Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinden ticari halk otobüsünün serviste makul onarım süresini aşması nedeniyle oluşan kazanç kaybı alacağı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, ticari halk otobüsü işleten davacı şirket, arızalanan aracının davalı servis tarafından makul süreden (13 gün) 23 gün daha fazla (toplam 36 gün) bekletilmesi nedeniyle ticari kazanç kaybına uğradığını iddia etmiştir; davalı servis araca uygulanan garanti sözleşmesi kapsamında 45 günlük tamir süresinin aşılmadığını savunmuş olsa da, bilirkişi raporları, aracın makul onarım süresini aştığını ve davacının 23 günlük araç mahrumiyeti sebebiyle 37.468,84 TL tutarında ticari kazanç kaybına uğradığını tespit etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/01/2025KARAR TARİHİ : 23/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....plakalı araç otobüs cinsinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Özel halk otobüsü logolu olup müvekkil şirket bu aracı ticari araç olarak kullanmakta olduğunu, Müvekkili şirketin aracı seyir halindeyken stop etmiş olup .....tarihinde davalı .....Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi servisine teslim edildiğini, davalı taraf .....tarihinde aracı teslim ettiğini, Araç, davalı .....Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi isimli serviste onarım görmüş olduğunu, müvekkiline ait ticari araçta oluşan arıza basit ve hızlı bir şekilde çözülebilecek olmasına rağmen davalı tarafça hiçbir haklı gerekçe olmadan serviste bekletilmiş, aracın tamiri geciktirildiğini, müvekkilinin aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığından, oldukça olumsuz etkilemiş, herhangi bir gelir elde edememiş olup müvekkilinin mağduriyeti söz konusu olduğunu, davaya konu araç ruhsatta da belirtildiği üzere ticari araç olduğu için müvekkilinin araca sürekli ihtiyaç duymakta olduğunu, müvekkiline ait ticari aracın onarımda kalması hasebiyle ticari işlevini yerine getiremediğinden kazanç kaybına ilişkin alacak oluştuğunu, davamızın kabulü ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000,00 TL mahrum kalınan ticari kazanç kaybının aracın servise götürüldüğü tarih olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava her ne kadar ticari araca ilişkin olduğu ve ticaret mahkemesinde açılmış olsa da davacının tacir mi esnaf mı olduğunun tespitinin yapılması gerektiğini, davacının tacir veya esnaf olup olmadığının tespiti halinde görevli mahkeme belirlenecek olup ticari kazanç ile ilgili hususlar da bu durum göz önüne alınarak inceleneceğini, araç garanti sözleşmesine göre de araçların tamir süreleri 45 günü geçmemesi gerektiğini, davacının aracının müvekkili şirket servisinde .....-.....tarihleri arasında 36 gün kaldığını, 45 günü geçmeden de şirketin aracı tamir edip davacıya teslim ettiğini, araç garanti sözleşmesi incelendiği zaman aracın tamir sürecinin 45 olduğu görüleceğini, müvekkili şirket söz konusu tamir sürecini geçirmediğini, davacının ticari kazanç kaybı talebinde müvekkili servis şirketin hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından davanın reddine, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İhbar olan vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından araç arızasının basit ve hızlı bir şekilde çözülebilecek olmasına rağmen davalı Şirket'in tamiri geciktirdiği iddia edildiğini, davacının işbu iddiasını kabul etmek mümkün olmadığını, hem davalı Şirket hem de müvekkili şirket, müşteri memnuniyetini önemseyen, bir şikayet söz konusu olduğunda gerekli aksiyonları derhal alarak çözüm odaklı yaklaşan şirketler olduğunu, gerçekten de, davacının şikayet başvurusu akabinde gerekli aksiyonlar derhal alındığını, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanılması ile gerekli parça temini sağlanmış ve derhal onarım işlemleri tamamlandığını, bu bakımdan, .....tarihinde meydana gelen şikayet için onarım işlemlerinin .....tarihinde tamamlanmış olması onarım işlemlerinin makul süre içerisinde tamamlandığını, yasalar nezdinde daha sıkı bir korumaya sahip olan tüketiciler için azami tamir süresi 45 iş günü olarak belirlenmiş olup, somut olayda ise daha kısa bir sürede davacı aracı onarılmış ve teslim edildiğini, hal böyleyken, davacının huzurdaki davayı ikame ederek talepte bulunması haksız ve mesnetsiz nitelikte olduğunu, haksız ve mesnetsiz şekilde açılmış davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER;1-Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan .....tarihli kök rapor:Dava dosyası üzerinden yaptığım inceleme ve değerlendirmelere göre; .....plakalı .....marka.....ticari adlı aracın, yukardaki açıklamalarım kapsamında arıza tarihi itibarı makul onarım süresinin 13 gün olacağı, davalının aracın makul 23 gün aştığı ve araç mahrumiyet bedi 37.468,84 TL olacağına kanaatine varıldığı anlaşıldı.2-Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan tarihli kök rapor ile .....tarihli ek rapor: Arıza tarihi itibari ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelinden tasarruf ettiği miktarlar düşülerek günlük 1.629,08 TL ve 23 günlük (aracın serviste kaldığı gün-makul onarım süresi) 37.468,84 TL olacağı, davacı vekilinin talep ettiği ticari kazanç kaybı, mali inceleme kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, bir Özel Halk Otobüsünün gider kalemleri çıkarıldığında kazandığı aylık para net 120.000 TL olduğu, dosyada mevcut kooperatif yazısında belirtilen gelir net tutarı esas alınarak yapılan aritmetik hesaplamaya göre, günlük 4.000,00 TL (120.000/30), dava konusu aracın makul onarım süresini aşan 23 günlük ticari kazanç kaybı 92.000,00 TL (23*4.000) olarak hesaplandığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Uyuşmazlık, TBK m.49 maddesi uyarınca hizmetin geç ifası nedeniyle aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeni ile ikame araç bedeli istemlerine ilişkindir.Dava dilekçesinden davacı şirkete ait bulunan .....plaka sayılı aracın seyir halindeyken stop etmesi nedeniyle .....tarihinde davalı .....Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi servisine teslim edildiği, davalı tarafın .....tarihinde aracı onarım sonrası teslim ettiği ancak aracın onarımı kısa bir süre içinde yapılması gerekirken haksız şekilde bu sürecin uzatılması nedeniyle davacının bu süre içinde aracını kullanamadığı ve herhangi bir gelir elde edemediği gerekçesiyle aracı kullanmaktan mahrum kalınan süre boyunca ticari kazanç kaybı oluştuğundan bahisle açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.Davalı .....Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilince dosyaya sunulan cevap dilekçesinde ise öncelikle davacının tacir olup olmadığının araştırılması gerekmekle birlikte aracın 45 iş günü olan yasal onarım süresi içinde onarıldığı ve bu süreç içinde onarım işlemi için parça tedarikinin beklendiği, bunun makul bir süreç olduğu davanın reddi gerektiği savunulduğu görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti bakımından davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, .....tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı cevabı yazısı uyarınca davacının 2024 yılı itibariyle bilanço usulüne göre defter kaydı tuttuğu ,buna göre davacının tacir kabul edilmesi gerektiği; davalının ise ticaret şirketi olması nedeniyle davanın nispi ticari dava olduğu ve Mahkememizin de görevli bulunduğu kanaatiyle yargılamaya devam edilmiştir. Buradaki uyuşmazlık davalı yetkili servisin aracı Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği uyarınca azami süre içinde tamir edip etmediği, etmemiş ise bundan doğan sorumluluğun kime ait olduğu, davacının uzayan tamir süresi nedeniyle ikame araç talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Konu ile ilgili mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; TBK MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.SATIŞ SONRASI HİZMETLER YÖNETMELİĞİ nin m.10-14 arası yetkili servis sorumluluğuna ayrıldığı görülmektedir. Buna göre; Servis istasyonlarının sorumlulukları;MADDE 10 – (1) Tüketicinin bulunduğu yerde yetkili servis istasyonunun olmaması halinde satış sonrası hizmetlerin verilmesinden, tüketiciye en yakın yerdeki yetkili servis istasyonu sorumludur.(2) (Değişik:RG-12/2/2020-31037)(1) Tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanımlar hariç olmak üzere, yetkili servis istasyonları, garanti süresi içerisinde tüketicilerden nakliye, posta, kargo veya servis elemanlarının ulaşım gideri gibi herhangi bir ücret talep edemez.(3) Servis istasyonlarının, bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen hususları içeren belgeleri düzenlemesi ve bunların birer nüshasını tüketicilere vermesi zorunludur.(4) (Değişik:RG-12/2/2020-31037)(1) Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar. Tüketici arıza bildirimini; telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla yapabilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir. Satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak tüketicilerin iletişime geçebilmesi için üretici veya ithalatçı tarafından bir telefon hattı tahsis edilmesi durumunda, bu hat ile ilgili olarak üretici veya ithalatçı olağan ücret tarifesinden daha yüksek bir tarife seçemez...........Üretici, ithalatçı ve satıcının sorumluluğu;MADDE 14 – (1) Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur.(2) Satış sonrası hizmetler, malın niteliğine göre kullanıldığı yerlerde de sağlanabilir.(3) (Değişik:RG-12/2/2020-31037)(1) Tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanımlar hariç olmak üzere üretici, ithalatçı veya satıcılar garanti süresi içerisinde tüketicilerden nakliye, posta, kargo veya servis elemanlarının ulaşım gideri gibi herhangi bir ücret talep edemez.(4) Malın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur. Benzer özelliklere sahip başka bir malın tüketici tarafından istenmemesi halinde üretici veya ithalatçılar bu yükümlülükten kurtulur. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü üretici veya ithalatçıya aittir.(5) İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi hâlinde mala ilişkin bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasından garanti süresi boyunca satıcı, üretici ve yeni ithalatçı müteselsilen sorumludur. Garanti süresi bittikten sonra ise kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini üretici veya yeni ithalatçının sunması zorunludur.(6) Üretici veya ithalatçılar; satış sonrası hizmetlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülmesini sağlamak, yetkili servis istasyonlarının çalışmalarını izlemek, kontrol etmek ve görülen eksiklikleri gidermekle yükümlüdür.(7) Garanti süresi içerisinde arızalı malın satıcıya teslim edilmesi halinde satıcının, teslim edilen arızalı mallar ile ilgili olarak malın teslim alındığına dair bir belge düzenlemesi zorunludur. Bu belgede Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasındaki hususlar yer alır.Yine binek araçlara yönelik olarak ilgili Yönetmeliğin ekinde yer alan tabloya göre binek araçların azami tamir süresi, '45 İŞ GÜNÜ' olarak belirtilmiştir. Davaya konu aracın, davacı tarafça .....tarihinde davalı işyerine teslim edildiği, aracın teslim sırasında henüz garantisinin dolmadığı, teslim sonrası tamir işleminin 36 gün sürdüğü, tamir işleminin garanti süresi içinde ve usulüne uygun şekilde tamamlandığı, Mahkememizce geç tamir işlemine ilişkin olarak görevlendirilen makine mühendisi bilirkişice sunulan .....tarihli rapor ile her ne kadar makul onarım süresi olarak 13 gün tespit edilmiş ve buna göre kazanç kaybı hesabı yapılmışsa da yukarıda bahsi geçen yönetmelik uyarınca .....plakalı .....marka.....ticari otobüs nitelikli aracın yasal olarak 45 iş gününü aşmayan tamir işlemi sonucu ayıplı hizmet iddiası dışında yalnız tamir süresinin uzaması nedenine dayanılarak açılan işbu davada aracın, tamir süresindeki gecikmenin genellikle parça teminindeki gecikme, servis yoğunluğu ve yapılan tamir işinin mahiyetine ilişkin olabileceği ancak bu gecikmeye ilişkin yurtdışı temin süresi ya da hangi parçaların tedariğinde sorun yaşandığı, servis yoğunluğu veya aksaklık durumuna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin davacı veya davalı tarafça sunulamadığı değerlendirilerek mevzuat gereği, kullanım ömrünü doldurmayan dava konusu aracın 45 iş günü içerisinde hasarının giderilip teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir. Emsal niteliğinde İstanbul BAM 3. HD 27/03/2025 tarih ve 2024/3174 E ve 2025/884 K sayılı kararı uyarınca "...Davacı .....ye ait olan .....plakalı araç için açılan davada ise ayıplı hizmete ilişkin olup tacirler arası hizmet sözlemelerinde mahiyetine uyduğu ölçüde eser sözleşmesi ve vekalet sözleşmelerine yönelik hükümler de uygulandığı,davalının onarım hizmeti eser sözleşmesi olmakla, onarım için taahhüt ettiği bir süre bulunmadığı,dava konusu aracın onarımının makul sürede yapıldığı, Satış Sonrası Hizmet Yönetmeliği'ne göre otomobiller için 10 günlük kamyonetler için 45 günlük sürenin uygulanması gerektiği , davacıya ait aracın onarım gördüğü süre boyunca 45 günlük sürenin aşılmadığı,buna rağmen ayıplı hizmetin ve diğer davalının sorumluluğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi de hukuka uygun bulunmuştur.Bu araç davacı .....ait olduğundan bu araçlar yönünden de diğer davacı ......,...şirketine husumet düşmeyeceğinden,davacı .......şirketi hakkında husumet nedeniyle davanın reddi uygun kabul edilmiştir..." denildiği görülmekle yukarıda açıklanan gerekçeler ile bilirkişinin tespitlerine uyulmaksızın davacı tarafça iddiasının ispat edilemediği kanaati ile açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın peşin alınan 2.170,40 TL harçtan düşümü ile artan 1.438,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 92.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNEDair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. Katip Hakim