Danıştay Dördüncü Daireden Bingöl arazi toplulaştırma projesindeki parsel dağıtım ilkelerine aykırılık nedeniyle kısmi iptal ve ret kararı.
Özet: Bingöldeki arazi toplulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendiren mahkeme, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davacılara eşdeğer yer tahsis edilen ve toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun bulunan parseller yönünden davanın reddine karar verirken; birbirine yakın konumdaki parsellerin birleştirilmeyerek ayrı ayrı tahsis edilmesi, yol cepheli bir parselin uzak bir konuma taşınması gibi dağıtım ilke ve esaslarına aykırı uygulamalar tespit edilen parseller yönünden toplulaştırma işleminin iptaline, toplulaştırma projesi kapsamında yer almayan bir parsel için ise davanın incelenmeksizin reddine hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2294Karar No : 2025/3018 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : l- (DAVACILAR) 1- ... 2-... ... 24-... VEKİLİ: Av. ... ll- (DAVALI) ... Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Taraflarca ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlar yönününden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Bingöl ili, Merkez, ... Köyünde bulunan (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda "Bingöl Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırmasının anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parseller yönünden; yapılan toplulaştırma işleminde, aynı mahalden tahsisinin yapıldığı, geometrik şeklinin tarımsal faaliyet yapmaya elverişli hale getirildiği, benzer toprak ve topografik yapıya sahip kesimden dağıtımının yapıldığı, eşdeğer yer verildiği, toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun bir parsel üretimi usulü olduğu, kök parselden üretilen yeni parsellerin toprak, bitki örtüsü, kullanım durumu ve topoğrafyası bakımından aynı özellikte olduğu, bu durumun da toplulaştırma hedefleri ile örtüştüğü, davacılara eşdeğer yer tahsis edilerek, toplulaştırmanın dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapıldığı anlaşılan dava konusu işlemin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı kök parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava konusu ... ve ... sayılı parseller yönünden; yapılan toplulaştırma işleminde ... sayılı parselin ... parsel olarak belirlendiği ve ... sayılı parselin ise ... parsel olarak belirlendiği, yapılan toplulaştırma işleminin ilgili mevzuat ve yönetmeliklerde belirtilen teknik hususlara uygun gerçekleştirildiği, dağıtım ilke ve esaslarına uygun işlem yapıldığı, bu parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava konusu ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden; söz konusu parsellerin birbirine çok yakın konumda oldukları, uygulama sonunda mera (kamu orta malı) parseline komşu olacak şekilde ayrı ayrı yer tahsislerinin yapıldığı, halbuki davacıya ait bu üç parselin bütünleştirilerek aynı yerden tahsis edilse idi hem davacının parsellerinde birleşme hem de mera parsellerinde daha fazla alansal bütünlük sağlanacağı, dolayısıyla bu üç parselin dağıtımının en uygun şekilde yapılmadığı, bu durumun da toplulaştırma hedefleri ile örtüşmediği, anılan üç parsel bütünleştirilerek aynı yerden tahsis edilmeyerek, toplulaştırmanın dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapılmadığı anlaşılan dava konusu işlemin ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı parsel yönünden; ... parselin, köy yerleşkesine yakın, havaalanı yoluna cephe almakla beraber, dağıtım/tahsisi yapılan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın köy yerleşkesine uzak bir konumda bulunduğu, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatında, umumi yola bitişik olan parseller yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmelidir, denilmesine rağmen anılan taşınmazın dağıtımında bu durumun dikkate alınmadığı, aynı yerinden tahsis verilme imkanı varken uzak bir konumdan dağıtım işleminin yapıldığı görüldüğünden, toplulaştırmanın dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapılmadığı anlaşılan dava konusu işlemin ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı parsel yönünden; ... parselin, toplulaştırma projesi kapsamında yer almadığı görüldüğünden, ortada idarece bu parsel bazında tesis edilmiş idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem bulunmadığı, bu kısım yönünden davanın esasını incelemeye hukuken olanak bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu toplulaştırma işleminin; ..., ..., ..., ... parseller yönünden iptaline; ..., ..., ..., ...... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın reddine; ... sayılı parsel yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Bingöl Ovasında bulunan 15 ayrı köyde 2012-2015 yılları arasında, arazi toplulaştırması yapıldığı, fakat toplulaştırmanın amacına uygun olarak, köy genelindeki parsellerin birleştirilmesi suretiyle sayılarının azaltılması gerekirken bunun yapılmadığı, köydeki her bir çiftçinin 4-5 parseli ve bu parsellerin miktarları da 2-3 dönüm (traktörün içinde dönemeyeceği kadar küçük) miktarlarda olduğu halde, hiçbir çiftçinin arazilerinin toplulaştırılmadığı, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun maddi olayı aydınlatmadığı, işin esasıyla ilgili herhangi bir uzmanlığı, yol göstermeyi içermediği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : İşin teknik gereği olarak, dava konusu taşınmazların tamamına yakının toplulaştırma sonrası yerinde korunduğu, geometrik şekilleri bozuk parsellerin proje bütünlüğü içinde daha düzgün, tarımsal faaliyete uygun olarak planlandığı, dava konusu taşınmazların tamamının yola cepheli hale geldikleri, parsellerin yol ve sulama sorununun çözüldüğü, kadastro sınırlarının birebir ve aynı şekilde korunması mümkün olamadığından, arazi maliklerine eşdeğer yerler verildiği, toplulaştırma öncesi parsellerdeki çok hisseli ortaklığın, mümkün mertebede ve talepler doğrultusunda en aza indirildiği, dava konusu toplulaştırma işleminin Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı dağıtım ilke ve esasları doğrultusunda ve kamu yararına uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 7139 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 6200 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. madde hükmü uyarınca, davalı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hasım konumundan çıkarılması suretiyle, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE :İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2.Temyize konu...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idarenin temyiz istemi yönünden oybirliğiyle, davacının temyiz istemi yönünden ise, üye ...'ın karşı oyuyla, oyçokluğuyla ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde karar verildi.(X) KARŞI OY : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması gerektiği kuralına yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmesi gerekmektedir.Bakılan uyuşmazlıkta ise, davacılara ait ve farklı büyüklük alanlarına sahip 25 adet parselin dava konusu arazi toplulaştırmasına dahil edildiği, gerçekleştirilen toplulaştırma işlemi sonucunda, davacıların tam/hisseli maliki olduğu taşınmazlara karşılık çoğu aynı yerlerden oluşturulan 24 adet parselden tahsis yapıldığı, toplulaştırmanın temel amaçlarından biri olan çiftçilere ait küçük parçalı arazilerin birleştirilmediği, yeni tahsis edilen parsellerin bir kısmının tarım yapılmasını zorlaştıracak kadar (1.5, 2, 3 dekar) küçük alanlara sahip olduğu, davalı idare ve bilirkişilerce söz konusu arazilerin birleştirilmemesinin gerekçesinin ortaya konulmadığı görülmektedir.Bu durumda, anılan mevzuatta belirtilen, toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine uygun olarak yapılmadığı anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, temyize konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararında belirtilen kısım yönünden katılmıyorum.