Türk Milleti Adına 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacının haksız işten çıkarılan taşeron işçilere ödediği işçilik alacaklarının davalı şirketlerden hizmet sözleşmeleri gereği rücuen tahsiline ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Elektrik üretimi yapan davacı kuruluş, asıl işi dışındaki hizmetleri kamu ihale mevzuatınca dışarıdan temin ettiği davalı şirketlerin işçileri tarafından haksız ve bildirimsiz işten çıkarılan iki çalışana ödediği kıdem, ihbar, yıllık izin ve vardiya ücreti gibi işçilik alacaklarını (toplam 258.827,18 TL), hizmet sözleşmeleri gereği davalılardan rücuen tahsil etmek amacıyla dava açmış, uzman bilirkişi raporları ile her bir davalının sorumlu olduğu miktar belirlenmiştir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/666 EsasKARAR NO : 2025/725HAKİM : ... ...KATİP : ... ... 4- ... - ... ...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 24/09/2024KARAR TARİHİ : 10/10/2025GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 17/10/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Teşekküllerinin asıl işi olan elektrik üretimi dışındaki işleri kamu ihale mevzuatı uyarınca dışardan temin ettiğini, davalı şirketlerin işçisi ... tarafından haksız ve bildirimsiz işten çıkartıldığı, işçilik alacakları istemiyle açılan davada ... .... ... Karar sayılı kararı davanın kabulüne karar verildiği, dava dışı işçi tarafından ... ... ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonrası 31.07.2019 tarihinde 139.955,67 TL ödendiğini; yine dava dışı işçi ... tarafından haksız ve bildirimsiz işten çıkartıldığı, işçilik alacakları istemiyle açılan davada ... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonrası 10.10.2017 tarihinde 118.167,21 TL ve 22.11.2017 tarihinde 704,93 TL toplam 118.872,14 TL ödendi; her iki işçi için toplamda 258.827,18 TL ödendiğini, uzman bilirkişi marifetiyle tarafların işçiyi çalıştırdıkları dönem ile sınırlı olmak üzere davalıların sorumlu olduğu miktarın belirleneceği fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bilirkişi raporu sonrası artırma hakkını saklı tutarak şimdilik davalarını 400,00 TL üzerinden kısmi dava olarak açtıklarını, asıl alacağın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19/08/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunmuş, harcını yatırmıştır.Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.Dava; dava dışı işçi ... ve ... için ödenen işçi alacaklarının yargılama giderleri ile birlikte davalılar ile yapılan hizmet sözleşmesine istinaden rücuen tazminine ilişkindir. Dosya kapsamının işçi alacakları alanında uzman bilirkişiye tevdii ile rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 19/01/2025 tarihli raporda; İnceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak arz ve izah edildiği üzere; Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir tümüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler gereğince, davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve vardiya ücreti ile ferilerinden davalıların sorumlu olduğu; davalı ...'nun ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 4.262,45 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 3.633,95 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 7.896,40 TL, davalı ......Şti 'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 17.161,99 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 17.935,28 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 35.097,27 TL, davalı Ali Benzer+... Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 4.026,90 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 4.208,34 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 8.235,24 TL, davalı ... Ltd.Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 7.616,33 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 7.959,51 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 15.575,84 TL, davalı ... Kimya Ltd. Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 5.496,32 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 5.743,98 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 11.240,30 TL, davalı ... ... Ltd.Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 55.240,44 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 58.712,54 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 113.952,98 TL, ...'a ödenen toplam talep edilebilecek miktarın 93.804,43 TL, ...'e ödenen toplam talep edilebilecek miktarın 98.193,61 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 191.998,04 TL, olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilinin itirazlarını kapsar İş Mahkemesi'nde talep edilen dönemleri içerir ve sadece dava dilekçesinde belirtilen davalılar hakkında rücuen talep edilebilecek miktar yönünden daha önce rapor tanzim eden bilirkişiden rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından sunulan 25/05/2025 tarihli ek raporda; İnceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak arz ve izah edildiği üzere; Hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdir tümüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler gereğince, davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve vardiya ücreti ile ferilerinden davalıların sorumlu olduğu; davalı ...'nun ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 4.591,81 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 3.889,36 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 8.481,17 TL, davalı ...Gıda Ltd. Şti 'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 8.712,36 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 9.045,89 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 17.758,25 TL, davalı ......Şti 'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 18.488,09 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 19.195,85 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 37.683,94 TL, davalı Ali Benzer+... Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 4.338,06 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 4.504,12 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 8.842,18 TL, davalı ... Ltd.Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 8.204,85 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 8.518,94 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 16.723,79 TL, davalı ... ... Ltd.Şti'nin ...'a ödenen talep edilebilecek miktarın 56.546,61 TL, ...'e ödenen talep edilebilecek miktarın 59.954,16 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 116.500,80 TL, ...'a ödenen toplam talep edilebilecek miktarın 100.881,80 TL, ...'e ödenen toplam talep edilebilecek miktarın 105.108,30 TL, toplam talep edilebilecek miktarın 205.990,10 TL, olduğu rapor edilmiştir. Davacı taleplerine göre hesaplamaların yapılması ile ilgili Yargı kararları; “Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin İşçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/687 K. 2021/301 T. 22.9.2021) “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Ayrıca yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, bu hususta yeniden bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ödenen bedelin tamamından son işverenin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/921 K. 2021/1552 T. 17.11.2021) Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği....."hüküm altına alınmıştır. ... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ... .... .... .... .... .... .... Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Yargıtay 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği...." hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan hükme esas alınan bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılan ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçiler ... .... .... 'ın alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının, işçinin yürüttüğü yargılama ve icra takibi süreci sonucunda davacı tarafça ödendiği, mahkememizce incelenen taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmadığı, aksine İş Kanunundan doğan tüm sorumlulukların alt yüklenicilere ait olduğu bildirildiği ,bu durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekli olup,işçinin alt yüklenicilerdeki toplam çalışması 1 yılı doldurmamış olsa bile Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında da belirtildiği üzere , davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile davalı alt işverenlerden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak ve feshe bağlı hakların son işverenle sınırlı olmak üzere hükme esas alınan ek rapor ve davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu ıslah dilekçesi gereği talep ile bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne, -7.896,40 TL'nin davalı ... (... Nakliyat ve Ticaret)'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,-35.097,27 TL'nin davalı ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine,-23.811,08 TL'nin ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine,-113.952,98 TL'nin ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.347,56 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harç ile 3.080,06 TL ıslah harcı olan 3.507,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.839,90 TL harcın 388,95 TL'sinin davalı ...(... Nakliyat ve Ticaret'den, 1.714,94 TL'sinin davalı ...'nden, 1.166,86 TL'sinin davalı ...'nden, 5.569,15 TL'sinin davalı ... ... Proje İnşaat İmalat Montaj Makina Taahhüt Doğalgaz Sistemleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketin'den tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi masrafı, 6.077,50 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 peşin harç ve 3.080,06 TL ıslah harcı toplamı olan 15.012,76 TL yargılama giderinin; 656,06 TL'sinin davalı ...(... Nakliyat ve Ticaret'den, 2.913,47 TL'sinin davalı ...'nden, 1.978,18 TL'sinin davalı ...'nden, 9.465,05 TL'sinin davalı ... ... Proje İnşaat İmalat Montaj Makina Taahhüt Doğalgaz Sistemleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketin'den tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin; 1.311,00 TL'sinin davalı ...(... Nakliyat ve Ticaret'den, 5.823,00 TL'sinin davalı ...'nden, 3.951,00 TL'sinin davalı ...'nden, 18.915,00 TL'sinin davalı ... ... Proje İnşaat İmalat Montaj Makina Taahhüt Doğalgaz Sistemleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketin'den tahsili ile davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin; 166,06 TL'sinin davalı ...(... Nakliyat ve Ticaret'den, 737,58 TL'sinin davalı ...'nden, 500,46 TL'sinin davalı ...'nden, 2.395,90 TL'sinin davalı ... ... Proje İnşaat İmalat Montaj Makina Taahhüt Doğalgaz Sistemleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketin'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde davalı ...... ŞTİ, ... ...... ŞTİ yönünden istinaf yolu açık olmak üzere diğer davalılar bakımından miktar yönünden kesin olarak karar verildi. 10/10/2025Katip ... e-imza Hakim ... e-imza