Tescilli tarihi yapıda imara aykırılık nedeniyle kesilen idari para cezaları ile aykırılığın giderilmesi için tanınan sürenin hukuka uygunluğunun temyizen incelenmesi.
Özet: Bir gıda ve turizm şirketi, tescilli tarihi bir yapı üzerinde tespit edilen imara aykırı faaliyet nedeniyle belediye tarafından kesilen idari para cezalarına itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi, tespit edilen aykırılık için kesilen ilk cezayı hukuka uygun bulurken, aykırılığın bir ay içinde giderilmemesi halinde uygulanacak ilave yüksek miktarlı cezayı, yapının tarihi eser niteliği ve koruma kurulunun tanıdığı altı aylık sürenin belediyece haksız yere kısaltılması nedeniyle iptal etmiştir. Ancak bölge idare mahkemesi, belediyenin bir aylık süre tanıma ve ceza miktarını hesaplama şeklini mevzuata uygun bularak, ilk derece mahkemesinin ilave cezayı iptal eden kararını kaldırmış ve bu yöndeki davayı reddetmiştir; davacı şirket ise, tescilli tarihi eserlerde yetkinin koruma kurulunda olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/833 E.  ,  2025/3055 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/833
Karar No : 2025/3055
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda ve Turizm Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ... Caddesi, No:... adresinde ve tapunun ... pafta, ... ada ...-... sayılı parsel taşınmaz üzerinde yer alan tescilli yapıda imara aykırı faaliyet tespit edildiğinden bahisle düzenlenen ...tarihli ... Numaralı Yapı Tatil Tutanağına istinaden 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesi uyarınca 3192 Sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasına göre 34.782,00-TL idari para cezasına ve cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde aykırılığın giderilmemesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmemesi durumunda 3192 sayılı Kanunun 42. maddesinin (ç) fıkrası uyarınca ilave 916.030,63-TL idari para cezası kesileceğine ilişkin... tarih ve ...-... sayılı Encümen Kararının, işbu encümen kararında sehven 82 m² olarak zikredilen imara aykırı alanın, yapı tatil tutanağına uygun şekilde 62,5 m² olacak şekilde düzeltilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararının ve encümen kararlarının bildirilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Encümen Kararının 34.782,00-TL idari para cezası kısmında, ilgili mevzuat hükmü ile Mahkemelerinin bakılmakta olan dosyayla bağlantılı olan .../... esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, yapı tatil tutanağında tespit edilen imara aykırılıkların yerinde olduğu ve m2 alanının doğru hesaplandığı, imara aykırılığın tarihi eser niteliğinde olan taşınmazda olması nedeniyle ruhsata bağlanmasının da mümkün olmadığı belirtilerek hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu Encümen Kararının 916.030,63-TL idari para cezası kısmında ise, dava konusu taşınmazın, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında II. Grup eski eser niteliğinde olması dolayısıyla, İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, yapı tatil tutanağında tespit edilen aykırı imalatın kaldırılması için 6 ay süre verilmesine, uygulamanın KUDEP denetiminde yapılmasına, aksi halde adli ve idari işlemler başlatılacağına dair karar verildiği, ancak dava konusu Encümen Kararında aykırılığın giderilmesi için bir aylık süre verildiği, söz konusu taşınmazın korunması gereken tarihi eser niteliğinde olması nedeniyle yıkımın KUDEP denetiminde yapılması gerektiği ve süresinin de altı ay olarak belirlenmesi karşısında, davalı idarece bu sürenin kısaltıldığı anlaşılmakla, tarihi eser olan yapıda bir aylık sürede yıkımın gerçekleştirilmemesi konusunda davacıya kusur atfedilemeyeceğinden dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanun 42. maddesinin 2. fıkrasının ç bendine istinaden para cezası verilmesine dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 916.030,63 TL idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline, davanın 34.782,00-TL idari para cezasına yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise, "Dava konusu Encümen Kararında imara aykırılığın giderilmesi için bir aylık süre verildiği, aykırılığın tebliğden itibaren bir aylık sürede giderilmediği takdirde 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2-ç bendine istinaden ilave para cezasının uygulanacağının bildirildiği, söz konusu encümen kararlarının davacıya 17/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2-ç maddesi uyarınca davalı idarece bir aylık sürenin davacıya tanındığı ve aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsanın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedelin doğru şekilde hesaplandığı" belirtilerek hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle kabulüne, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 916.030,63-TL idari para cezası kısmının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, anılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın tescilli eski eser niteliğinde olması nedeniyle, taşınmaza ilişkin işlemler bakımından Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun yetkili olduğu, yetkisiz idare tarafından verilen idari para cezasının hukuka uygun olmadığı, öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin gerçeğe aykırı olduğu, Mahkeme tarafından dava sonucuna etki edecek iddialara dair gerekçe belirtmediği ve birbiri ile uyumlu 2 uzman görüşü/bilirkişi raporu yerine diğer görüşün neden benimsediğinin temellendirilemediği hususları belirtilerek, usul ve hukuka uygun olmadığından bahisle İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.