Riskli Yapı Tespiti Sonrası 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Bağımsız Bölüm Maliklerinin Arsa Payı Satışına İlişkin İdari İşlemin İptali Talepli Temyiz Başvurusunun Danıştay Tarafından Reddedilmesi.
Özet: 6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilen binalarındaki arsa paylarının satışına ilişkin belediye işleminin geri alınması taleplerinin zımnen reddi üzerine dava açan kat maliklerinin uyuşmazlığının, belediyenin sonraki işlemleriyle konusuz kaldığına hükmeden ilk derece mahkemesi kararının, istinaf ve ardından yapılan temyiz incelemesi sonucu Danıştay tarafından usul ve hukuka uygun bulunarak, temyiz isteminin reddi ve bölge idare mahkemesi kararının oyçokluğuyla onanmasıyla davanın kesinleştiği belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3825Karar No : 2025/3135 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...DİĞER DAVACILAR: 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye BaşkanlığıİSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılarak, aynı İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacıların da bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacıların arsa paylarının 11/06/2021 tarihinde satılacağına ilişkin 21/05/2021 tarihli davalı idare işlemlerinin geri alınması talebiyle yapılan 03/07/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların hissesinin 11/06/2021 tarihinde satılacağına ilişkin işlemden sonra ... tarih ve ..., ..., ... sayılı işlemlerle 2023 yılı fiyat endeksi üzerinden belirlenen 75.000,00 TL/m² bedel üzerinden yeni bir ihale bedeli ve ihale günü belirlediği göz önüne alındığında bakılan davanın konusuz kaldığı, bu nedenle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek,... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ise ... tarih ve E:... K:..., Temyiz No... sayılı karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı ... tarafından; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesine göre temyize tabi olduğu, bu nedenle temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılarak, 11/06/2021 tarihli satış işleminin dayanağı kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararın Mahkeme kararı ile iptal edildiği ve yeniden toplanan kat maliklerinin aldığı karar ile müteahhitle olan anlaşmanın da sonlandırıldığı, bu sebeplerle... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın da bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; satışa konu hissenin bedeli dikkate alındığında, uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b maddesi uyarınca temyize tabi olduğu anlaşıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılarak, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi incelenmeksizin ve davacının duruşma istemi anılan Kanunun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının Üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacıların da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacıların arsa paylarının 11/06/2021 tarihinde satılacağına ilişkin 21/05/2021 tarihli davalı idare işlemlerinin geri alınması talebiyle yapılan 03/07/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmış, yapılan yargılama sonucu ise; davacıların hissesinin 11/06/2021 tarihinde satılacağına ilişkin işlemden sonra ... tarih ve ..., ..., ... sayılı işlemlerle 2023 yılı fiyat endeksi üzerinden belirlenen 75.000,00 TL/m² bedel üzerinden yeni bir ihale bedeli ve ihale günü belirlediği göz önüne alındığında bakılan davanın konusuz kaldığı, bu nedenle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, vekalet ücreti hakkında ise hüküm kurulmamıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtildiğinden, davada haklı çıkan veya davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, diğer yargılama giderlerinin dışında lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Bu durumda; yapılacak değerlendirme sonucu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Mahkemesince buna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı görüldüğünden, temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının eksik hüküm nedeniyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.