5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararında nakil aracının orantısız müsaderesi ve bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceği düzeltilerek onama.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü genel olarak onanmış; ancak, kaçakçılıkta kullanılan nakil aracının müsadere kararının işlenen suça nazaran orantısız ve hakkaniyete aykırı bulunması nedeniyle aracın iadesine, ayrıca sanık lehine bozma sonrası oluşan yargılama giderlerinin kendisine yükletilemeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararı bu düzeltmelerle birlikte onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1382 E., 2022/379 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesindeki ''Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için, müsaderenin hakkaniyete uygun olması gerektiği, suça konu eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil aracının değeri nazara alındığında, nakil aracının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılmakla, nakil aracının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,2.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükümden nakil aracının müsaderesine ilişkin bendin çıkartılarak yerine "Suçta kullanılan 31... plaka sayılı nakil aracının müsadere koşulları oluşmadığından ruhsat sahibine iadesine, trafik sicilinde yer alan tedbir şerhinin kaldırılmasına," ifadesinin eklenmesi, hükümden yargılama giderlerine ilişkin bendin çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 235,29 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.