Danıştay 4. Daire, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı nedeniyle hissedarın arsa payının Bakırköy Belediyesi tarafından eksik bedelle satışa çıkarılması işleminin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacının riskli yapı kapsamındaki taşınmazının kat malikleri kurulu toplantısına katılmaması üzerine belediye tarafından hissesinin düşük bedelle satışa çıkarılması işleminin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, bilirkişi raporuyla belirlenen emsal değerin belediyece tespit edilen satış bedelinden yüksek olduğunu tespit ederek işlemin iptaline karar vermiştir; davalı belediyenin, eksik bedelin tamamlanması yerine işlemin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz istemi ise reddedilerek, düşük bedel tespiti nedeniyle satış işleminin iptalinin usul ve hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3070 E.  ,  2025/3122 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3070
Karar No : 2025/3122
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının 11/05/2022 tarihinde satılacağına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Bakırköy Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda özetle; davacının hissesinin m²'sinin idare tarafından 35.000,00 TL olarak tespit edilmesine rağmen, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek raporlara göre, bu bedelin 54.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu nedenle söz konusu taşınmazın piyasa koşullarından eksik ve düşük bedelle satışa çıkarıldığı sonucuna varıldığı belirtilerek, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Mahkeme tarafından davacının hissesinin eksik bedelle satıldığı gerekçesi ile iptal kararı verilmiş ise de, mevzuat gereği eksik bedelin alıcıya tamamlattırılması yönünde karar vererek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2025 tarihinde, kesin olarak, karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının 11/05/2022 tarihinde satılacağına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Bakırköy Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; idare tarafından gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek özellikler ile bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacının arsa payının metrekaresinin 35.000,00 TL'den satışa çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemesince yapılan yargılamada; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 54.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satışa çıkarıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa payının düşük bedelle satışa çıkarıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.