Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatında iskeleden düşme sonucu ölen işçinin maddi ve manevi tazminat davasında asıl işveren-alt işveren sorumluluğunun belirlenmesi ve kusur değerlendirmesi.
Özet: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatında tekerlekli iskeleden düşerek yaşamını yitiren işçinin iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, işveren ve alt işveren şirketler arasındaki kusur ve sorumluluk dağılımı tartışılmakta olup, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrası davalıların istinafı reddedilip davacıların istinafı kabul edilerek ilk kararın kaldırılması ve yeniden kısmen kabul kararı verilmesi üzerine davalılarca temyiz edilen süreç, çoklu taraflı karmaşık bir hukuki uyuşmazlığı yansıtmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/18936 E.  ,  2026/5110 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/185 E., 2024/471 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 55. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1229 E., 2023/646 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalılar ... Mimarlık ... Ltd. Şti. ile ... ... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Mimarlık ... Ltd. Şti. ile ... ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. .. ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kongre ve kültür merkezinin inşaatının dekorasyon, mekanik ve elektrik işlerini (inşaatın ana yüklenicisi olan ... Holdinge bağlı olan) davalılardan ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'nin, diğer davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise kendisine verilen söz konusu işlerden muhtelif ahşap ve sözleşme konusu vesair diğer işlerin yapımını diğer davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, ... işçinin olay tarihinde davalılardan ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sigortalı çalışanı olduğunu, 30.05.2016 tarihinde inşaat devam ederken, ... işçinin tekerlekli ve hareketli iskele üzerinde çalıştığı sırada, iskelenin ayağının boşluğa gelmesi ve iskelenin dengesinin bozulması neticesinde yaklaşık 3 metre yükseklikten düşerek ağır yaralandığını ve birçok kez ameliyat olduğunu, 26.08.2016 tarihinde de tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini, dilekçede açıklandığı üzere, her üç davalının da ağır ve bağışlanamaz kusurlu olduklarını ileri sürerek işçinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı şirketler ile müvekkili şirket arasında sorumluluğuna yol açabilecek herhangi bir ilişki olmadığını, olayda ... işçinin tam kusurlu olduğunu, işverenlerin üzerlerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davalı şirketin iş yaptığı tüm alanlarda kanuni düzenlemelerin üzerinde önlemler aldığını, eğitimleri verdiğini, iş güvenliği ekipmanlarını eksiksiz olarak teslim ettiğini ve kullanımını denetlediğini, sahada gereğinden fazla olacak şekilde organizasyon şemasını kurduğunu, iş kazalarının önlenmesi için gerekli her türlü önlemi aldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, ... işçinin işvereninin davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, tüm yükümlülüğün işveren davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde olduğunu, olayda diğer sorumlunun davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin yapım işini esasen ... Holding'in yüklendiğini, müvekkili şirketin sadece inşaatın mobilya, alçı, iç dekorasyon ve elektrik mekanik bölümlerinin yapımını üstlendiğini, daha sonra bu işleri diğer davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, inşaatın asıl yüklenicisinin ... Holdinge bağlı diğer davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. olduğunu ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasından ilk elden anılan şirketin sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iskelenin yıkılması sonucu meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusuru ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin diğer davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den sözleşme uyarınca bir kısım işi üstlendiğini, işin sahibinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olduğunu, müteahhit şirketin de ... Holding olarak tabir edilen diğer davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, tüm