Danıştay, gümrük uygulamalarında geçerliliğini yitiren ordinoların 67 Seri Nolu Damga Vergisi Genel Tebliği kapsamında damga vergisine tabi tutulmasının iptali davasını görüştü.
Özet: Bir gümrük müşavirliği firması, gümrük uygulamasından kalkan "ordino" isimli belgenin 67 seri numaralı Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile yeniden damga vergisine tabi tutulmasının Anayasal vergilendirme ilkeleri ile Türk Ticaret Kanununa aykırı olduğunu iddia ederek ilgili tebliğ bendinin iptalini isterken; davalı idare ve mahkeme görüşleri, damga vergisinin kanunen belirlenmiş kağıtlardan alındığını, tebliğin yalnızca yeniden değerleme oranlarını ilan ettiğini ve bir belgenin pratikteki kullanımının sona ermesinin hukuki yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini belirtmektedir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/940 E.  ,  2025/5052 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/940
Karar No : 2025/5052
DAVACI : ... Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı (... Başkanlığı)
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin iptali istemine ilişkindir.
DAVACININ İDDİALARI: "Ordino" isimli belgenin 1615 sayılı Eski Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca eşyanın gümrükten çekilmesine ilişkin olarak düzenlenen bir belge olduğu, 04/11/1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile ordino uygulamasına son verilip konişmento ibrazının esas alındığı, konişmentonun ayrıca damga vergisine tabi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1228. maddesi uyarınca taşımaya konu eşyanın teslimi sırasında konişmentodan başka bir belge talep edilemeyeceği, mevzuatta yer almayan bir belgeden vergi alınamayacağı, tebliğ hükmünün iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Dava açma süresi geçirilmiş olduğundan, davanın usul yönünden reddi gerektiği, dava konusu tebliğin idari davaya konu olabilecek düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, tebliğ hükümlerinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na Ek (1) sayılı Tablo'da yer alan düzenlemelere uygun olarak çıkarıldığı, damga vergisinde vergiyi doğuran olay kağıtların düzenlenmesi şeklinde gerçekleştiğinden tarafların vergiye tabi kağıdı düzenlememesi durumunda verginin doğmayacağı bu nedenlerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden; vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin ancak kanunla konulup değiştirilebileceği ve kaldırılabileceğine ilişkin Anayasal kural gereğince, Kanunla damga vergisinin konusu olarak kabul edilmiş kağıtların artık uygulamada kullanılmadığından bahisle verginin konusu dışında tutulamayacağı ve davalı idarece 67 seri No'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile 2023 yılı başından itibaren uygulanacak maktu damga vergilerinin ve nispi damga vergilerinin azami hadlerinin üst hukuk normlarına uygun olarak yeniden değerleme oranı dikkate alınmak suretiyle ilan edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüldüğünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ:
Dava; 30/12/2022 tarih ve 32059 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare, 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin; idari davaya konu olabilecek genel düzenleyici işlem niteliğinde olmadığını ve süresinde dava açılmadığını iddia etmekte ise de; dava konusu Tebliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. bendinde; bu Tebliğin amacının, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan azami tutarın ve Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergilerin yeniden değerleme oranına göre belirlenerek tespit ve ilan edilmesi olduğunun belirtildiği ve anılan Tebliğin Resmi Gazetede yayımlandığı ve yurt çapında uygulandığı dikkate alındığında dava konusu Tebliğin Danıştay Kanunu'nun 24/1-c maddesi kapsamında olduğu ve davacı tarafından 24/01/2023 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü'nce kayda alınan dilekçe ile süresinde dava açıldığı anlaşıldığından davalı idarenin usule ilişkin bu iddialarına itibar edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Vergi Ödevi" başlıklı 73. maddesinin 3. fıkrasında; "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun; 1. maddesinde; Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde; vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı kurala bağlanmıştır.
