Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali Davası: Pay Sahibinin Bilgi ve İnceleme Hakkı İhlali, Muhalefet Şerhi Engeli ve Şeffaflık İddialarına İlişkin Gerekçeli Karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir azınlık hissedarının, davalı şirketin 20/12/2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalini talep ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına işlenmemesi, bağımsız denetim raporunun sunulmaması, yönetim kurulu ibrasında usulsüzlükler ve diğer gündem maddelerindeki çeşitli ihlaller gibi gerekçeler öne sürdüğü, davalı şirketin ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini ve davacının şirketi sekteye uğratma amacı taşıdığını savunduğu bir ticari şirket genel kurul kararı iptali davasına ilişkindir.

T.C. ............... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/128 Esas - 2026/50

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...............
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/128 Esas
KARAR NO : 2026/50
.................x
....................x.
......................x.
...............x............x
...........x.........x...........x
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/02/2022
KARAR TARİHİ : 22/01/2026
KARAR Y. TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin %1,875645 pay sahibi olduğu davalı şirketin 20/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, yasaya açıkça aykırı bu genel kurul kararının yürürlüğünün durdurulması için tedbir kararı verilmesini, öncelikle genel kurul toplantısından önce müvekkilinin defalarca inceleme ve bilgi alma hakkına dayanarak talepte bulunduğunu, ancak davalı şirketin müvekkilinin inceleme ve bilgi alma hakkına mani olduğunu, ............... 2 Noterliği'nin 15/12/2021 tarih ve 20565 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile inceleme ve bilgi alma hakkı doğrultusunda davalıdan belgeler istendiğini, fakat davalı şirketce müvekkiline belge verilmediğini, bu hususun genel kurul sırasında sürekli dile getirildiğini, ancak gerekçe sunularak taleplerinin reddedildiğini, genel kurulda müvekkilinin temsilcisi Av. ............'un genel kurulun 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.a, ve 10. maddelerinde olumsuz oy kullandığını, müvekkilinin olumsuz oy kullanmasına ilişkin gerekçesini toplantı tutanağına yazmak istediğini ancak bu talebinin kabul görmediğini, sadece genel kurula önergeleri ekletebildiğini, davalı şirketin müvekkilinin bilgi alma ve inceleme talebini reddetmesi sebebi ile TTK 447. maddesi uyarınca müvekkilinin muhalefet şerhine rağmen karara bağlanan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.a, ve 10. maddelerinin iptalinin gerektiğini, yine gündemdeki maddeler yönünden 3. maddede müvekkilinin bilgi alma hakkının engellenerek paydaşlık hakkının kısıtlandığından kararın iptali gerektiğini, 4.gündem maddesinde 2019 yılına ait gündemde madde bulunmasına rağmen 2019 yılına ait karar alınmadığını, bu nedenle maddenin iptalinin gerektiğini, toplantı sırasında önerge verildiğini, somut bir neden bildirilmeden taleplerinin reddedildiğini, bu bağlamda alınan kararların iyi niyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde şeffaflık ilkesi doğrultusunda alındığının belirlenmesi için bilirkişi marifeti ile belirlenmesi ve kayıtların dosyaya kazandırılması gerektiğini, gündemin 5 maddesi yönünden, müvekkilinin bağımsız denetim raporunu toplantı öncesinde ve toplantıda şirketten ve genel kuruldan talep etmesine rağmen kendisine verilmediğini, bu nedenle raporun dosyaya kazandırılarak bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasını istediklerini, gündemin 6.maddesi ile yönetim kurulunun ibra edildiğini, ibra sırasında yönetim kurulu üyesi .............. yerine ..............'in oy kullandığından alınan kararın yoklukla malul olduğunu, yine yönetim kurulunun ibrası için müvekkilinin paydaşlıktan kaynaklanan haklarının tam ve doğru, şeffaf nitelikte açıklanması gerektiğini, bu nedenle maddenin görüşülmesinin ertelenmesini talebinin iyi niyete aykırı olarak talebinin reddedildiğini, gündemin 7.maddesi yönünden, müvekkilinin vermiş olduğu önergenin hiçbir gerekçe olmadan reddedildiğini, önergedeki hususlar açıklanmadan müvekkilinin olumlu oy kullanması mümkün olmadığından maddenin iptali gerektiğini, gündemin 8 maddesi yönünden, ........'ın şriketin hakim ortağı olduğu, müvekkilinin pay sahipliğinden doğan haklarını kullanmasını engellediğini, şeffaf ve dürüst yönetim ilkesinin tam olarak uygulanabilmesi.............'