Danıştay, Anayasa Mahkemesinin 7081 sayılı Kanunun 9. maddesini iptal etmesi sonrası iş güvenliği uzmanlığı belgesinin pasif durumunun kaldırılması başvurusunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Özet: Hakkında adli kontrol tedbiri bulunan bir iş güvenliği uzmanının pasif durumdaki belgesinin aktifleştirilmesi talebinin reddine dair işlemin iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararının aksine, bölge idare mahkemesi Anayasa Mahkemesinin 7081 sayılı Kanunun 9. maddesini çalışma ve sözleşme hürriyetine ölçüsüz sınırlama getirdiği gerekçesiyle iptal etmesi sonucunda, söz konusu idari işlemin hukuki dayanağının ortadan kalktığını ve bu nedenle hukuka aykırı olduğunu tespit ederek işlemin iptaline hükmetmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2165 E.  ,  2025/3031 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2165
Karar No : 2025/3031
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek davacı tarafından vekalet ücreti, davalı idare tarafından da esas yönünden bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... tarihli ve ... sayılı (B) sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesine sahip olan davacı tarafından, söz konusu belgenin pasif durumunun kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine yönelik ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; 7081 sayılı Kanun'un verdiği yetki uyarınca alınan Komisyon kararı ile, haklarında soruşturma veya adli kontrol tedbiri bulunan kişilerin belgelendirme işlemlerinin süresiz olarak durdurulması kurala bağlandığından, tahliye olmakla birlikte hakkındaki adli kontrol tedbiri ve soruşturması devam eden davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararda, 06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesi de dahil olmak üzere bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada, Kanun'un 9. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarihli ve 32120 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 tarih ve E:2018/76, K:2022/125 sayılı kararıyla "....herhangi bir ayrıma gidilmeksizin stratejik önemi bulunan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra stratejik önemi bulunmayan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışabilecek kişileri de kapsayacak şekilde tümünün yetki belgelerinin iptal edilebilmesine imkân sağlayan kuralın millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması açısından gereklilik unsurunu taşıdığının söylenemeyeceği, bu itibarla kuralın çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna varılarak, Anayasa'nın 13., 48., ve maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu itibarla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyonun hukuki dayanağının ortadan kalktığı görüldüğünden, anılan Komisyonca alınan kararların da hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği açık olup bu karara istinaden tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, taraflarınca dosyaya vekalet sunulduktan sonra dosyanın esası hakkında yeniden bir yargılama yapılarak yeni bir karar verildiğinden bahisle, yargılama esnasında davacı vekili olarak gerekli beyan dilekçeleri sunularak dosyanın eksiksiz bir şekilde takip edilmesine rağmen İdare Dava Dairesince davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bu kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının başvurusu üzerine 15/12/2023 tarihinde bireysel yasaklılık statüsünün sonlandırıldığı, (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin hali hazırda aktif olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygun olduğu dikkate alındığında; temyize konu kararın bozulması gerektiği, Bakanlık aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/05/2024 tarih ve E:2023/10513, K:2024/3324 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.