Danıştay 4. Daire, Adana-Seyhan arazi toplulaştırma projesinde hissedar paylarının hatalı ayrıştırılması nedeniyle iptal edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu tescil ederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Adana-Seyhanda uygulanan arazi toplulaştırma projesi kapsamında belirli bir parsel için yapılan toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, parseldeki mevcut hissedarlar arasındaki uyuşmazlıkların göz ardı edilmesi, hissedarların paylarının hatalı şekilde ayrıştırılması ve tüm hissedarların oranlarına göre ortak paydaş yapılmaması nedeniyle işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmederek iptaline karar vermiş; bu karar bölge idare mahkemesince usul ve hukuka uygun bulunarak onanmış, temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme de bölge idare mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini reddedip kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T AY DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12936Karar No : 2025/2995 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... 4-...VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 07/02/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıların toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselindeki uyuşmazlığın göz ardı edilerek dava konusu kadastro parselde hisse taksimi yapıldığı, yani bu parselin maliklerinin hisselerinin birbirinden ayrıştırıldığı, bunun neticesinde dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin bir bölümünün bu parselden gelen hakedişinin ... ada ..., ... ve ... sayılı parsellerden tahsis edildiği, oysaki dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda aralarında davacıların da bulunduğu ... ada ... sayılı kadastro parselinin maliklerinin bu parseldeki payından dava konusu toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranında kesinti yapıldıktan sonra kadastro parselinin maliklerinin geriye kalan hak edişlerine karşılık kadastro parselin maliklerinin kendilerine tahsisin yapıldığı her parselde hisseleri oranında birlikte paydaş edilmesinin gerektiği, bu doğrultuda dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda kadastro parselin maliklerinin tamamının hisseleri oranında birlikte paydaş yapılması gerekirken bunun yapılmayarak kadastro parselinin maliklerinin bir bölümüne ... ada ..., ... ve ... sayılı parselden tahsisler yapılarak, uyuşmazlık durumu söz konusu olan ... ada ... sayılı kadastro parselin maliklerinin bu parseldeki paylarının birbirinden ayrıştırılmasının ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, yapılan parselasyon ve dağıtım tekniğinin uyuşmazlığın söz konusu olduğu dava konusu kadastro parselin bulunduğu alandaki uyuşmazlığı daha da karmaşık ve çözümsüz hale getireceğinden, dava konusu edilen parsel üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine aykırı olarak tesis edildiği anlaşıldığından, anılan parsel üzerinde gerçekleştirilen dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.