ın yönetiminde mümkün olmayacağını bu nedenle bu maddenin iptali gerektiğini, 20/12/2021 tarihinde gerçekleşen genel kurulun gündeminde yer alan müvekkilinin muhalefet şerhine rağmen görüşülüp karara bağlanan 9, 9a ve 10. maddelerinin yürürlüğünün tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasına, yargılama sonucunda da aynı genel kurulda karara bağlanan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.a, ve 10. Karar numaralı kararlarının iptaline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava süresi içerisinde açılmadığından hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin %4 hissedarı olup, şirketin işleyişini sekteye uğratmak amacıyla her sene genel kurulda alınan kararların iptali için dava açtığını, müvekkili şirketin 42 yıldır ülke çapında faaliyet alanı konusunda öncü şirketlerden olduğunu, genel kurulun 9.maddesinde alınan kararın genel kurulun devredilemez görevlerinden olmadığını, kar payı dağıtımının yapılacaksa organizasyonu konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, gündemin 9.a maddesi ile yönetim kurulu üyelerine aylık 25.000,00-TL huzur hakkı verilmesi yönündeki kararın gündeme madde eklenmesi sureti ile verildiğini, şirketin cirosu ve ticaret hacmi nazara alındığında miktarın fahiş olmadığının açık olduğunu, bu nedenle talebin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının bilgi alma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddialarını asla kabul etmediklerini, nitekim davacının dava dilekçesinde tüm belgelerin mail yolu ile gönderildiğini kabul ettiğini, davacının şirketten ayrıldığı tarihten itibaren süregelen anlaşmazlık nedeniyl eaçılan genel kurul iptal davalarının hukuki değil şahsi amaç taşıdığını, somut olayda tedbir kararı verilmesini gerektirecek yasal bir sebep olmadığını beyan ederek, davanın ve tedbir isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Davalı şirketin ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı olarak ............... ili, Altındağ ilçesinde faaliyet gösterdiği, davalı şirketin 20.000.000 adet hissesinin 375.129 adedinin davacıya ait olduğu, davalı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak 20/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısına pay sahibi.............'ın asaleten, diğer hissedarlar ........., .............. ve ............'ın ise vekaleten olmak üzere tüm hissedarların katıldığı anlaşılmıştır.
............... 2. Noterliği'nin 15/11/2021 tarih ve 25165 yevmiye numaralı ihtarnamesinde; davacı tarafından davalı şirket lehine keşide edildiği, ihtarnamede "Sayın Muhatap, Müvekkil, muhatap şirketin ortağıdır. Muhatap şirketin yönetim kurulu tarafından 20.12.2021 tarihinde şirket genel kurulu yapılacağı müvekkile bildirilmişti Anılan bildirimde, finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu ve yönetim kurulu kar dağıtım önerisinin şirket merkezinde incelemeye açık tutulacağı da bildirilmiştir. Ancak 20.12.2021 tarihinden önce anılan bilgi ve belgeler incelenmek istenmiş, tarafınıza şifahi olarak bildirim de bulunulmuşsa da bu bilgi ve belgeler müvekkile iletilmemiştir. Müvekkilin genel kurula gerekli incelemeleri yapmadan, şirketin işleyişine dair tam ve şeffaf bir şekilde bilgi sahibi olmadan genel kurula katılması, müvekkilin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasını engellediği gibi genel kurulun toplantısının amacına uygun bir şekilde işlemesine engel teşkil etmektedir. Şirketin sağlıklı işleyişi, müvekkilin ortaklık haklarının zarar görmemesi ve ilgili yasal mevzuat ışığında, Müvekkilin pay sahibi olduğu şirkete dair,
1- Şirket finansal tabloları,
2- Bilanço ve gelir tabloları,
3- Konsolide finansal tabloları,
4- Yönetim kurulu 2018-2019 ve 2020 yıllarına ait faaliyet raporlarının,
5- Yönetim kurulunun 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin kar dağıtım önerisinin,
6- Şirket stok durumunun,
7- Şirket envanterinin,
8- Mizan ve muavin gibi yardımcı kayıtların,
9. Banka ekstrelerinin,
10- Nakit akış tablolarının,
11- Yasal düzenlemeler ışığında stok affından yararlanılıp yararlanılmadığının yararlanıldı ise hangi koşullarda yararlanıldığının,
12- Yasal düzenlemeler ışığında matrah artırımı yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise hangi koşullarda yapıldığının,
Tarafımıza yazılı olarak bildirilmesi, örnek istenen taleplerde ise ıslak imzalı ve kaşeli birer örneğin tarafımıza iletilmesini, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile, yasal mevzuat kapsamında, ihtar eden müvekkil adına bildiririm." hususunun ihtar edildiği görülmüştür.
Davalı şirketin dava konusu 20.12.2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ikinci paragrafında "Pay sahibi olan ............'a 23.11.2021 tarihli (RRO7067827434 Barkod No) PTT GÖLBAŞI Şubesinden taahhütlü mektupla toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi suretiyle süresi içinde yapılmıştır. Ayrıca üç pay sahibine ise 01.12.2021 tarihinde elden imza karşılığı tebliğ yapılmıştır." denilmiştir.
Davalı şirkete ait yönetim kurulu karar defterinin incelenmesinde; söz konusu defterlerin ............... 63. Noterliğince 07.01.2021 tarih 00658 yevmiye no ile açılış tasdikinin yapılmış olduğu, yönetim kurulu karar defterinde kayıt ve imza altına alının davalı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait 22.12.2021 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağındaki 1,2 ve 11 inci maddeler hariç diğer maddelerin;
"Madde 3- 2018-2019-2020 yılı Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu okundu. ............'ın vekili ............'un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. Önerge 19.624.871 adet oy çokluğu ile kabul edilmedi, reddedildi. Yıllık faaliyet raporlan müzakere edildi. Müzakereden sonra oylamaya geçildi. Rapor oylamaya sunuldu. ............'ın vekili ............'un 375.129 adet karşı oyuna karşılık, 19.624.871 adet kabul oyuyla uygun görülerek onaylandı.
Madde 4- 2018 ve 2019 yıllarına ait Bilanço Gelir Tablosu hesapları okundu. ............'ın vekili ............'un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. Önerge 19.624.871 adet oy çokluğu ile kabul edilmedi, reddedildi. 2018 ve 2020 yıllarına ait Bilanço Gelir Tablosu hesapları yeniden müzakere edildi. Oylamaya sunuldu, ............'ın vekili ............ 375,129 adet karşı oy kullandı yapılan oylama sonucu 19.624.871 adet oy çokluğu ile onaylandı.
Madde 5- 2019 yılına ait BOBI FRS' ye göre hazırlanan Bilanço - Gelir tablosu hesaplarının ve Bağımsız Denetim raporları (........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından hazırlanan) okundu, incelendi. ............' ın vekili ............' un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. Önerge 19.624.871 adet oy çokluğu ile kabul edilmedi, reddedildi. Raporun müzakeresine geçildi. Müzakereden sonra oylamaya geçildi. Rapor oylamaya sunuldu. ............'ın vekili ............'un 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet kabul oyuyla uygun görülerek onaylandı.
Madde 6- 2018-2019-2020 yıllan faaliyetlerinden dolayı Yönetim kurulunun ibra Maddesine geçildi. ............' m vekili ............' un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. 2.532.120 adet oy kullanıldı. ............'un 375.129 adet önergeyi kabul oyuna karşılık 2.156.991 adet oy çokluğu ile önerge kabul edilmedi, reddedildi. Yönetim Kurulunun ibra maddesine geçildi. Müzakere edildi. ......... ve ............'ın vekilleri oylamaya katıldı. ............ 'ın vekili ............'un 375.129 adet ibra edilmemesi olumsuz oyuna karşılık ......... vekili ..............'in 2.156.991 adet olumlu kabul oyuyla ve oy çokluğuyla ibra edildi. Yönetim Kurulu üyelerinin .........'ın vekili ve diğer asil üye.............. bu ibra maddesinde oy kullanmadı.
Madde 7- Gündemdeki 7. maddeye geçildi. Şirketimizin 2020 yılı hesap dönemindeki finansal raporlarının denetlenmesi kapsamındaki faaliyetlerini yürütmek üzere, Bağımsız Denetçi, olarak ........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'nin seçilmesi görüşüldü. ............' m vekili ............'" un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. 19.624.871 adet oy çokluğuyla önerge kabul edilmedi, reddedildi. Şirketimizin 2020 yılı hesap dönemindeki finansal raporlarının denetlenmesi kapsamındaki faaliyetlerini yürütmek üzere, Bağımsız Denetçi olarak ........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'nin seçilmesi müzakere edildi. Oylamaya geçildi. ............'ın vekili ............ 375.129 adet karşı oy kullandı. Yapılan oylama sonucu karşı oya karşılık 19.624.871 adet kabul oyu ........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'nin seçilmesi Kabul edildi.
Madde 8- Yönetim Kurulu seçimine geçildi. ............' ın vekili ............' un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. ............!'un 375.129 adet kabul oyuna karşılık 19.624.871 adet oy ile önerge kabul edilmeyerek reddedildi, önümüzdeki 3 yıllık dönem için Yönetim kurulu üyeliğine............." ın seçilmesi için sözlü öneri yapıldı. ............'ın vekili ............ 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet oy çokluğu ile Yönetim Kurulu üyeliğine 3 (üç) yıl sure ile görev yapmak üzere............. seçilmesi kabul edildi.
Madde 9- 2018-2019-2020 yıllarına ait kârın dağıtılıp dağıtılmaması maddesine geçildi. ............' m vekili ............'un 3 adet önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. ............'un 375.129 adet kabul oyuna karşılık 19.624.871 adet oy ile önerge kabul edilmeyerek reddedildi. 2018- 2019-2020 yıllarına ait kârın dağıtılıp dağıtılmaması maddesi müzakere edildi. ......... vekili Av. ..........' in yeni bir önerge sundu. Önerge okundu ve müzakere edildi. Bu önerge doğrultusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi için onaya sunuldu. Müzakere edilen 3 yıl için karlarından hangi oranda ve ne miktarda ve hangi zamanlarda ödenmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi önerisi, ............'ın vekili ............ 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet kabul oyuyla ve oy çokluğuyla kabul edildi.
Madde 9.a- ......... vekili Av. ..........'in yeni bir önerge verildiği görüldü; Yönetim Kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesini gündeme almak ile ilgili önerge müzakere edildi. ............'ın vekili ............'un 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet kabul oyu ile önerge gündem maddesi olarak oy çokluğu ile kabul edildi. Önerse okundu. Önersede söz konusu olan Yönetim Kurulu üyelerine 25.000.-TL (YirmibeşbinTL) huzur hakkı verilmesi ile ilgili önergeye ............'ın vekili ............'un 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet kabul oyuyla ve oy çokluğu ile kabul edildi.
Madde 10- Yönetim Kurulu Üyelerine T.T.K.' un 395 ve 396. maddelerinde yazılı işlemlerin yapabilmeleri hususunda yetki verilmesine maddesine geçildi. ............'ın vekili ............!'un önerge verdiği görüldü. Önergede ilgili bölüm okundu. Müzakere edildi. Oylamaya sunuldu. ............'un 375.129 adet kabul oyuna karşılık 19.624.871 adet oy ile önerge kabul edilmeyerek reddedildi. Yönetim Kurulu Üyelerine T.T.K." un 395 ve 396. maddelerinde yazılı işlemlerin yapabilmeleri hususunda yetki verilmesi, ............'ın vekili ............ 375.129 adet karşı oyuna karşılık 19.624.871 adet kabul oyu oy çokluğu ile Kabul edildi" şeklinde kayıtlanarak imzalandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesine ekli genel kurul toplantı tutanağı altında "............'ın vekili ............'un yukarıda maddelerde bahsi geçen, her madde için (1.2. ve 11. Maddeler hariç) olan önergesi alındı. Tutanak ekine eklendi. Muhalefet şerhi verdiği 1. 2. ve 11. Maddeleri hariç diğer maddelere muhalefet ettiğne dair şerh yazıldı. ............'a da bir kopyası verildi" ifadesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden alınan 29/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda ve 13/10/2025 tarihli ek raporunda; "Davanın, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirkete ait yasal tutulması zorunlu ticari defterler ile kayıtların usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu, açılış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu; TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve kayıtların defterler arasında birbirini doğruladığı, HMK madde 222'ye göre davalı lehine delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, Davalı şirketin 20.12.2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kuruluna ait toplantı günü ve gündemin davacıya zamanında bildirildiğinde çekişmenin olmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu MADDE 437 IV - Bilgi alma ve inceleme hakkı “ (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir....(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.” Şeklinde hükmün olduğu; 22.11.2021 tarih 10456 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 518 inci sayfasında davalı şirkete ait genel kurul toplantısına davet ilanında ; “.. finansal tablolar bir yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları, ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi genel kurul toplantısından önce şirket merkezinde ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacaktır...” şeklinde ilanı ve ayrıca da davacı taraf vekilince keşide edilen ............... 2. Noterliğinin 15.11.2021 tarih ve 25165 yevmiye numaralı ihtarnamesindeki; - “...Muhatap şirketin yönetim kurulu tarafından 20.12.2021 tarihinde şirket genel kurulu yapılacağı müvekkile bildirilmiştir. Anılan bildirimde, finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu ve yönetim kurulu kar dağıtım önerisinin şirket merkezinde incelemeye açık tutulacağı da bildirilmiştir...” şeklindeki beyandan; davacının, mali ve finansal tablo ve diğer raporları şirket merkezine gelerek gerekli incelemeleri yapabileceği bilgisine sahip olduğu, ancak; davacının anılan ihtarname ile finansal tablo ve raporları bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması gerekçesi ile ıslak imzalı olarak davalı şirketten talep etmiş olduğunun da sabit olduğu, davacı vekilinin 21.04.2025 tarihli delil dilekçesi beşinci paragrafındaki; “Tarafımıza mail yolu iletilen bilanço ve gelir gider tablolarının incelenmesinde, bilançolarda dipnotlar, Yıl sonu stok ve envanterleri, mizan ve muavin kayıtları, banka ekstreleri, kanuni defter ve belgelere ulaşılamamıştır...” şeklindeki beyanından davacı şirket tarafından davacı tarafa mail yolu ile bilanço ve gelir gider tablolarının iletilmiş olduğunun da sabit olduğu, Davalı şirketin genel kurul ilanı ve davacı tarafa taahhütlü mektup ile yapmış olduğu bildirimden işbu davaya konu finansal tablolar ve diğer raporların bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması bakımından incelenmesi için şirket merkezinde hazır tutulduğunun tarafların kabulünde olduğunun açık olduğu, ancak davacının, söz konusu mali tablo ve raporları ihtarname ile ıslak imzalı olarak talep ettiği anlaşılmış olup davalı şirketin ise davacıya elektronik posta/mail yolu bilanço ve gelir gider tablolarını iletmiş olduğu görülmüş olmakla birlikte davacı tarafın yukarıda 4 üncü maddede ayrıntılı olarak arz ve izah edilen ............... 2. Noterliğinin 15.11.2021 tarih ve 25165 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edilen bilgi ve belgelerin davacı tarafa kağıt ortamında ıslak imzalı olarak teslim edileceğini-edildiğini ya da bu talep ile ilgisini gösterir yasal tutulması zorunlu defter ve kayıtlarda herhangi bir karar, kayıt ve sair belgeye belgelere rastlanmadığı bildirilmiş; bilirkişi ek raporunda davalı şirkete ait yönetim kurulu karar defterinde; 1,2 ve 11. Maddeler hariç diğer maddeler için davacı temsilcisi tarafından tüm maddeler için önerge verildiği, önergenin görüşülüp oy çokluğu ile reddedildiği görülmüş olmakla birlikte ancak davacı vekilince oy çokluğu ile alınan kararlara muhalefet şerhi konulduğuna dair davalı şirkete ait yönetim kurulu karar defterinde her hangi bir şerhe rastlanmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davadaki uyuşmazlık, davalı şirketin ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı olarak ............... ili, Altındağ ilçesinde faaliyet gösterdiği, davalı şirketin 20.000.000 adet hissesinin 375.129 adedinin davacıya ait olduğu, ........'ın 15.067.880, .........'ın 2.156.991, ..............'ın 2.400.000 olduğu, davalı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak 20/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısına ilişkin 16/11/2021 tarihli yönetim kurulunun toplanarak gündem maddelerinin belirlendiği, karar defterinde Yönetim Kurulu Başkanın............. ile Yönetim Kurulu Başkan vekili ..............'ın imzalarının bulunduğu, dava konusu olan 20/12/2021 tarihli genel kurul toplantısına pay sahibi.............'ın asaleten, diğer hissedarlar ........., .............. ve ............'ın ise vekaleten olmak üzere tüm hissedarların katıldığı, davaya konu genel kurul toplantısına ilişkin gündemin davalıya 23/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davanın TTK 445 maddesi kapsamında 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya kapsamı ile sabit olup, eldeki davada taraflar arasındaki ihtilafın davalı şirketin 20/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.a, ve 10. maddelerinin ana sözleşmeye yasa ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, bu suretle iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Mahkememizce 14/04/2022 tarih, 2022/141 Esas, 2022/286 Karar, sayılı ilamı ile davanın KISMEN KABULÜ ile, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 9 maddenin yoklukla malul olduğunun tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. maddenin TTK. 449.maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, fazlaya ilişkin tedbir isteminin reddine, karar verildiği taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ............... BAM 21 HD'nin 21/11/2024 tarihli, 2022/1030 Esas ve 2024/1233 Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
............... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2024 tarihli, 2022/1030 Esas ve 2024/1233 Karar sayılı ilamında özetle; "Mahkemece karar gerekçesinde genel kurul kararının iptalinin ancak toplantıda hazır bulunup oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi tarafından talep edilebileceği, dava konusu gündemin 3, 4, 5. maddelerine davacının olumsuz oy verdiği ancak muhalefet şerhini tutanağa eklemediği gerekçesiyle anılan maddeler yönünden açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Usule ilişkin anılan gerekçenin yanı sıra karar gerekçesinde usulüne uygun muhalefet şerhi verildiği kabul edilse dahi anılı maddelerin iptal sebebi olarak gösterilen davacının kendisine bilgi ve belge verilmediği iddiasının sübuta ermediği belirtilerek anılan maddeler yönünden esasa ilişkin davanın reddi gerekçeleri yazılmıştır. Bu durum ise kararın dava konusu gündemin 3, 4, 5. maddeleri yönünden davanın hem usulden hem esastan reddine ilişkin gerekçe içermesi nedeniyle HMK'nun 297/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
TTK.'nun 414/1 maddesinde; “ (1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.”
TTK'nun 418 maddesinde ; “(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap arann (2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.” TTK'nın 445. maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler."
446. maddesinde ise; "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir."
Buna göre, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olup genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir.
İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. Keza Genel kurul kararının iptali istemi ile açılan davada butlan koşulları mevcutsa butlana karar verilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/02/2014 tarih, 2013/11-1348 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararı).
6102 sayılı TTK’nın “İptal sebepleri” başlıklı 445. maddesine göre “446'ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” düzenlemesi mevcut olup, aynı kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446. maddesinde ise, "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.” hükmü mevcuttur.
6102 sayılı TTK’nın “Butlan” başlığını taşıyan 447. maddesi, “Genel kurulun, özellikle; a) pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü haizdir.
