Danıştay, Anayasa Mahkemesinin 7081 sayılı OHAL Kanunu 9. maddesini iptal etmesiyle hukuki dayanağı kalmayan iş güvenliği uzmanlığı belgesi reddi işlemini hukuka aykırı bularak, Bölge İdare Mahkemesinin iptal kararını onadı.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti nedeniyle C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi başvurusu reddedilen davacıya ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının ardından, Bölge İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin 7081 sayılı Kanunun ilgili maddesini çalışma hürriyetine ölçüsüz kısıtlama getirdiği gerekçesiyle iptal etmesi üzerine, ret işleminin hukuki dayanağının ortadan kalktığını tespit ederek iptaline karar vermiş ve bu karar, davalı idarenin temyiz itirazları Danıştay tarafından reddedilerek hukuka uygun bulunup onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2317Karar No : 2025/3034 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olduğundan bahisle, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin düzenlenerek tarafına verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, komisyon kararında aranan şartı sağlamadığı açık olup, (C) sınıfı İş Güvenliği uzmanlığı belgesinin düzenlenerek tarafına verilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararda, 06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesi de dahil olmak üzere bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada, Kanun'un 9. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarihli ve 32120 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 tarih ve E:2018/76, K:2022/125 sayılı kararıyla "....herhangi bir ayrıma gidilmeksizin stratejik önemi bulunan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra stratejik önemi bulunmayan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışabilecek kişileri de kapsayacak şekilde tümünün yetki belgelerinin iptal edilebilmesine imkân sağlayan kuralın millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması açısından gereklilik unsurunu taşıdığının söylenemeyeceği, bu itibarla kuralın çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna varılarak, Anayasa'nın 13., 48., ve maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu itibarla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyonun hukuki dayanağının ortadan kalktığı görüldüğünden, anılan Komisyonca alınan kararların da hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği açık olup bu karara istinaden tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 17/01/2025 tarihinde davacının bireysel yasaklılık statüsünün sonlandırıldığı, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin hali hazırda aktif olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygun olduğu dikkate alındığında; temyize konu kararın bozulması gerektiği, Bakanlık aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir..KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ:...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/12724, K:2024/3071 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.