6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, şoförlü transmikser kiralama hizmet sözleşmesinin haksız feshinden doğan cezai şart ve bakiye alacakların tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacı ile davalı arasında imzalanan şoförlü iş makinesi temini hizmet sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı, haksız ve sözleşmeye aykırı biçimde erken feshedilmesi üzerine, davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı ve sağlanan hizmetin bakiye kullanım bedeli alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takiplerine davalının yaptığı itirazların iptali, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepleriyle açılmış olup, mahkemece deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/762 Esas - 2025/770
T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/762 EsasKARAR NO : 2025/770HAKİM : ....KATİP : ....ASIL DAVADADAVACI : ... .VEKİLİ : Av.....DAVALI : ... ...BİRLEŞEN ... 6. ATM 2024/763 ESAS SAYILI DAVADADAVACI : ....VEKİLİ : Av....DAVALI : ... .....DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 08/11/2024KARAR TARİHİ : 04/11/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan 17.08.2023 tarihli sözleşme ile 4 adet transmikser müvekkilice şoförü ile birlikte davalı hizmetine tahsis edildiğini, bahsi geçen araçların davalı tarafça bir süre kullanıldığını, puantaj kayıtları ve yakıt belgeleri mevcut olduğunu, araçların davalı tarafça kullanıldığını buna ilişkin olarak da müvekkilice fatura tesis edildiğini, davalı tarafa teslim edildiğini, Davalı tarafça faturanın hizmet edimi gibi itirazsız ve eksiksiz şekilde teslim alındığını, ve kabul edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederken davalı tarafça sözleşmenin tek taraflı ve gerekçesiz şekilde 17.09.2023 tarihinde feshedildiğini, müvekkiline ait araçların şantiyeden çıkartıldığını, sözleşmenin 19/08/2023 tarihinde başlayıp 19/03/2024 tarihinde sona ermek üzere 7 ay süreli olarak tesis edildiğini, davalının sözleşmeyi feshetmesi haksız ve tek taraflı olmakla birlikte her halükarda sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmede tayin edilmiş olan 15 gün önceden yazılı bildirimde bulunulma koşulu yerine getirilmediğini, müvekkilinin erken fesih nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin, sözleşme ile taraflarca tayin edilmiş olan cezai bedele ilişkin olarak müvekkilinin davalı taraftan alacağı olduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/51442 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini ve icra takibi de durduğunu, dava konusu alacağın sözleşmede kararlaştırıldığını, kesin ve net olarak belirlenebilir ve likit olduğunu, davalı borçlu, likit alacağa karşın icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz edilen meblağın % 20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini gerektiğini, beyanla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/51442 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanmış olan 17.08.2023 tarihli sözleşme ile 4 adet transmikserin şoförü ile birlikte davalı hizmetine tahsis edildiğini, araçların davalı tarafça kullanılmış olup buna ilişkin olarak da müvekkilince fatura tesis edilerek davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça faturanın itirazsız ve eksiksiz şekilde teslim alınmış olup kabul edilmiş olduğunu fakat taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etmekte iken davalı tarafça sözleşme tek taraflı ve gerekçesiz şekilde 17.09.2023 tarihinde feshedilerek müvekkiline ait araçların şantiyeden çıkartıldığını, davalı tarafça şoförlü araç kirası alacağına ilişkin her ne kadar kısmi ödeme yapılmış ise de bakiye kısmın ödenmediğini, taraflarınca bakiye alacağın tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/51444 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız şekilde itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, beyanla, davalının ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/51444 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER -İcra takip dosyaları,-Sözleşme,-Fatura,-Ticari defter ve kayıtları,-Bilirkişi raporu,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl dava; şoförlü iş makinesi temini konusunda akdedilen hizmet sözleşmesinin bildirimsiz (erken) feshinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup; birleşen dava ise aynı sözleşme kapsamında tanzim edildiği ileri sürülen faturaya dayalı olarak bakiye sözleşme(hizmet) bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "ASIL DAVA BAKIMINDAN; Taraflar arasında düzenlenen 17.08.2023 tarihli sözleşmenin 12. Maddesi gereğince kiracı sözleşme süresinin bitiminden ya da iş bitiminden 15 gün önce kiraya verene yazılı olarak haber vereceği, aksi takdirde 15 günlük süre çalışılmış olarak kabul edilip faturaya ilave edileceği, belirlenmiş olup, kiracının 1 sözleşmeyi feshettiği iddia olunan 17.09.2023 tarihinden 15 gün Önce davacı kiraya verene bildirimde bulunduğuna ilişkin belgeye rastlanmadığından sözleşmenin 12. Maddesinin uygulanması Sayın mahkemece kabul edilmesi halinde 15 günlük 112.500,-TL.den 4 iş makinası için toplam 540.000,-TL.KDV dahil erken fesih bedeli hesaplandığı,BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; Taraflar arasında düzenlenen 17.08.2023 tarihli sözleşmenin 12. Maddesi gereğince davalı kiracının 19.08.2023 tarihinde başlayıp sözleşmenin fesih tarihi olan 17.09.2023 tarihine kadar 1 aylık süre faaliyette bulunduğu, 1.080.000,-TL.lik e-fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafından banka havalesi olarak 16.10.2023 tarihinde 900.000 .-TL ödendiği ve bakiye olarak 180.000,-TL lık kira bedeli alacağın kaldığı" hususları belirtilmiştir.Asıl ve birleşen her iki dava itirazın iptali türünde ikame edilmiş olup, asıl davaya konu ... 1. Genel İcra 2024/51442 Esas sayılı dosyanın takip talebinde borcun sebebi olarak sözleşmeye dayanıldığı ve erken fesih kira bedeli şeklinde açıklandığı, birleşen davaya konu ... 1. Genel İcra 2025/51444 esas sayılı dosyanın takip talebinde ise faturaya dayanıldığı görülmüştür.İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve birleşen davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin birleşen dava yönünden takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)Anlatılanlar çerçevesinde somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi niteliğindeki akdi ilişki bakımından davalı tarafça açıkça bir imza inkarında bulunulmadığı, davacı tarafından tanzim edilen takip konusu faturaya davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, tarafların alış ve satış bildirimlerinin birbiri ile mutabık olduğu, yine davalı tarafından banka havalesi ile ksımen(900.000 TL'lik) ödemede bulunulduğu, davalı tarafından defter ibrazından kaçınıldığı, davacı yanın defter kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu hususları hep birlikte gözetildiğinde davacının akdi ilişkinin varlığı ve teslim olgusunu ispatladığı kanaat edilmiştir.Yapılan açıklamalar kapsamında davacı tarafça akdi ilişkinin varlığı ispatlanmış kabul edilmekle;Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Talep sözleşmenin 12. Maddesine konu yazılı bildirimin yerine getrilmemesi nedeniyle czai şart istemine ilişkindir.Sözleşmenin değinilen 12. Maddesi: "KİRACI sözleşme süresinin bitiminden ya da iş bitiminden 15 (onbeş) gün önce KİRAYA VERENE yazılı olarak haber verecek. Aksi takdirde bu 15 günlük süre çalışılmış olarak kabul edilip faturaya ilave edilir." şeklindedir.Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesi (Ahde Vefa- Pacta Sunta Servanda) yanında sözleşme serbestisi ilkeleri kabul edilmiştir. Bu kurala göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalı ve hükümlerine riayet edilmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi hukuki güvenlik, doğruluk ve dürüstlük kuralının bir gereği olarak, sözleşme hukukunun temel ilkelerinden biridir. Karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, edimler arasında mevcut olan denge şartlarının sözleşmenin tümü, birlikte yorumlanarak değerlendirilmelidir. Borçlar Kanunundaki genel kural; tarafların bu sözleşme ile gerçek ve ortak amacın varlığını ortaya koyabilecek şekilde bir düzenleme ve yorum, tüm sözleşmede belirlenen amaç da gözönüne alınarak yapılmalıdır.6098 sayılı Kanun'un cezai şartı düzenleyen 179. Maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." hükmünü içermektedir.Aynı Kanunun 182/1 maddesinde; "Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler." denilmekte ise de bu serbestlik sınırsız değildir. Maddenin son fıkrasında yer alan; "Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" hükmü gereğince, hakim taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olup olmadığını re'sen incelemek, fahiş ise ceza miktarını tenkis etmekle ( indirmekle) görevlidir. Bunun sonucu olarak aşırı görülen cezai şartın indirilmesinde tazmin ve ceza dengeli olarak korunmalıdır. Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını doğrudan görevinden ötürü saptamalıdır. TTK'nın 22. Maddesi uyarınca ise; Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.Diğer yandan TTK'nın 18/2. Maddesi uyarınca Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.Anlatılan ilkeler ışığında somut olayda taraflar tacir olup, basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülükleri de gözetildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları tartışmasız olup yine dosya kapsamına göre sözleşmenin kararlaştırılan süresinden önce davalı tarafça feshedildiği sabittir. Davalı tarafça sözleşme feshedilirken, sözleşmenin 12. Maddesinde kararlaştırılan 15 gün önceden bildirim koşulunun yerine getirildiğine dair bir savunma veya delil bulunmadığından, aynı maddede kararlaştırıldığı üzere 15 günlük sözleşme bedeline isabet eden cezai şart istemi yerinde görülmüştür. Bu itibarla asıl davaya konu icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına dair davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte asıl davaya konu takip alacağının cezai şarta ilişkin olduğu anlaşıldığından, Y. 11 HD.'nin 08/11/2019 Tarihli, 2019/4025 Esas ve 2019/7000 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere cezai şart alacağının kural olarak likit vasfı olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Talep bakiye iş bedeli için faturaya dayalı olup, yukarıda anlatılan ilkeler çerçevesinde; davacı tarafından tanzim edilen takip konusu faturaya davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, tarafların alış ve satış bildirimlerinin birbiri ile mutabık olduğu, yine davalı tarafından banka havalesi ile ksımen(900.000 TL'lik) ödemede bulunulduğu, davalı tarafından defter ibrazından kaçınıldığı, davacı yanın defter kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu hususları hep birlikte gözetildiğinde davacı lehine olan karinenin çürütülemediği neticeten davacının akdi ilişkinin varlığı ve hizmet teslim olgusu ile faturaya konu alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.) Hal böyle olunca, birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, yine alacağın likit olduğu nazara alınarak kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerleA)Asıl Dava Yönünden:1-Davanın KABULÜ ile; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/51442 Esas sayılı takibine, davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynı koşullarla devamına,2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gereken 36.887,40 TL karar ve ilam harcından 6.521,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.365,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.521,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.949,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 885,00 TL tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.885,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 86.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve Bakanlık ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,B)Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/763 Esas Sayılı Dava Yönünden:1-Davanın KABULÜ ile; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/51444 Esas sayılı takibine, davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynı koşullarla devamına,2-Kabul edilen alacağın (180.000,00-TL'nin), %20'si oranında hesaplanan 36.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 12.295,80 TL karar ve ilam harcından 2.173,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.121,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.173,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.601,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 210,00 TL tebligat ve dosya giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025Katip ... Hakim .... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR