İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında öğrenci-üniversite uyuşmazlığını tüketici işlemi sayarak görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna hükmettiği karar.
Özet: Davacının döviz cinsinden düzenlenmiş kambiyo senetlerinden kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin esastan ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi uyuşmazlığın öğrenci-üniversite arasındaki eğitim bedeli alacağından kaynaklanan bir tüketici işlemi olduğuna ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğuna hükmederek, ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddedilerek dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1154 Esas
KARAR NO : 2026/522
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2025
KARAR TARİHİ : 17/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dairesinin sayılı dosyası ile her biri 14.02.2023 keşide tarihli ve 265 USD miktarlı toplam 9 adet kambiyo senedi için 2511,45 USD, üzerinden, ayrıca protesto adı altında, 15.231,74 TL tutarlı alacak için Toplam TL cinsinden 105.771,77 TL, ifa tarihindeki kur üzerinden alacak borç hesabı yapılmak kaydı ile ödeme emri gönderildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 8. maddesi gereğince, sözleşmeler ve ayrıca ödünç para verilmesi için döviz cinsinden kambiyo senedi düzenlenemeyeceğini, Kambiyo senetleri incelendiğinde kambiyo senet bedelinin nakden ahzolunduğu yazılı olduğunu, müvekkillerinin tacir olmadığını ve Davalı alacaklıdan herhangi bir borç para almadıklarını, Davalının ödünç para verme işi ile iştigal eden bir kurum olmadığını taleplerinin yasal olarak kabul edilemeyeceğini, icra takibinin, teminatsız olarak durdurulmasını yapılacak yargılama sonucunda borçlu olmadıklarının tespiti ile ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini, davacı haksız ve hukuksuz işlem yaptığı için %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında tacir–tacir ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkile ait vakıf üniversitesinde eğitim alan bir öğrenci olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuştur. Davacının mezun olduğu ...Üniversitesinde aldığı eğitim karşılığında öğrenim ücretini ödemeyi taahhüt ettiği, ödeme planının Mali İşler Departmanında karşılıklı mutabakatla düzenlendiği, senetlerin davacı tarafından bizzat imzalandığı, herhangi bir para alışverişi iddiasının gerçeği yansıtmadığı, imzalanan bono bedellerinin ödenmemesi üzerine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, müvekkilin kötü niyetli bir işlem yapmadığı, takibin hukuka uygun olduğu, bu nedenle davanın haksız ve dayanaksız bulunduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı öncesi ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda; 09/12/2025 tarihli,... Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 19. Hukuk Dairesi'nin...Esas ... Karar sayılı 13/07/2026 tarihli kararı ile; " Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı ...öğrenci olup uyuşmazlığın davacı öğrenci ...tarafından eğitim bedelinin ödenip ödenmediği hususundan kaynaklandığı, davacının tüketici olarak kabulü gerektiği taraflar arasında tüketici işlemi olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında; istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek verilen kararın HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırılarak, davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine dosya yukarıdaki esas sırasına kayıt edilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemler "tüketici işlemi" kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı biçimde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. fıkrasında da "Tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. fıkrasında da; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi olmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir.
İstinaf kaldırma kararı çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; istinaf ilamında da işaret edildiği üzere, davacı ...'in öğrenci olup, uyuşmazlığın davacı öğrenci ...tarafından eğitim bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davacının davalı karşısında tüketici konumunda bulunduğu, bu niteliği itibariyle de taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dava tarihi itibarıyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri gereğince bu tür davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, bu haliyle; davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-c maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğuna, hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;
2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluklarında gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.17/08/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır