Telefonla kendisini polis olarak tanıtan sanığın dolandırıcılık eyleminin basit dolandırıcılık olarak yeniden nitelendirilip dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Sanığın, kendini polis olarak tanıtıp telefon hattının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyerek mağdurdan haksız menfaat temin ettiği dolandırıcılık eyleminde, ilk derece mahkemesinin nitelikli dolandırıcılık hükmü kurmasının hatalı olduğu, eylemin suç tarihinde yürürlükte olmayan farklı bir nitelikli dolandırıcılık veya uzlaştırma kapsamındaki basit dolandırıcılık suçu vasfında olduğu belirtilerek, temyiz incelemesi sırasında olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiğinden, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/31667 E.  ,  2026/6453 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/49 E., 2015/384 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanı telefonla arayıp kendisini polis olarak tanıttıktan sonra telefon hattının terör örgütünün eline geçtiği, hesabına yüklü miktarda para yatırıldığı, hapse girmemesi için para vermesi gerektiğini söyleyerek haksız menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda, Mahkemece suç vasfında hataya düşülerek hükmolunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinde bu maddenin yürürlükte olmaması dikkate alındığında eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde öngörülen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olarak sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 10.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
11.06.2026 tarihinde karar verildi.