Buna göre, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olup genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir
İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. Keza Genel kurul kararının iptali istemi ile açılan davada butlan koşulları mevcutsa butlana karar verilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/02/2014 tarih, 2013/11-1348 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararı
İddia ve talep, savunma ve cevap, şirket defter ve kayıtları, ticaret sicil kayıtları, dava konusu genel kurul toplantı tutanağı ve bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/11/2022 tarih, 2020/11-662 Esas, 2022/1551 Karar sayılı kararında, TTK’nın 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir. Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK’nın 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder...Dolayısıyla TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini istediği genel kurul kararına karşı toplantıda olumsuz oy kullanılması yanında bu karara karşı, aynı Kanun’un 446. maddesinin emredici hükmü uyarınca muhalefetin açıkça ifade edilmesi işlevine yönelik olarak tutanağa geçirtilen muhalefet şerhi önem arz eder. Ayrıca bu kapsamda karara muhalif kalmak ve muhalif kaldığını tutanağa geçirtmek yeterli olup, ayrıca tutanağın altını imzalamaya gerek yoktur. Buna ek olarak Yönetmeliğin 26/4. maddesi uyarınca toplantıda alınan ve muhalif olunan karara, muhalefet şerhi eklemek isteyenlerin şerhleri tutanağa eklenebileceği gibi toplantı tutanağından ayrı yazılı bir belge şeklinde de tutanağa eklenmesi mümkün olup tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak, muhalefet şerhinin ekli olduğu belirtilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında aranan muhalefetin genel kurul toplantısı sırasında alınacak kararlara ilişkin görüşmeler sırasında ve gündem maddesine dair oylama öncesinde değil oylama sırasında ve olumsuz oy kullanılan kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekir... Buna ek olarak gündemin görüşülmesi sırasında gündemde oylanacak hususa ilişkin eleştiri düzeyindeki açıklamalar da TTK’nın 446/1-a maddesi kapsamındaki muhalefet olarak nitelendirilemez. Zira muhalefet şerhinden, toplantıda alınan karara karşı açıkça muhalif olunduğunun anlaşılması gerekir Bunun yanında muhalefetini yazdırması engellenen pay sahibi, bu durumu ispat ve diğer koşulların varlığı ile genel kurul kararının iptalini dava edebilir, olarak belirlenmiştir.
Davacının şirkette hisse sahibi olup vekili aracılığı ile toplantıya katıldığı, iptalini talep ettiği gündem maddelerinde alınan kararlara red oyu kullandığı, davacı dava dilekçesinde ve cevaba cevap olarak belirttiği dilekçesinde muhalefet şerhi konulduğunun tutanakta belirtildiğini ifade ettiği, Yüksek Mahkemenin kararına göre genel kurul kararına muhalif kalmak ve muhalif kaldığını tutanağa geçirtmek yeterli olup, ayrıca tutanağın altını imzalamaya gerek olmadığı, dava dilekçesine ekli davaya konu genel kurul kararı toplantı tutanağında NOT: "............'ın vekili ............'un yukarıda maddelerde bahsi geçen, her madde için (1.2. ve 11. maddeler hariç) olan önergesi alındı. Tutanak ekine eklendi. Muhalefet şerhi verdiği 1., 2. ve 11. maddeleri hariç diğer maddelere muhalefet ettiğne dair şerh yazıldı. ............'a da bir kopyası verildi." ifadesinin olduğu, bu ifadeye göre davacının muhalefet şerhinin usulüne uygun olarak yazıldığı anlaşılmakla birlikte davalı cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak karara muhalefet şerhi koymadığını ifade ettiği, bilirkişi marifeti ile incelenen yönetim kurul karar defterinde 1,2 ve 11. maddeler hariç diğer maddeler için davacı temsilcisi tarafından tüm maddeler için önerge verildiği, önergenin görüşülüp oy çokluğu ile reddedildiği görülmüş olmakla birlikte ancak davacı vekilince oy çokluğu ile alınan kararlara muhalefet şerhi konulduğuna dair her hangi bir şerhe rastlanmadığının belirtildiği, ............... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına ekinde Genel Kurul toplantı ve müzakere karar defterinin sayfa örneklerinin gönderildiği, söz konusu genel kurul toplantı ve müzakere karar defterinde dava dilekçesine ekli genel kurul tutanağında belirlenen muhalefet şerhine ilişkin bir ifadenin olmadığı; bu durumda mübrez dava dilekçesine eklenmiş olan genel kurul toplantı tutanağındaki muhalefet şerhine ilişkin ifade ile birlikte davacının iptalini talep ettiği maddelere ilişkin önergeler verdiği ve maddelerin görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiğine ilişkin önergelere göre davacının toplantıda muhalefet iradesinin ve şerhinin bulunduğu; TTK’nın 446/1-a maddesinde pay sahibinin genel kurul kararı iptalini talep edebilme koşulları arasında olumsuz oy kullanma ve muhalefeti tutanağa geçirtme şeklinde sayılan iki koşulun kümülatif olarak bulunduğu değerlendirilmiştir.
