İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, eczacının kanunen tacir vasfı taşımaması nedeniyle itirazın iptali davasında görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesine sevk etmiştir.
Özet: Bir şirket tarafından, bir eczacı aleyhine, ticari satıştan doğan 1.859,29 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, mahkeme, eczacılık mesleğinin özel yasal düzenlemeleri gereği eczacıların Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılmadığını ve dolayısıyla uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını tespit ederek, kendi görev alanına girmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1414 Esas
KARAR NO : 2019/1464
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2018
KARAR TARİHİ: 24/12/2019
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirket ile davalı arasında yapılan ticarete istinaden faturalara dayalı cari hesap ekstresinde görünen bakiye alacak miktarı olan 1.859,29.-TL’yi tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu,
Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinde başlamak kaydıyla asıl alacağa ticari reeskont faizi işletilmesine, davalı aleyhine % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava aşamasında, davalı vekilliğinden istifa eden davalı vekili, cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunmuştur.
Dava; İİK 67/2 uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası getirtilip incelenmiştir.
Mahkememizce ...'na müzekkere yazılmış, SMM bilirkişiden, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Ticari hayatın ve ona paralel olarak ticaret hukukun kendine has bazı özellikleri vardır. Bu sebeple TTK'da bazı davalar, "ticari dava" özel olarak ayrıca düzenlenmiş ve bu davalara ticari hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir. TTK'da düzenlenen hususlar ticari iştir. Ayrıca, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller de ticari işlerdendir. (TTKm3)
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki başlık altında incelenir.
Mutlak ticari davalar, TTK'da (madde 4, 1/a) belirtilen davalar mutlak ticari davadır. Mutlak ticari davaların hangileri olduğu, esas olarak, TTK'da gösterilmiştir; ayrıca diğer kanunlarda da bazı davalar, mutlak ticari dava olarak nitelenmiştir.
Taraflar arasında ortaya çıkan bir uyuşmazlığın, ticari işletme ile ilgisi olması halinde, bu davalar da ticari dava olarak kabul edilmektedir.
Başka bir ifadeyle, ticari işletme ilgisi olmayan bir hukuk davası, ticari dava değildir ve bu dava, kural olarak (madde 2) Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girer; buna karşılık taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa, tacirler arasındaki her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili dava, (TTK madde 4, 1 ilk yarım cümle) nispi ticari davadır.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davalının eczacı olduğu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 1 ve 19 maddelerinde görüldüğü üzere, eczacılık halk sağlığını ilgilendiren ilaçların hazırlanması ve satışını yapan, özel eğitim gerektiren meslek olup, meslekleri dışında da başka bir iş veya ticaret yapamayacaklarından, reklam ve kampanya yapamayacağından, tüm bunlar Türk Ticaret Kanununun tacir olmanın getirdiği haklara ve sorumluklara da tabi olmayıp, kanun anlamında tacir olmadığını gösterdiğinden, mahkememizin görev alanına girmediği anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-HMK'nın 20.maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
Dair davacı vekili ile davalının yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345 maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı