Danıştay, Adana-Seyhan arazi toplulaştırmasında teknik, hukuki ve fiili zorunluluk olmaksızın mülkiyet dokusunu bozan işlemin iptalini uygun buldu.
Özet: Bir arazi toplulaştırma projesi kapsamında, davacının hissedarı olduğu taşınmazı da içeren parsellerdeki küçük yüzölçümlü payların bilimsel, teknik veya hukuki bir gerekçe olmaksızın birden fazla farklı parsele dağıtılması, hissedarların paylarının ayrıştırılarak mülkiyet dokusunun bozulması ve ilgili olmayan maliklerin aynı parsellerde bir araya getirilmesi nedeniyle, söz konusu toplulaştırma işleminin ilgili kısmının kanun amaçlarına, ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğuna hükmedilerek iptaline karar verilmiş; bu karar istinaf yoluyla yapılan itirazın reddedilmesiyle kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12939Karar No : 2025/2992 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 07/02/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin bu parseldeki küçük yüzölçümlere sahip payları ile toplulaştırma işlemine alınan parsellerden hissedarı oldukları ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerindeki küçük yüzölçümlere sahip paylarının tek bir parselde toplanmasının olanaklı olduğu, ancak dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına, bilimsel, nesnel ve teknik yönden de herhangi bir gerekçesi olmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, bu parsellerden dava konusu olan ... ada ... nolu parsel ile ... ada ... ve ... nolu parsellerin dağıtımının toplulaştırma işlemi sonucunda ... ada ..., ... ve ... nolu parseller olmak üzere 3 farklı parsele, ... ada ... nolu parselin dağıtımının ise ... ada ..., ... ve ... nolu parseller ile ... ada ... nolu parsel olmak üzere 4 farklı parsele yapıldığı, üstelik bu dağıtım yapılırken aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada 30 nolu kadastro parselinin maliklerinin bu parseldeki küçük yüzölçümlere sahip payları ile aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin toplulaştırma işlemine alınan parsellerden hissedarı oldukları ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerindeki paylarının bir bütün olarak bu parsellere taşınmadığı, yani dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parseli ile aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin toplulaştırma işlemine alınan parsellerden hissedarı oldukları ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinde hisse taksimi yapılarak bu parsellerin hissedarlarının bazılarının paylarının bir bölümünün bu parsellerin diğer hissedarlarından ayrıştırılarak farklı parsellerden kendilerine tahsis edildiği, böylece bu parsellerin hissedarlarından bazılarının paylarının bir bölümünün diğer hissedarlardan koparılarak farklı parsellerden kendilerine tahsis edilmesi ile bu parsellerin mülkiyet dokusunun bozulduğu, yine dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin bir bölümünün kendisine tahsis edildiği toplam 73.984,72 m² alana (gerçek alan) sahip ... ada ... nolu parsele, toplulaştırma işlemine alınan parsellerden, gerek dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin malikleri ile gerekse aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin toplulaştırma işlemine alınan parsellerden hissedarı oldukları ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinin malikleri ile herhangi bir ilgisi bulunmayan ... ada ... ve ... nolu kadastro parselleri ile ... ada ... nolu kadastro parselinin maliklerinin bir bölümünün de hissedar edildiği, bu durumun da hem aralarında davacının da bulunduğu dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parseli ile ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinin malikleri açısından hem de ... ada ... ve ... nolu kadastro parselleri ile ... ada ... nolu kadastro parselinin malikleri açısından mülkiyet sorununa yol açtığı anlaşıldığından, davacının hisseli olarak maliki olduğu Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi ... ada... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde, 3083 sayılı Kanun'un 1. maddesinde öngörülen amaçlara, toplulaştırma ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.