İhtilafa konu olayda, "Ordino" isimli belgenin yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca eşyanın gümrükten çekilmesine ilişkin olarak düzenlenen bir belge olduğu, 04/11/1999 tarihli resmi gazetede yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile ordino uygulamasına son verilip konişmento ibrazının esas alındığı, konişmentonun ayrıca damga vergisine tabi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1228. maddesi uyarınca taşımaya konu eşyanın teslimi sırasında konişmentodan başka bir belge talep edilemeyeceği, mevzuatta yer almayan bir belgeden vergi alınamayacağı iddialarıyla; 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin ancak kanunla konulup değiştirilebileceği ve kaldırılabileceğine ilişkin Anayasal kural gereğince, Kanunla damga vergisinin konusu olarak kabul edilmiş kağıtların artık uygulamada kullanılmadığından bahisle, Tebliğ ile verginin konusu dışında tutulması veya yeniden değerleme oranının uygulanması kapsamı dışında tutulması mümkün değildir.
Kaldı ki, damga vergisine tabi olan bir belgenin, yürürlükten kaldırılan Kanun nedeniyle artık düzenlenmiyor olması, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın gerçekleşmemesine bağlı olarak, mükelleflerin işlemlerinde bu belge nedeniyle daha önce ödedikleri damga vergisini artık ödememeleri sonucunu doğuracaktır. Damga vergisine tabi olmasına karşın düzenlenmemiş ve artık düzenlenmeyecek olan bir belgenin damga vergisi mükellefiyeti açısından bir sorumluluk doğurmayacağı da izahtan varestedir.
Bu nedenle ihtilaf konusu 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir yanının olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin “e) Ordinolar” bendinin iptali istemiyle 24/01/2023 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü'nce kayda alınan dilekçe ile süresinde dava açıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Vergi Ödevi" başlıklı 73. maddesinin 3. fıkrasında; "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği, 3. maddesinde; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, 9. maddesinde; Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisinden müstesna sayılacağı, 10. maddesinde; damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide ise kağıtların mahiyetlerinin esas olduğu, belli para teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği, mükerrer 30. maddesinde; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu vergilerin (Maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılacağı ve bu suretle hesaplanan vergi tutarının 10 Yeni Kuruşa kadarki kesirleri dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.
Yine damga vergisine tabi kağıtları düzenleyen 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na Ek (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında “e) Ordinolar" düzenlemesi; damga vergisinden istisna kağıtları düzenleyen, anılan Kanun'a Ek (2) sayılı Tablonun "I. Resmi işlerle ilgili kağıtlar" bölümünde "B) Resmi dairelerden kişilere verilen kağıtlar" başlığı altında ise "7. Resmi dairelerin kumpanya ve acentalara gönderecekleri ordinolar." ifadesi bulunmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde; vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil ettiği açıklanmış; mükerrer 298. maddesinin B bendinde de Yeniden Değerleme Oranı; yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı şeklinde tanımlandıktan sonra bu oranın Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edileceği hüküm altına alınmıştır.
30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünün “2. Ticari Belgeler” başlığı altında “e) Ordinolar”ın 2023 yılı için damga vergisi 2,20-TL olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden davacı tarafından; "Ordino" isimli belgenin 1615 sayılı Eski Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca eşyanın gümrükten çekilmesine ilişkin olarak düzenlenen bir belge olduğu, 04/11/1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile ordino uygulamasına son verilip konişmento ibrazının esas alındığı, konişmentonun ayrıca damga vergisine tabi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1228. maddesi uyarınca taşımaya konu eşyanın teslimi sırasında konişmentodan başka bir belge talep edilemeyeceği, mevzuatta yer almayan bir belgeden vergi alınamayacağı iddialarıyla; 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarece; ilgili tebliğin idari davaya konu olabilecek düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı ileri sürülmesine rağmen, dava konusu tebliğ maddesi ile 2023 yılı için ordinolar üzerinden alınacak damga vergisinin belirlendiği görüldüğünden, bu maddenin hukuk düzeninde etkili, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Anayasa'nın 73/3. maddesinde kabul edilen vergilerin kanuniliği ilkesi uyarınca, vergilerin ancak kanunla konulup değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) Sayılı Tabloda yer alan kağıtların damga vergisine tabi olduğu, söz konusu verginin kağıtların düzenlenmesiyle doğacağı, maktu veya nisbi olarak alınacağı, mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu vergilerin (Maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılacağı, yeniden değerlendirme oranının, değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olduğu ve bu oranın Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edileceği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ek (1) sayılı tablonun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında “e) Ordinolar" düzenlemesine yer verilmek suretiyle ordinoların damga vergisi kapsamında kabul edildiği ve 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünün “2. Ticari Belgeler” başlığı altında “e) Ordinolar”ın damga vergisinin 2023 yılı için 2,20-TL olarak belirlendiği sonucuna ulaşılmaktadır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na Ek (1) tablonun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında “e) Ordinolar" düzenlemesine yer verilmekle ordinoların damga vergisine tabi tutulduğu, anılan Kanunda yer alan maktu vergilerin o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılacağına ilişkin emredici hüküm gereğince, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)'nca yayımlanan genel tebliğ ile 2023 yılı için uygulanacak maktu damga vergileri ve azami damga vergisi tutarlarının belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda, vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin ancak kanunla konulup değiştirilebileceği ve kaldırılabileceğine ilişkin Anayasal kural gereğince, Kanunla damga vergisinin konusu olarak kabul edilmiş kağıtların artık uygulamada kullanılmadığından bahisle verginin konusu dışında tutulamayacağı ve davalı idarece üst derece hukuk normlarına uygun olarak düzenleme yapıldığı dikkate alındığında; 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinde yürürlüğe giren 67 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin Eki (1) Sayılı Tablo’nun “III. Ticari İşlemlerde Kullanılan Kağıtlar” bölümünde “2. Ticari Belgeler” başlığı altında bulunan “e) Ordinolar” bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte her ne kadar 6762 sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunu dönemindeki bir uyuşmazlığa ilişkin olsa da; başvurucu şirket tarafından yurt dışından ithal edilen malların liman idaresince "Yük Teslim Talimat Formu"nun (ordino) ibraz edilmediğinden bahisle teslim edilmemesi sonucu mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuruya yönelik Anayasa Mahkemesinin 26/06/2018 tarih ve Başvuru Numarası:2015/13851 sayılı kararında; "64. Aynca talep konusu emtia halihazırda depoda durduğu için başvurucu Şirketin malik olduğunu iddia ettiği bu emtianın vasıtasız zilyetliğine hala ulaşabilmesi imkan dahilindedir. Başvurucu Şirket, her ne kadar emtianın teslimi için gerekli olan ordinoların artık uygulamada geçerliliğinin kaldırıldığını belirtmiş ise de taşıyanların imzalayarak yükün teslimine rıza gösterdiklerini ifade ettikleri ve yük teslim talimat formu, yük teslim belgesi, etiketli konişmento veya ordino gibi farklı isimler verilen bu belgeler hukuki geçerliliği bulunmayan belgelerden olmayıp ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli ve gerekli belgeler olduğu hususunda bir uzlaşı bulunmaktadır." ifadelerine yer verilmiş ve ordinoların uygulamada geçerliliği kaldırılmış ise de; hukuki geçerliliği bulunmayan belgelerden olmadığı vurgusu yapılmıştır.
Nitekim damga vergisinde, vergiyi doğuran olay 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenmesiyle gerçekleştiğinden, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtildiği üzere uygulamada ordinonun düzenlenmemesi durumunda damga vergisi doğmayacağı da açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca alınması gereken ...-TL maktu karar harcından peşin yatırılan ...-TL karar harcının mahsubuyla kalan ...-TL maktu karar harcının davacıdan tahsiline, gereği için Vergi Dairesi Müdürlüğüne harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, varsa artan posta gideri avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.