Danıştayın, imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan katı atık yönetimi katkı payı uyuşmazlığında tahkim şartının geçerliliği ve idari yargı görevi konusunda önemli hukuki tespitler içeren içtihat metni.
Özet: Davacı şirketin, entegre katı atık yönetimi imtiyaz sözleşmesi uyarınca büyükşehir belediyesine ödemesi gereken %10,8 oranındaki katkı payı ihtarlarının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin uyuşmazlığın sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle idari yargı görevine girmediği yönündeki kararları, davalı idarenin tahkim yolunun henüz yürürlüğe girmediği ve bu sebeple idari yargının görevli olduğu iddiaları üzerine temyize taşınarak, esasen sözleşmenin tahkim hükmünün geçerliliği ve idari yargının görev alanı konularında bir hukuki ihtilafın varlığını ortaya koymaktadır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12044 E.  ,  2025/3052 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12044
Karar No : 2025/3052
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılarak ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, "İmtiyaz Devri Yapmak Suretiyle Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesi ile Evsel Katı Atıkların Taşınması ve Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi İşi" kapsamında 06/05/2020 tarihinde davalı idare ile akdettiği sözleşmenin 25. maddesi uyarınca 2021 yılında işletmeye aldığı tesislerden elde ettiği tüm gelirlerin toplamı üzerinden ödemesi gereken %10,8 oranındaki katkı payı bedelinin ödenmesi, aksi takdirde hakkında yasal işlem başlatılacağı yönündeki ihtara ilişkin Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin ... tarih ve E-(...)-... sayılı işlemi ile ... tarih ve E-(...)-... sayılı işleminin iptalleri istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin 25. maddesinin uygulanmasından doğan ve çözümü aynı Sözleşme'nin 28. maddesi dahilinde "tahkim yolu"na bağlanan somut uyuşmazlığın idari yargı yerlerinde incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiş; söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ise aynı İdare Dava Dairesinin 03/01/202 tarih ve E:2022/1919, K:2022/2009, Temyiz No:2023/2 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu miktarın temyiz sınırının üzerinde olduğu, ayrıca uyuşmazlığın çözümü için öngörülen tahkim yolunun yürürlüğe girmediği, uyuşmazlığa konu imtiyaz sözleşmesinin 28. maddesinde düzenlenen tahkim maddesi uyarınca taraflar arasında tahkim sözleşmesi imzalandığı, bu tahkim sözleşmesinin 15. maddesine göre, sözleşmenin yürürlüğe girebilmesi için Büyükşehir Beldiye Meclisince onaylanması gerektiği, ancak Büyükşehir Belediye Meclisinin ise bu yönde bir kararının bulunmadığı, uyuşmazlığın kaynağının sözleşme hükümleri olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yönden incelenmesinin ve görevli yargı yolunun bu çerçevede değerlendirilmesinin gerektiği, görev yönünden ret kararının usule aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve uyuşmazlığın, Danıştay'ın ilk derece sıfatıyla bakması gereken tahkim yolu öngörülmeyen imtiyaz sözleşmesi hükümlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı şirket tarafından, "İmtiyaz Devri Yapmak Suretiyle Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesi ile Evsel Katı Atıkların Taşınması ve Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi İşi" kapsamında 06/05/2020 tarihinde davalı idare ile akdettiği imtiyaz sözleşmesinin 25. maddesi uyarınca 2021 yılında işletmeye aldığı tesislerden elde ettiği tüm gelirlerin toplamı üzerinden ödemesi gereken %10,8 oranındaki katkı payı bedelini ödemediğinden bahisle; söz konusu bedelin ödenmesi, aksi takdirde hakkında yasal işlem başlatılacağı yönündeki ihtarlara havi olmak üzere tesis olunan işlemlerin iptalleri istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dosyada bulunan yeminli mali müşavir tarfından tanzim olunan 13/12/2022 tarihli rapora göre davacı şirketin 2021 yılı mali karının 8.960.659,36-TL olduğu, yine dosyada bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğünün 10/05/2022 tarihli tahakkuk belgesine göre davacı şirketin 2021 yılı katkı payı bedelinin ise 6.074.847,03 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen miktarlar gözetildiğinde, uyuşmazlığın konusu itibarıyla 2577 sayılı Yasa'nın 46. maddesinde belirtilen (2021 yılı-192.000,00-TL, 2022 yılı-261.000,00-TL, 2023 yılı-581.000,00-TL) temyiz sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından, temyiz yoluna başvurulabilecek kararlar arasında yer aldığı sonucuna varılarak, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak, davalı idarenin esasa yönelik temyiz istemi incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E... K:..., Temyiz No:... sayılı kararının oybirliğiyle KALDIRILMASINA,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, "İmtiyaz Devri Yapmak Suretiyle Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesi ile Evsel Katı Atıkların Taşınması ve Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi İşi" kapsamında 06/05/2020 tarihinde davalı idare ile akdettiği sözleşmenin 25. maddesi uyarınca 2021 yılında işletmeye aldığı tesislerden elde ettiği tüm gelirlerin toplamı üzerinden ödemesi gereken %10,8 oranındaki katkı payı bedelinin ödenmesi, aksi takdirde hakkında yasal işlem başlatılacağı yönündeki ihtarlara ilişkin işlemlerin iptallerine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un, bir idari sözleşme olan kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların idari davalara konu edilebileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı davalar arasında tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaların da sayıldığı açıktır.
Olayda; dava konusu işlemlerin dayandığı "İmtiyaz Devri Yapmak Suretiyle Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesi ile Evsel Katı Atıkların Taşınması ve Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi İşi"ne dair 06/05/2020 imza tarihli sözleşmenin "Tahkim" başlıklı 28. maddesinde; "Bu sözleşmenin uygulanmasında ortaya çıkan ve 60 (altmış) gün içinde tarafların müzakere yoluyla uzlaşmaya varamadıkları her türlü uyuşmazlık, 21 Ocak 2000 tarih ve 4501 sayılı 'Kamu Hizmetleri İle İlgili İmtiyaz Şartlaşma Ve Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklarda Tahkim Yoluna Başvurulması Halinde Uyulması Gereken İlkelere Dair Kanun' hükümleri dairesinde ve ekli 'Tahkim Sözleşmesi' uyarınca çözümlenir." hükmüne yer verildiği, bu sözleşmesinin 28. maddesine dayanılarak taraflar arasında 06/05/2020 tarihinde imzalanan Tahkim Sözleşmesinin 15. maddesinde de "tahkim sözleşmesinin, Büyükşehir Belediye Meclisinin onay kararının kesinleşmesini takiben imtiyaz sözleşmesi ile birlikte yürürlüğe gireceği"nin düzenlendiği, davalı idarenin temyiz dilekçesinin ekinde ise Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı yazısıyla Tahkim sözleşmesinin 15. maddesine istinaden alınmış herhangi bir Meclis Kararının bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda; uyuşmazlığın Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin uygulanmasından doğduğu, yukarıda belirtildiği üzere bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan tahkim sözleşmesinin ise; yürürlüğe girmesi için belirlenen Büyükşehir Belediye Meclisince onaylanmasına ilişkin şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından, bakılan uyuşmazlığın tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davalar kapsamında ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'ın görevinde olduğu oyuyla temyize konu kararın bozulması gerektiğinden aksi yönde verilen Dairemiz kararına katılmıyorum.