sorumluluğun anılan şirkete ait olduğunu, ... işçinin üzerine çıkıp çalıştığı iskelenin dahi müteahhit tarafından temin edilip ve işletildiğini, müvekkili şirketin işyerine girip, diğer yüklenici tarafından kurulan iskeleyi denetlemesi ya da değiştirmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket açısından illiyet bağının bu maddi imkansızlık nedeni ile kesildiğini, meydana gelen ölüm olayının nedeninin iş kazası değil, uygulanan yanlış tedavi olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılardan ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. ile ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın miktarının tamamının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermesi gerekir iken. bir kısmının ölüm tarihinden, bir kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğunu, davalılar lehine hükmedilen manevi tazminat ret vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesine aykırı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve beyanlarını tekrarla, raporlar arası çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağının ve kusur oranlarının denetlenmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunda hastanın (... işçinin) tedavi sürecinde 02.06.2016 tarihinde taburcu edildiğinin ve 14.06.2016 tarihinde tekrar hastaneye yatışının yapıldığının belirtildiğini, hastanın bu süreçte enfeksiyon kapmış olma ihtimalinin değerlendirilmediğini, ayrıca hastaya (... işçiye) enfeksiyona bağlı komplikasyonlar gelişene kadar antibiyotik tedavisi uygulanmasına ilişkin aynı raporda epikriz özetinde hiçbir bilginin yer almadığını, yine aynı raporda hastanın "oral alımı reddetmesi nedeniyle takılmak istenen feedingi taktırmadığı"ndan bahsedildiğini, kaza ve ölüm hadisesine ilişkin kusurların birleştirilemeyeceğini, bunlar için ayrıca oran hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda davalı müvekkili ile ilgili olarak, iskele yürüyüş yolundaki çukurların imalat sebebiyle olabileceği düşünüldüğünde, çukurun ortaya çıkaracağı riskin değerlendirilmemiş ve önlenmemiş olmasının, kazalının işvereninin müvekkilinin alt işvereni olmasının, müvekkilin kazanın önlenmesi adına gerekli gözetim sorumluluğunu yerine getirmemiş olmasının, iskeledeki eksiklikler giderilmeden kullanılmaya başlanmasını engellememesinin kusur atfına neden olarak belirtildiğini, tanık ifadelerinden taşeronlara karşı önlem alınması için tüm denetimlerin yapıldığının ve uygun bir mekanizma kurulduğunun ve müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerine uygun davrandığının anlaşılacağını, bilirkişilerin, çukurun ortaya çıkaracağı riskin değerlendirilmemiş olduğuna ilişkin görüşünün doğru olmadığını, zira kazanın doğrudan sebebinin çukur olmadığını, iskelenin hareket etmesinin başlı başına bir risk oluşturduğunu ve dolayısıyla tekerleklerinin kilitlenmesi gerektiğini, ... işçiye işgüvenliği eğitimleri verildiği gözetildiğinde, ölen işçinin kusurlu olduğunu, kaldı ki, çukurun imalat sebebiyle orada olan bir çukur olmadığını, bir buat çukuru olduğunu, bu hususun Sosyal Güvenlik Kurumu denetim raporunda da belirtildiğini, bilirkişilerin dosyayı özenle incelemediğini, iskelede bir eksik olduğu iddiasının doğru olmadığını, bu hususu destekler bir delil bulunmadığını, kazanın sebebinin iskelenin tekerleklerinin "kilitlenmemiş" olması olduğunu ve ölen işçinin kusurlu hareketinin kazaya sebebiyet verdiğini, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili işverenin gerçekleşen iş kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin denetleme yükümlülüğünü fazlasıyla yerine getirdiğini, kazalıya gereken tüm iş güvenliği koruyucu malzemelerinin ve gereken tüm eğitimlerin verilmesini sağladığını, işçiye tüm iş sağlığı ve güvenliği talimatlarının tebliğ edildiğini, olay ile ilgili “kaçınılmazlık ilkesi” mucibince müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, tanık beyanlarının savunmayı doğruladığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, PMF 1931 tablosunun kullanılması gerekirken, TRH 2010 tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, cevap dilekçesindeki savunma ve beyanlarını tekrarla, davalının hukuka aykırı bir fiili ve kusuru bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin hukuka aykırı herhangi bir eylemi olmadığından kusuru da olmadığını, davalı müvekkili şirkete kusur atfedilebilmesi için ölenin davalı müvekkili şirkette çalışması gerektiğini, ancak ölen şahsın davalılardan ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, iş kazasının yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri alması gerekenin ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, nitekim, bilirkişi raporunda savunmayı doğrular tespitlerin yer aldığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin yapım işini esasen ... Holdingin yüklendiğini, müvekkili şirketin aldığı işleri diğer davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, işin yürütülmesinde görevli en son şirketin ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu ve olayda davalı müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığından kusur atfının hukuka aykırı olduğunu, davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'ne az kusur yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, kazalının kaza sırasında üzerinde bulunduğu iskelenin ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. tarafından temin edildiği, iskele yürüyüş yolundaki çukurların imalat sebebiyle olabileceği düşünüldüğünde, söz konusu çukurun ortaya çıkaracağı riskin değerlendirilmemiş ve önlenmemiş olmasının, yapısal nedenlerden dolayı olabileceği, kazalının işveren konumundaki ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'nin alt işvereni pozisyonunda olması, ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş.'nin işyerinde kazanın önlenmesi adına gerekli gözetim sorumluluğunu ve iskelede bulunan eksikliklerin giderilmeden kullanılmaya başlanmasını engellenmemesi nedenleriyle kazanın meydana gelmesinde %10 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kusur atfının az olduğunu, davalı müvekkilinini 01.07.2016 tarihli "Muhtelif Ahşap İşleri Yapım Sözleşmesi" ile işleri diğer davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, anılan şirketin aralarında yapılmış olan sözleşmeye binaen ahşap-mobilya işinin sevk ve idaresinde yetkili olduğunu, yapılan işlerde karşılaşılacak riskler ile ilgili gözetim ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediğini, kullanılan iş ekipmanlarının işe uygunluğu ve çalışma ortamının güvenliği açısından alınması gerekli tedbirler konusunda güvenli çalışma usullerini tarif eden yapmaması gerekli davranışları sınırlandıran çalışma talimatları vermediğini ve yeterince bilgilendirilerek güvenli çalışma alışkanlığı kazandırmadan işçileri çalıştırması nedeniyle sorumlu olduğunu, atfedilen kusur oranlarının hatalı ve hakkaniyet aykırı olduğunu, ek raporda, kesinleşen Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/190 Esas, 2019/482 Karar sayılı gerekçeli kararından bahsedilerek, .. ..er ve .. ..'ın kararda belirtilen nedenlerle sorumlu tutulduğu belirtilmesine rağmen, bilirkişilerin kararda yer alan, "olaya sebebiyet veren seyyar iskeledeki eksikliği tespit edip yan denge kollarını yaptırmayan, sözleşmeye göre kontrol teşkilatı kurarak ya da bu teşkilat varsa, bu teşkilatı gereğince çalıştırmayan, denetlemeyen / denetletmeyen dava dışı ... şirket sorumlusu olan .." olduğuna yönelik beyanları dikkate almadığını, kazanın yaşandığı iskelenin asıl yüklenici ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. tarafından kurulduğunu, en temel kusurun kazazedeye ait olduğunu, bilirkişi ek raporunda kazanın oluş nedeninin ölen işçi tarafından seyyar iskelenin üzerine tekerlek frenlerini kapatmadan çıkılması ve çalışılması olduğunun, seyyar iskelenin tekerlek frenlerinin kapatılmış olması halinde seyyar iskelenin yürümeyeceğinin ve ölen işçinini dengesini kaybetmeyip düşmeyeceğinin belirtildiğini, ancak bilirkişinin kusuru dağılımının hatalı olduğunu, dava dışı ..'a az kusur yülenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ek raporunda davalılardan .. Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve firmanın sahibi olan dava dışı ..'a kişisel olarak çok az oranda kusur yüklendiğini, raporda belirtilen tüm bu kusurlu hareketlerine rağmen ... ...'a verilen %3 kusurun az olduğunu, Yüksek Sağlık Şurasından hekim kusuruna yönelik rapor alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılamanın başından beri kaza sonucu yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağının olmadığı/kesildiğinin, zira kazazedenin yatırıldığı hastane tarafından uygulanan yanlış muayene ve tedavilere bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu kazazedenin vefat ettiğinin, bu anlamda kaza sonucu yaralanma ile ölüm olayı arasındaki illiyet bağının kesildiğinin, müvekkili firmanın ölüm olayından sorumlu tutulamayacağının, ölümden kazazedenin tedavisini yürüten hastanenin sorumlu olduğunun, bu anlamda davanın söz konusu hastaneye de ihbarının gerektiğinin savunulduğunu, buna rağmen bilirkişi heyetince, rapor kapsamının ... işçinin ölüm nedeninin değil, iş kazasının meydana gelme nedenlerinin ve bu konuda yasal mevzuat gereği alınması gerekli tedbirlerin neler olduğunun belirtilmesinden ibaret olduğunun belirtildiğini, kazalının ölüm nedeni ile ilgili tespit ve değerlendirmelerde Sağlık Bakanlığının yetkili olduğunu, ölüm nedeninin tespitini yapamayacaklarını, bu konuda yetkili ve ehil olmadıklarını ifade ettiklerini, ölüm olayında yanlış veya eksik muayene ve tedavi nedeniyle dava dışı hastaneye herhangi bir kusur tespiti yapıldığını, mahkeme tarafından da ceza yargılamasında bu konuda inceleme yapıldığından bahisle, hekim kusuruna yönelik yeniden inceleme yaptırılmasına dair taleplerinin reddine karar verildiğini, Mahkemece illiyet bağını kesen bir savunma olması nedeniyle kazazedenin basit bir ayak kırılması olayında nasıl olup da, vefat ettiğinin Yüksek Sağlık Şurasından sorarak ölüm olayında hastane ve/veya hekim kusuru olup olmadığına dair rapor alınarak hüküm kurması gerekirken, eksik inceleme ve davalının savunma hakkını da kısıtlayarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer dosyada kazazedenin kusurunun daha yüksek hesaplandığını, Ankara 27. İş Mahkemesinin 2022/342 Esas sayılı dosyasında alınan 24.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazazede işçiye %30 oranında kusurlu atfedildiğini, kusur oranları kesinleşmemişken aktüerya hesabı yaptırılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, uğranılan zarar ile davalı arasında illiyet bağı bulunmadığını, Ankara 27. İş Mahkemesinin 2022/342 Esas sayılı dosyasında devam eden rucuan tazminat dosyası ile birleştirme veya bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından asgari geçim indirimi eklenerek hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde bu yönde talep olmadığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini, davalı lehine düşük vekalet ücretine hükmedilmesinin ve davacı lehine yüksek vekalet ücretine hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, ıslah öncesi hükmedilen tazminat için faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davacı tarafın ıslah dilekçesinde maddi tazminat için faizle ilgili herhangi bir talebi olmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah edilen kısma faize hükmedilemeyeceğini, manevi tazminatın kişisel zenginleşmeya imkan verecek şekilde yüksek belirlendiğini beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut uyuşmazlıkta, manevi tazminat talebinden reddedilen miktar nazara alındığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi kapsamında manevi tazminat yönünden, hükmedilen ret vekalet ücretinin davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yine talep edilen tazminatlarda kabul/ret oranları nazara alındığında hükmedilen vekalet ücretlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu halde, davalılar ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. ile ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden esastan reddine; davacıların maddi tazminat faiz başlangıcı ile davalılar lehine hükmedilen manevi tazminat ret vekalet ücretine dair istinaf başvurusunun kabulü ..." gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Mimarlık ... Ltd. Şti. ile ... ...A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Mimarlık ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371.maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi.
3. Değerlendirme
A) Davalı ... Mimarlık ... Ltd. Şti. vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalılar ... Mimarlık İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnşaat Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.