Danıştay 9. Dairenin, muvazaalı taşınmaz satışlarından kaynaklanan gerçek kazanç oluşmaması nedeniyle vergi borcu ödeme emrinin kısmen iptali kararı.
Özet: Davacının vergi borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davada, Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kısmen onamış ve kısmen bozmuştur; adli yargı kararlarıyla muvazaalı olduğu tespit edilen taşınmaz satışlarından gerçekte kazanç elde edilmediği gerekçesiyle bu satışlara dayalı katma değer vergisi, gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi vergi alacaklarının hukuka aykırı olduğuna hükmederken, ödeme emrindeki diğer vergi borçları ile özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun bulunduğuna karar verilmiştir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/3715 E.  ,  2025/4171 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3715
Karar No : 2025/4171
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen cezalı tarhiyatları ihtiva eden ihbarnameler ile dayanak vergi inceleme raporlarının 18/03/2021 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiği, ancak davacı tarafından anılan ihbarnamelere karşı da dava açılmayarak anılan amme alacaklarının kesinleştiği, bu haliyle usulüne uygun ihbarname tebliğine karşın ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla amme borçlusu adına ödeme emri tanzim edilebileceği görülmekle birlikte, davacı tarafından ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülen iddiaların tarhiyat aşamasında değerlendirilerek çözümlenmesi gereken nitelikte bulunduğu ve bu aşamada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının "Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel" üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışlarından kaynaklı kısım haricindeki 2015 ve 2016 yıllarındaki taşınmaz satışlarından kaynaklanan kısmı için Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan, istinaf isteminin reddi gerektiği, ödeme emrinin, Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışlarından kaynaklı kısma yönünden: bahsi geçen taşınmazların davacı tarafından 14/10/2016 tarihinde alınıp 15/11/2016 tarihinde satışının gerçekleştirildiğinden hareketle matrah hesaplandığı görülmekle birlikte, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararları sonucunda, alış ve satış işlemlerinin muvazaalı yapıldığı sonucuna varılarak, Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışlarına ilişkin yapılan tasarrufların iptaline karar verildiği, bu durumda, davacı tarafından alış ve satışı gerçek anlamda yapılmayan taşınmazlardan dolayı kayıt ve beyan dışı bırakılmış bir kazanç bulunmadığından, söz konusu taşınmaz satış tutarlarından hareketle hesaplanan 2016/Kasım dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve bağlı gecikme faizinin tamamı ile 2016 yılı gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve bağlı gecikme faizinin bahsi geçen taşınmaz satış tutarları düşülmek suretiyle hesaplanacak kısmında hukuka aykırılık, fazladan hesaplanıp istenilen tutarda ise hukuka uygunluk görülmediği, 2016/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezasının ise yine söz konusu altı adet taşınmaz satış tutarları düşülmek suretiyle hesaplanacak tutar üzerinden bir kat vergi ziyaı cezasının istenilmesi gerektiği, öte yandan, 2016 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının, 16 adet taşınmaz satışı tutarına katma değer vergisinin ilavesi suretiyle bulunan 2.684.430,00 TL üzerinden %10 oranında uygulanmak suretiyle bulunduğu ve bulunan 268.443,00 TL'nin ilgili yıl için kesilecek cezanın toplam tutarının 110.000,00-TL'yi geçemeyeceği düzenlemesi esas alınmak suretiyle 110.000,00-TL olarak istenildiği görüldüğünden ve ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışları toplamı katma değer vergisi dahil 624.180,00 TL'nin toplam hesaplanan satış tutarından düşülmesi sonucunda bulunan 2.060.250,00 TL'nin %10'u 206.025,00 TL olduğundan ve ilgili yıl için belirlenen azami ceza tutarının üstünde kaldığından, 110.000,00 TL özel usulsüzlük cezası tutarının istenilmesinde hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek davacı istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının; uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının "Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel" üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışlarından kaynaklı kısım haricindeki 2015 ve 2016 yıllarındaki taşınmaz satışlarından kaynaklanan kısmı ile 2016/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezasının bahsi geçen taşınmaz satış tutarları düşülmek suretiyle hesaplanacak tutar üzerinden bir katı tutarı ile özel usulsüzlük cezası yönünden istinaf isteminin reddine, ödeme emrinin kalan kısımları yönünden istinaf isteminin kabulü ile kararın buna ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenmesine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden; davacının 2015 ve 2016 yılında gayrimenkul satışları nedeniyle elde ettiği gelirleri beyan etmediği ve mükellefiyet tesis ettirmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporları doğrultusunda re'sen tarh edilen 2015 ve 2016 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine, gelir vergilerine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin 18/03/2021 tarihinde bizzat davacının kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından ihbarnamelere karşı süresinde dava açılmayarak kamu alacaklarının kesinleştiği, söz konusu kamu alacaklarının vadesinde ödenmemesi üzerine de cebren tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince; bahsi geçen taşınmazların davacı tarafından 14/10/2016 tarihinde alınıp 15/11/2016 tarihinde satışının gerçekleştirildiğinden hareketle matrah hesaplandığı görülmekle birlikte, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararları sonucunda, alış ve satış işlemlerinin muvazaalı yapıldığı sonucuna varılarak, Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 10 ve 11 no'lu bağımsız bölüm satışlarına ilişkin yapılan tasarrufların iptaline karar verildiği, bu durumda, davacı tarafından alış ve satışı gerçek anlamda yapılmayan taşınmazlardan dolayı kayıt ve beyan dışı bırakılmış bir kazanç bulunmadığından ödeme emri içeriği borçların söz konusu bağımsız bölüm satışlarından kaynaklı kısım yönünden "borcum yoktur" kapsamında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısmın iptaline karar verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda; Bölge İdare Mahkemesi kararında atıf yapılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulması sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunun görüldüğü ancak temyiz başvurusunun henüz Yargıtayca sonuçlandırılmadığı, yine Bölge İdare Mahkemesi kararında atıf yapılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulması sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine geri gönderilmesine karar verildiği ve Mahkemece henüz bir karar verilmediği, taşınmazın aynına ilişkin olarak verilmiş kesinleşmiş bir yargı kararının mevcut olmadığı, ayrıca, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarını ihtiva eden ihbarnamelerin 18/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmemesi nedeniyle amme alacaklarının kesinleştiği ve davacı tarafından tarhiyat aşamasına ilişkin olarak ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında bu aşamada ödeme emrine karşı açılan davada değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.