talep, hükümlünün arama sırasında sarf ettiği sözlerin ve gösterdiği direncin disiplin suçu teşkil ettiği, infaz hakimliğinin delil yetersizliği gerekçesiyle iptal kararının ve itirazın reddedilmesinin kurum güvenliği ile uygulama birliği açısından hatalı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ...'nın, aramaya karşı çıkmak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 43/2-b maddesi uyarınca 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 04.10.2024 tarihli ve 2024/1613 sayılı kararına yönelik şikâyetin kabulü ile disiplin cezası kararının iptaline ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/6071 Esas, 2024/6214 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli ve 2024/1583 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 94660652-105-68-715-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve 2025/72127 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve 2025/72127 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, hükümlünün, cezasını infaz ettiği C-1 koğuşunda bulunduğu sırada ceza infaz kurumu görevlilerince genel arama yapılacağının belirtilerek hükümlülerin havalandırmaya çıkmalarının söylenmesi üzerine hükümlü tarafından görevli memurlara hitaben "siz kim oluyorsunuz da sürekli arama yapıyorsunuz, arama dediğin şey ayda bir kez olur, siz üç beş kez arama yapıyorsunuz, ben her gün arama yapılmasını istemiyorum, biz sizin arama yapmanızla uğraşmak zorunda değiliz, bu durum benim iyice canımı sıkmaya başladı" şeklinde sözler sarf etmesi üzerine hümülmlünün görevlilerce sakinleştirilmeye çalışılmasına rağmen söylemlerine devam ettiği biçiminde gerçekleşen olayla ilgili, olayın tanığı olan tutanak mumzilerinin olay tutanağı ile de uyumlu birbirini doğrular mahiyetteki beyanlarda bulunmasına karşın, İnfaz Hâkimliğince aramaya karşı çıkıldığına dair delil bulunmadığı ve disiplin cezasını gerektirir eylemin işlendiğinin sabit olmadığından bahisle disiplin cezasına karşı yapılan şikâyetin kabulü ile disiplin cezasının iptaline ilişkin karara yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, hükümlünün bahsi geçen söylem ve eylemlerinin disiplin cezasını gerektirdiği, eylemin yaptırımsız kalması halinde bu tür davranışların tekrarlamasına yol açabileceği ve kurum güvenliği açısından tehlikeli oluşturabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.2. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.3. Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.4.Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.5. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.6. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde, hükümlünün arama sırasında görevli memurlara karşı "siz kim oluyorsunuz da sürekli arama yapıyorsunuz, arama dediğin şey ayda bir kez olur, siz üç beş kez arama yapıyorsunuz, ben her gün arama yapılmasını istemiyorum, biz sizin arama yapmanızla uğraşmak zorunda değiliz, bu durum benim iyice canımı sıkmaya başladı" şeklinde sarfettiği sözler üzerine kendisine gerekli uyarı ve telkinler yapıldıktan sonra havalandırmaya çıkartıldığı ve aramaya devam edildiği, sarfettiği sözlerin aramaya karşı çıkmak eylemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının kabul edilerek, hükümlünün şikayetinin kabulü ile hükümlü hakkında aramaya karşı çıkmak eyleminden dolayı verilen disiplin cezasının iptaline karar verildiği, kamera kayıtlarına göre de hükümlünün aramaya karşı çıktığına dair bir kaydın olmadığı gibi görevliler tarafından aramaya başlanmasından 57 saniye sonra hükümlünün arama yapılan yerden koğuş avlu kısmına geçtiğinin görüldüğü, hükümlünün fiili olarak arama yapılmasına engel olmak amacıyla gerçekleştirdiği fiili bir hareket olmadığı gibi sarfettiği sözlerin içeriği de dikkate alındığında arama yapılmasına yönelik eleştiri boyutunu aşıp, aramaya karşı çıkma iradesini ortaya koyacak nitelik ve ciddiyette olmadığı anlaşılmakla, "...tutanak mümzilerinin olay tutanağı ile de uyumlu birbirini doğrular mahiyetteki beyanlarda bulunmasına karşın, İnfaz hakimliğince aramaya karşı çıkıldığına dair delil bulunmadığı ve disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiğinin sabit olmadığının" kabul edilmesinin doğru olmadığı, "hükümlünün söylem ve eylemlerinin disiplin cezasını gerektirdiği" gerekçesiyle yapılan hakimin takdir hakkı alanına giren ve takdirde yanılgı yapıldığına, gerekçeye yönelen kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.04.2026 tarihinde karar verildi.