Yargıtay 7. Ceza Dairesi, güncelliğini yitiren haberlere yönelik unutulma hakkı kapsamında erişim engeli talebinin reddi kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Bir kişinin yirmi yıl önceki bir haberin güncelliğini yitirmesi ve kişilik haklarını zedelemesi nedeniyle internetten erişiminin engellenmesi ile isminin ilgili sitelerle ilişkilendirilmemesi yönündeki talebinin yerel mahkemelerce reddedilmesinin ardından, Adalet Bakanlığının başvurusu üzerine Yargıtay, benzer içtihatları ve "unutulma hakkı" ilkesini esas alarak, 20 yıllık haberin güncelliğini kaybettiğini ve kişilik haklarını zedelediğini belirterek, talebin reddine dair yerel mahkeme kararını kanun yararına oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/7211 D.İş Talep edenin, 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi ve isminin ilgili internet siteleri ile ilişkilendirilmemesi talebinin, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/6125 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği, talep edenin bu karara itirazının da Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/7211 D.İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119418 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119418 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2019/29879 esas, 2020/13551 karar sayılı ilâmında "...haberin yayında kaldığı süre, kamuoyuna mal olmamış başvuran hakkında 13 yıl önce yapılmış olan haberin güncelliğini yitirmesi dolayısıyla artık habere karşı kamu yararına katkısının ortadan kalktığı da gözetilerek erişimin engellenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken..." şeklindeki açıklamalar ile,Yine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/06/2017 tarihli ve 2016/15510 esas, 2017/5325 karar sayılı ilâmında yer alan, "Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir..."...başvuruya konu haberlerin ilk kez yayınlandıkları tarihte, her hangi bir eleştiri veya yorum yapılmaksızın internet üzerinde yorumsuz biçimde yayınlanmalarının, olay tarihinde kişilik haklarına karşı bir saldırı veya ihlal içermediği, bu hâliyle ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, ... aradan geçen dokuz yıl sonra, haberin "güncellik" değerini yitirdiği,... dolayısıyla adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, ... başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; somut olayda, erişimin engellenmesi talebine konu internet haberinin üzerinden 20 yıl gibi bir zaman geçmesi nedeniyle haberin güncellik değerini kaybettiği, haberin o tarihteki "gerçeklik ve doğruluk" kriterlerini karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, talep edenin unutulma hakkının bulunduğu ve haber içeriğinin kişilik haklarını zedelediği gözetilmeden; itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının da inceleme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunduğu sabit ise de, kanun yararına bozma incelemesinin, incelemeye konu kararın kesinleştiği tarihteki yasal düzenlemeler uyarınca yapılması gerektiği anlaşılarak yapılan incelemede;Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/7211 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.