6102 Sayılı "Toplantının Ertelenmesi" TTK'nun 420. maddesinde; finansal tabloların müzekaresi ve buna bağlı konuların sermayenin 1/10'una, halka açık şirketlerde ise 1/20'ine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurulun bir karar alınmasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla 1 ay sonraya bırakılacağı düzenlenmiş olup, somut olayda davacının sermayenin 1/10'undan fazla hisseye sahip olmadığından, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesini talep edemeyeceği, genel kurulda iptali istenilen kararların hiçbirinde TTK 437 maddesi kapsamında davacının bilgi alma ve inceleme hakları reddedilmediğinden davacının bu yöndeki iptal istemine itibar edilemeyeceği kabul edilerek, mahkememizce davaya konu her bir madde yönünden gündem maddelerinin iptal ve geçersizlik tespitlerine yönelik değerlendirmelerin ayrı ayrı yapılması gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 9.a, ve 10. maddelerinin iptaline yönelik açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 3. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak yılık faaliyet raporunun müzakeresi ve oylanmasına ilişkin gündem maddesinin değerlendirilmesinde; TTK m. 409 hükmünde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporuna dair müzakere yapılarak karar alınacağı düzenlemesi yer almış ise de faaliyet raporunun karara bağlanmamasının yaptırımı yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda her hangi bir düzenlemenin yer almadığı, Anonim Şirketlerin Toplantılarının Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 13/1-b hükmünde yönetim kurulunca hazırlanacak yıllık faaliyet raporunun hazırlanması ve müzakeresi şeklinde düzenleme yer almasına rağmen bir karardan söz edilmediği faaliyet raporuna ilişkin maddenin iptal edilebilir nitelik taşımadığı anlaşılmakla 3. maddenin iptal isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 4. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak 2018 ve 2020 yıllarına ait Bilanço ve Gelir Tablosu hesaplarına ilişkin gündem maddesinin değerlendirilmesinde, TTK'nun 68/3. maddesinde yıl sonu finansal tabloların bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu, TTK'nın 515. maddesinde anonim şirketlerin finansal tablolarının Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde, şeffaf ve güvenilir olarak, gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılacağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu e-beratların oluşturulduğu, tek başına bilança gelir tablosunun hesaplarına ilişkin onaylanmasının bilgi alma hakkının engellendiği şekilde değerlendirilemeyeceği ve maddenin kanuna aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 5. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak 2019 yılına ait BOBI FRS' ye göre hazırlanan Bilanço - Gelir tablosu hesaplarının ve Bağımsız Denetim raporları (........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından hazırlanan) ilişkin gündem maddesinin değerlendirilmesinde, TTK'nun 68/3. maddesinde yıl sonu finansa tabloların bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu, TTK'nın 515. maddesinde anonim şirketlerin finansal tablolarının Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde, şeffaf ve güvenilir olarak, gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılacağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu e-beratların oluşturulduğunun belirlendiği, tek başına bilança gelir tablosunun hesaplarına ilişkin onaylanmasının bilgi alma hakkının engellendiği şekilde değerlendirilemeyeceği, finansal tabloların güvenilirliğini teyit eden bağımsız denetim sürecinde, denetçi raporunun hisse sahipleri için temel bir güvence kaynağı olduğu ve gündem maddesindeki kararın kanuna aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 6. maddesinin iptaline yönelik istemin değerlendirilmesinde,
Gündemin 6. maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilmiştir.
Anonim şirket genel kurulunda alınan en önemli kararlar arasında ‘ibra kararı’ yer almaktadır. İbra, mevzuatımızda tanımlanmış değildir. İbra, yönetim ve denetim kurulunun faaliyetlerinden dolayı, genel kurulun o yıla ilişkin olarak tazminat talebi hakkı bulunmadığı yönünde menfi bir borç ikrarı olarak nitelendirilmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarih, 2019/1366 Esas, 2020/4391 Karar sayılı kararı).
TTK'nın 436. maddesi uyarınca, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamazlar. Şayet oy kullanmaları vuku bulmuş ise, bu halde oyların sonuca etkisi dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, gündemin 6. maddesinde açıkça ibra oylamasına sadece ......... ile ............'ın vekillerinin katıldığının, yönetim kurulu üyelerinin ibraya katılmadığının açıkça yazıldığı, ancak sehven ......... vekili olarak ..............'ın vekili ..............'in belirtildiği, davacı vekilinin mahkememizin 14/04/2022 tarihli celsesindeki beyanından da anlaşılacağı üzere yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanmadıkları, madde yazılımında maddi hatanın yapıldığı, maddi hatanın kararın iptalini gerektirmeyeceği nazara alınarak anılı madde yönündeki iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 7. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak; 2020 yılı hesap dönemindeki finansal raporlarının denetlenmesi kapsamındaki faaliyetlerini yürütmek üzere, Bağımsız Denetçi, olarak ........ ............... Bağımsız Denetim Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'nin seçilmesine ilişkin gündem maddesindesinde finansal tabloların güvenilirliğini teyit eden bağımsız denetim sürecinde, denetçi raporunun hisse sahipleri için temel bir güvence kaynağı olduğu ve gündem maddesindeki kararın kanuna aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesine ilişkin bir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla bu maddeye ilişkin iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 8. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak; Yönetim Kurulu seçimine ilişkin olarak oylama nisabına uyulduğu yönetim kurulu üyelerinin seçimine engel olacak bir delilin ibraz edilmediği bu maddeye ilişkin iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 9. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak; Gündem maddesinde 2018, 2019 ve 2020 yılına ait karların hangi oranda ve ne miktarda ve hangi zamanlarda ödenmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 408/2-d. fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu düzenlenmiştir. Şirket genel kurulu, şirket kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olup, bu yetkisini yönetim kuruluna devretmesi de mümkün değildir. Genel kurul şirket karının ne zaman, ne kadar ve nasıl dağıtılacağına karar vermeye yetkili tek organdır.
TTK'nun 507. maddesi gereğince her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı orantıda katılma hakkını haizdir. Bu hükmün esas sözleşmede öngörülen bir hükümle belirli miktârda kâr dağıtımı yapılması konusunda bir zorunluluk getirilmiş ve genel kurulun yedek akçe ayırma yetkisinin sınırlandırmaktadır.
Yokluk, bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu/şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, 14. Bası, Beta, İstanbul, 2020,s.198). Bu aykırılık, işlemin esaslı noktadaki kurucu unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6102 S. TTK 445-446 düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamı ile de benimsenmiştir. Bu kabulden hareketle açık kanun hükmüne rağmen genel kurulun devredilemez yetkilerinden olan kar dağıtımı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin gündemin 9. maddesinin yoklukla malul olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 9-a. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak;
Gündemin 9.a maddesi ile gündemde yer almamasına rağmen verilen önerge ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine karar verilmiştir.
TTK'nun 511. maddesinde “Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.” hükmü ile dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır". (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 08/01/2020 tarih, 2019/1419 E. , 2020/164 K. Sayılı kararı) Genel kurul toplantısında düzenlenen ve gündemde yer alan finansal tablolarak ilişkin 4 ve 5. maddeler ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündemin 8. maddesi sonrasında üyelerin huzur hakkının belirlendiği, TTK m. 413/3 hükmüne göre yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yılsonu finansal tabloların müzakeresi maddesi ile ilgili sayılması ve gündeme alınarak ücret belirlenmesi karşısında iptal edilebilir olarak değerlendirilmediği keza ücretin aylık olarak ödeneceğinin belirtilmediği ve TTK m. 394 hükmünde yönetim kurulu üyelerine yıllık kârdan pay ödenebileceğinin belirtilmekle huzur hakkının aksi genel kurulda belirtilmemiş ise yıllık olarak ödenmesi gerektiği ve yıllık ödemeye ve şirketin mali yapısına göre belirlenen ücretin fahiş olmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin 20.12.2021 tarihli 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 10. maddesinin iptaline yönelik istemle ilgili olarak;
Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 10. maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddelerindeki iznin verilmesine karar verilmiştir.
TTK'nun 395. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma yasağı, 396. maddesiyle de şirketin konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Bu düzenlemeler, mutlak emredici nitelikte hükümler değildir. Her iki maddede getirilen yasağın genel kurul kararı ile kaldırılması mümkündür. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut birkaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak, TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi veya üyeleri oy kullanamazlar. TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 436/1. maddesinde sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 6102 sayılı TTK'nın 436/1. maddesi gereğince yönetim kurulu üyesi TTK'nın 395-396. maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir. Şirket yöneticileri için bu alanda getirilen yasağın genel kurul kararıyla geçerli olacağı, 6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, her bir üyenin kendi hakkındaki oylamaya katılmaması halinde dahi karar hesabının altına düşülmeyeceği, alınan kararın geçerli olacağı, yönetim kurulu üyesinin aynı Kanun'un 395-396 maddesi gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabileceği, kararın geçerli olduğu, (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2024 tarih, 2022/6269 Esas, 2024/2677 Karar sayılı; 24/04/2017 tarih, 2016/3815 Esas, 2017/2497 Karar sayılı; 22/10/2020 tarih, 2019/1366 Esas, 2020/4391 Karar sayılı kararı) ........ ve davacı dışında diğer hisse sahiplerinin (...............) hisselerinin toplamı 4.551.991 olduğu ve davacının hissesinin 9 katı olduğu, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplama nazara alındığında yönetim kurula yetki verilmesine ilişkin kararın gerekli çoğunlukla alındığı gözetilerek 10. maddeye yönelik iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda dava konusu olağan genel kurul kararlarının iptal ya da geçersizlik davasına ilişkin yapılan incelemede yukarıda belirtilen nedenlerle neticeten ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9a. ve 10. maddelerine yönelik iptal isteminin reddine ve 9a. ve 10. maddelerine yönelik yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin istemlerinin reddine, 9. maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine ve TTK’nun 449.maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
A-1Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9a. ve 10. maddelerine yönelik İPTAL İSTEMİNİN REDDİNE,
2- ............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018-2019-2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 9a. ve 10. maddelerine yönelik YÜRÜTÜLMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA İLİŞKİN İSTEMLERİNİN REDDİNE,
B-1-............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. maddesinin YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-............... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 52935 sicil numarasına kayıtlı davalı ............ Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin 20/12/2021 tarihinde yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. maddesinin TTK’nun 449.maddesi gereğince YÜRÜTÜLMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA,
3-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 13.250,95-TL (dava açılış masrafı ve posta gideri olmak üzere) davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.472,21-TL yargılama gideri ile davacı tarafından yatırılan 80,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ............... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026