Marka başvurusuna itirazın YIDK tarafından reddi sonrası, mal ve hizmet benzerliği ile iltibas tehlikesi nedeniyle markanın kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı taraf, davalı şirketin tescil başvurusundaki markasının kendi mevcut markalarıyla benzerliği nedeniyle tüketicide iltibas tehlikesi yaratacağını ileri sürerek itirazının reddi kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş; ilk derece mahkemesi markalar arasında farklılık olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak bölge adliye mahkemesi, tarafların markalarındaki "..." ibaresinin asli unsur olarak kabul edilmesi ve özellikle listelenen 35. sınıf perakende/toptan satış hizmetleri bakımından mal/hizmet benzerliği ve iltibas tehlikesi bulunduğu sonucuna vararak, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davanın kısmen kabulüne ve söz konusu hizmetler yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/6413 E.  ,  2026/3071 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI :2023/1526 Esas, 2025/1719 Karar
HÜKÜM :Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2022/423 E., 2023/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarını dayanak göstererek davalı şirketin "...+şekil" ibareli başvurusuna yönelik itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki bir kısım malların satışına ilişkin hizmetlerin müvekkilinin markaları kapsamında yer alan 29, 30... . sınıf mallarla aynı ve benzer olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescili halinde sayılan sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iptali istenilen kararda isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, kullanıldıkları sektörlerin de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında gözle görülür farklılığın bulunduğu, tüketicilerin dava konusu markayı “...” ibareli davacı markalarının bir devamı veya serisi gibi algılamayacağı gibi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağ bulunduğu düşüncesine de kapılmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde belirtilen koşulların gerçekleşmediği ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markasının 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescil edilmek istenildiği, davacının dava aşamasında dayandığı 2000/21305 sayılı markasının 29, 30... . sınıflarda tescilli olmasına rağmen yenilenmemesi nedeniyle hükümden düştüğü, davacının itiraza mesnet olup 30. sınıf emtialarda tescilli olan 2018/78401 sayılı mesnet marka ile başvuru markası arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında, uyuşmazlık konusu 35.5 sınıfta yer alan bir kısım emtialar yönünden iltibas tehlikesinin oluştuğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin asli unsur olduğu, başvurudaki "..." ibaresinin asli unsura vurgu yaptığı ve başvuruya ayırt edicilik kazandırmadığı, bu durumda mal üreten işletmenin, ürettiği malı ticaret mevkiine de çıkartarak satışa konu etmesinin ticari hayatın olağan sonucu olması nedeni ile mal ile aynı/benzer malın satışına özgülenmiş satış/mağazacılık hizmetleri bakımından benzerliğin bulunduğunun kabulünün gerektiği, buna göre dava konusu 2021/080715 sayılı başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”malları bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, bu hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, yukarıda sayılıp da karar yerinde gösterilen hizmetler yönünden YİDK kararının kısmen iptaline ve aynı hizmetler bakımından markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin "..." ibareli marka tescil başvurusuna davacının itirazının reddine dair nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.