Yargıtay onaylı mahkeme kararıyla kesin kabulü sağlanan İzmir Çamaltı Tuz Tesisi projesinin, özelleşme sonrası iş bitirme belgesi düzenlenmemesi üzerine açılan tespit davası.
Özet: Davacı şirket, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi"ne ilişkin olarak, işin tamamlandığını ve karşılıklı alacakları tespit eden kesinleşmiş bir mahkeme kararının nihai kabul yerine geçtiği gerekçesiyle davalı kuruluştan iş bitirme belgesi düzenlenerek EKAP kaydının yapılmasını talep etmiş, davalı kuruluş ise sözleşme öncesi ihtilafların idari yargının görevinde olduğunu, ayrıca tesisin özelleşmesi nedeniyle imalatların tamamlanma oranlarının teknik komisyonca tespitinin mümkün olmadığını belirterek bu talebi reddetmiş ve bunun üzerine davacı tarafından iş deneyim belgesi verilmesi istemiyle bu tespit davası açılmıştır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/366 Esas - 2025/739

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/366 Esas
KARAR NO : 2025/739
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av.......
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 13/05/2025
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili iddiasında özetle; Davacı şirket ile (daha sonra özelleştirme kapsamına alınıp davalı kuruluş bünyesinde birleştirilen) ".... Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi"nin davacı şirket tarafından üstlenildiğini, ilk sözleşme bedeline ilaveten,daha sonra davalının 06.5.1998 gün ve 6430 sayılı yazısı ile ve 24.4.2000 gün ve 5497 sayılı yazısı ile iki kez keşif artışı yapıldığını ve bu dogrultuda söz konusu iş kesif artışları ile birlikte davacı şirket tarafından tamamlandığını 2002 yılında işin geçici kabul süreci aşamasında kabul işlemleri onaylanmaması üzerine ve işin kesin kabulü yerine geçmek üzere sözleşemye uygun tamamlandığının tespiti ile bakiye hakediş alacağının ödenmesi istemiyle yetkili ve görevli İstanbul Ticaret Mahkemesinde davacı şirket tarafından dava açıldığını, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 188 Esas sayılı dosyası ile karar bağlandığını, 12.12.2002 tarihinde açılan dava 21.09.2023 tarihinde 2023/188 Esas 2023/733 Karar sayılı karar ile nihai olarak sonuçlanmıştır. davada davacı şirketin davacıdan 557.264,52 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, aynı dosya ile birleşen davada ise davalı tarafın da davacıdan 270.147,87 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, yerel Mahkeme kararı 17.04.2024 tarihinde Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2023/4328 Esas, 2024/913 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, dava sonucunda verilen hüküm taraflar arasındaki ihale konusu işin kesin kabulü yerine geçtiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 188 Esas Sayılı dosyası kapsamında bilirkişi raporları ile işin tüm imalat ve hakedişleri incelenmiş ve nihai alacak tutarı belirlenerek karar verildiğini, bu durumda davacı mahkeme kararı ile kesin kabulü yapmış sayılmakta ve iş bitirme belgesinin mahkeme kararının kesinleşme tarihi itibariyle hak kazanmış olduğunu, dava konusu olan, taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş 2000 yılında Tekel tarafından kabul anlamına gelmemek kaydıyla teslim alınmış ve o tarihten sonra yapılan imalatların bir çoğu fiili olarak kullanıldığını, tuz yıkama ve toplama tesisisinin işletilmesinden davalı tarafça uzun yıllar gelir elde edilmiş ve sonrasında tesisin işletme hakkı dava konusu imalatları içerecek şekilde satıldığını, dava konusu imalatlar (Çamaltı Tuzlası Tuz Yıkama Tesisi yapımı ve iyileştirme yatırımı imalatları), davalı TEKEL tarafından 2000 yılından bu yana kullanılmış ve 2010 yılında bütün tesis (dava konusu imalatlar ile birlikte) 115 milyon liraya sadece işletme hakkı verilmek suretiyle satıldığını, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında belirtilen dava süreci sonunda davacı şirket tarafından davalı şirkete 12.11.2024 tarihli yazı ile başvuru yapılarak, iş bitirme belgesi düzenlenerek EKAP kaydının yapılması talep edildiğini, davalı tarafın bu talep ile ilgili verdiği 13.02.2025 tarihli cevap yazısında "Söz konusu talebinize ilişkin olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Holdingimizce EKAP üzerinden işlem tesis edilmesini teminen Teknik Komisyon oluşturulmuştur. Oluşturulan Teknik Komisyon tarafından konuya ilişkin gerekli incelemeler yapılarak rapor hazırlanmış olup 27.01.2025 tarihli raporun sonuç kısmında "... İşin geçici ve kesin kabulü yapılamadığından ve halihazırda tesisin mülkiyeti,özelleştirme suretiyle devre konu edildiğinden gelinen bu aşamada,şartname ve sözleşme hükümlerine göre yapılan imalatların tamamlanma oranlarının tespit ve tevsikinin mümkün olamayacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır." denildiğini, bu itibarla ilgide kayıtlı talebinize istinaden EKAP üzerinden İş Bitime Belgesi düzenlenemeyeceği" bildirildiğini, bu cevap üzerine davacı şirket konunun mahkeme kararında ve bilirkişi raporlarında açıklığa kavuştuğu gerekçesiyle, davalı tarafa itirazlarını yazılı olarak bildirdiğini, itiraz dilekçesine de ikinci kez davalı tarafça 25.03.2025 tarih ve 24166 Sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini bildirmiş, "İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı İşi" hakkında davalı tarafından İş Deneyim Belgesi verilmesine karar verilmesini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili savunmasında özetle; Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ihale yöntemi ile gerçekleştirilen yapım işlerinin sözleşme öncesindeki aşamasında ortaya çıkan ihtilafların çözümünde görevli yargı yolunun idari yargı olduğunu, sözleşme imzalandıktan sonraki aşamada ortaya çıkan (sözleşme ilişkisinden kaynaklanan) ihtilafların çözümünde görevli yargı yolu ise adli yargı olduğunu, her ne kadar taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalanmış ise de sözleşme ilişkisi sona erdiğini ve eldeki davaya konu ihtilaf sözleşmeden kaynaklanmadığını, davacının, sermayesinin tamamının kamuya ait davalı kuruluştan "İş deneyim belgesi verilmesi" şeklinde bir idari işlemin tesis edilmesi istemi olduğu, davacının bu talebinin davalı kuruluş tarafından idari bir işlemle reddedildiğini, bu durumda davaya konu mesele idare hukukuna tabidir ve iş bu ihtilafın çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu, bu nedenle ve öncelikle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Münfesih ... Gayrımenkul A.Ş. (eski TEKEL) Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan İzmir Çamaltı Tuz Yıkama Tesisi ve İyileştirme Yatırımı işi, 29.04.1997 tarihinde davacı şirkete ihale edildiğini ve taraflar arasında 09.06.1997 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafından 24.06.2000 tarihinde idareye başvurularak anılan işin geçici kabul aşamasına geldiğini, deneme üretim çalışmalarına başlanılacağı belirtilerek, söz konusu çalışmalara katılacak personelin temini ve taraflarına bildirilmesi talep edildiğini, söz konusu işin geçici kabulünü yapmak üzere Genel Müdürlük Makamının 30.06.2000 ve 31.08.2000 tarihli Makam Olurları ile kurulan Geçici Kabul Heyeti, işin sözleşmesinde belirtilen ve toplam süresi 7 ay olan işletme denemesi ve deneme üretimi çalışmalarını 14.09.2000 tarihinde başlatmış olup, 14.04.2001 tarihinde işletme denemesi ve deneme üretiminin sona ermesinden sonra geçici kabul çalışmalarına başlamış ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda ciddi eksiklikler olduğu tespit edilerek bu durum çeşitli kerelerce düzenlenen tutanaklarla kayıt altına alındığını, çıkan ihtilaflar neticesinde idare tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden söz konusu işin geçici kabul aşaması konuları için bir rapor istenildiğini, 2003 yılında hazırlanan raporda işin geçici kabule hazır olmadığı ve ciddi eksikliklerin bulunduğunun tespit edildiğini, işin geçici kabulünün yapılamaması neticesinde davacı tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/188 Esas sayılı dosyasında açılan davada asıl ve birleşen davalar yönünden verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/913 Esas sayılı kararıyla onandığını, davacının bu karara dayalı olarak davalı kuruluşa, davaya konu iş deneyim belgesinin düzenlenmesi talebinde bulunduğunu, anılan Mahkemece asıl davada davacının alacak ve teminat mektuplarının iadesi talepleri kabul edildiğini, davacının anılan davadaki “eser sözleşmesinin ifa edildiğinin tespiti” talebi açısından kabul hükmü kurulmadığı gibi kararın hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/537 esas sayılı dosyasında davalı kuruluşun alacak talebinin de kabul edildiğini, davacının davaya konu talebi yönünden kesin hüküm söz konusu olmadığını, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği 47. maddesi "İş Deneyim Belgelerinin Verilmesi" başlığını taşınığını, "İş deneyim belgeleri, ilgilinin iş ve/veya mesleki tecrübesini tevsik amacıyla; yüklenicilere, yükleniciye karşı bir sözleşme ile taahhüt ettiği iş bölümünü bitiren alt yüklenicilere, mimar veya mühendis olmak şartıyla denetleme veya yönetme görevlerinde bulunanlara, talepleri halinde, aşağıdaki hükümlere göre talep tarihini izleyen 30 gün içinde belge düzenlemeye yetkili mercilerce düzenlenir ve verilir. Düzenleme koşullarını taşımayan taleplerde, aynı süre içinde başvuru sahibine bu husus gerekçeleriyle yazılı olarak bildirilir.
Yüklenicilere;
İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara tek sözleşme ile taahhüt ettikleri işler için, geçici kabulün yapılmış olması durumunda “iş bitirme belgesi”, işin ilk sözleşme bedelinin tamamlanması ve gerçekleşme oranının toplam sözleşme bedelinin en az % 80’ine ulaşarak kusursuz olarak gerçekleştirilmesi durumunda “iş durum belgesi”, sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından ... düzenlenir ve verilir." hükmünü içerdiğini, davacının talebine ilişkin olarak EKAP üzerinden işlem tesis edilebilmesini teminen davalı kuruluş tarafından bir "Teknik Komisyon" oluşturulduğunu, komisyonca konuya ilişkin gerekli incelemeler yapılarak hazırlanan 27.01.2025 tarihli raporun sonuç kısmında; "... İhale suretiyle yüklenici davacı tarafından yapımı üstlenilen işin teknik şartnamesine, sözleşmesine ve diğer ihale evraklarına uygun olarak fiilen ve fiziken tamamlanıp idareye tesliminin yapılamadığı, mezkur işin geçici ve kesin kabullerinin sonuçlandırılamadığı, anlaşmazlık konusu işin tamamlanarak müvekkil Kuruluş tarafından hiç bir şekilde kullanılamadığı, dolayısıyla söz konusu işin yapımı sürecinde gerçekleştirilen adli ve idari soruşturmalar kapsamında; ara hak ediş ödemeleri itibariyle çok büyük miktar ve tutarlarda imalat noksanlıklarının tespiti üzerine işin geçici ve kesin kabulü yapılamadığından halihazırda tesisin mülkiyeti özelleştirme suretiyle devre konu edildiğinden, gelinen bu aşamada şartname ve sözleşme hükümlerine göre yapılan imalatların tamamlanma oranlarının da tespit ve tevsikinin mümkün olamayacağı"nın tespit edildiğini, bildirmiş, öncelikle davaya bakmakta idare mahkemeleri görevli olduğundan davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan reddine, aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davanın, iş deneyim belgesi verilmesine dair tespit davası olduğu anlaşıldı.
Davalı tarafından idari yargının görevli olduğuna dair itirazda bulunulmuştur. Görev yönünden davalının yapılan değerlendirmede, Danıştay 13. Dava Dairesi'nin 20.06.2023 tarih ve 2023/1202 E. Sayılı kararında, ..... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Av... tarafından, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "noter onaylı" ibaresinin, 11/01/2021 tarih ve E.2021/525 sayılı Kamu İhale Kurumu işleminin ve 09/03/2023 tarih ve İNŞA/23-544 sayılı Gebze Organize Sanayi Bölgesi işleminin iptali istemiyle Kamu İhale Kurumu ve Gebze Organize Sanayi Bölgesi'ne karşı açılan davada, davalılardan Gebze Organize Sanayi Bölgesi tarafından, 09/03/2023 tarih ve İNŞA/23-544 sayılı Gebze Organize Sanayi Bölgesi işlemi yönünden görev itirazında bulunulması üzerine gereği görüşüldü:
Davalı Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nce, iş deneyim belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 09/03/2023 tarih ve İNŞA/723-544 sayılı Gebze Organize Sanayi Bölgesi işlemi bakımından, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu uyarınca, organize sanayi bölgelerinin, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olduğu, idari bir kişiliğinin bulunmadığı ve dolayısıyla ortada idarenin eylem ve işlemi olmadığından söz konusu işlem yönünden davanın görüm ve çözümünde adlî yargının görevli olduğu ileri sürülerek görev itirazında bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî dava türleri; idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları, idarî eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idârî sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır. Belirtilen kuraldan anlaşılacağı üzere, idârî işlemlerden kaynaklanan iptal ve tam yargı davalarının görüm ve çözümünde, aksi kanun ile belirtilmedikçe, idârî yargı yeri görevli bulunmaktadır.
İdarî işlemler, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerdir. Çoğunlukla kamu tüzel kişileri tarafından tesis edilse de, kimi durumlarda özel hukuk tüzel kişileri de kendilerine tanınan kamu gücü ayrıcalıkları ve yükümlülükleri uyarınca idarî işlem tesis edebilirler (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt:1, Ekin, Mayıs 2019, Bursa, s.761,763). Bir hukukî işlemin idarî işlem olup olmadığının ortaya konabilmesi için tesis edilen işlemde kamu gücü ayrıcalığı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, davalının yargı yolu itirazında ileri sürdüğü şekilde, bir işlemi tesis eden tarafın özel hukuk hükümlerine tâbi olması, sadece bu sebeple kendiliğinden işlemi özel hukuk işlemi yapmayacak, işlemin hukukî mahiyetinin değerlendirilmesi gerekecektir.
Bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlemlere karşı açılacak davalarda idarî yargı yerleri görevli bulunmaktadır.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun "Nitelikleri" başlıklı 5. maddesinde, "OSB, müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri (…) yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. ...
" kuralı yer almaktadır.
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin "İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar" başlıklı 43. maddesinde, "(1) İş deneyim belgeleri; yapılan iş karşılığı bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak, Kanun kapsamındaki idareler ile Kanun kapsamı dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) gerçekleştirilen işler için, iş sahibi tarafından düzenlenir ve sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından onaylanır. ...
(3) Organize sanayi bölgesinin yetki alanı dahilindeki yerlerde gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgeleri, organize sanayi bölgesi müdürlüğü tarafından düzenlendikten sonra; yönetim kurulunun kararı üzerine yönetim kurulu başkanınca, organize sanayi bölgesinde ilgili Bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşu tarafından kredi kullandırılan işler için ise bu Bakanlığın veya kamu kurum ve kuruluşunun ilgili birimince onaylanmak suretiyle verilir. ..." kuralı yer almış; anılan Yönetmeliğin 44. maddesinde belge düzenleme koşulları, 46. maddesinde iş deneyim tutarının tespiti, 47. maddesinde iş deneyim belgelerinin verilmesi, 48. maddesinde değerlendirmeye ilişkin esaslar, 49. maddesinde iş deneyim tutarının güncellenmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.
Kamu kurum ve kuruluşları dışında, kanunla görevli ve yetkili kılınan özel hukuk tüzel kişileri de, üstlendikleri kamusal faaliyetler çerçevesinde idare hukuku alanında idari işlemler tesis edip, idari eylemler yapabilmektedirler. Bu özel hukuk tüzel kişileri, bir yandan statüleri gereği özel hukuk alanında tasarrufta bulunurken, bir yandan da kanunlarla tanımlanan idari işlevleri, idare hukukunun ilke ve kuralları çerçevesinde idari işlemler ve idari eylemlerle yerine getirmektedirler.
4546 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3., 4., 5., 20., 21. ve 22. maddeleri incelendiğinde, organize sanayi bölgelerine, sanayileşmenin sağlıklı, düzenli ve çevreyle uyumlu gelişimini sağlamak amacıyla kamu yararı çerçevesinde özel bir takım görevler verildiği ve bu görevlerini yerine getirilebilmeleri için de kamusal yetkilerin tanındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yargı yolu itirazında, dava konusu Gebze Organize Sanayi Bölgesi işleminin, organize sanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişisi sıfatını haiz olduğundan bahisle davanın adli yargı yerlerinde görülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilen organize sanayi bölgelerinin kamusal yetki ve ayrıcalıklarla donatıldıkları, bu yetki ve ayrıcalık dahilinde kamu hukuku alanında görülmesi gereken tek yanlı, kesin, doğrudan uygulanabilir işlemler de tesis edebildikleri, bu kapsamda da 4734 sayılı Kanun ile verilen yetkiye dayanılarak Kamu İhale Kurumu'nca hazırlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 43. maddesinin üçüncü fıkrasındaki organize sanayi bölgelerinin yetki alanı dahilindeki yerlerde gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim belgelerinin, organize sanayi bölgesi müdürlüğü tarafından düzenleneceği, yönetim kurulunun kararı üzerine yönetim kurulu başkanınca, ilgili Bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşu tarafından kredi kullandırılan işler için ise bu Bakanlığın veya kamu kurum ve kuruluşunun ilgili birimince onaylanmak suretiyle verileceği şeklindeki düzenleme uyarınca kendilerine verilen iş deneyim belgesi düzenleyebilme yetkisine dayanılarak iş deneyim belgesi düzenleyebildikleri, iş deneyim belgesi düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların da söz konusu Yönetmelikte düzenlendiği (Yönetmeliğin 44. maddesinde belge düzenleme koşulları, 46. maddesinde iş deneyim tutarının tespiti, 47. maddesinde iş deneyim belgelerinin verilmesi, 48. maddesinde değerlendirmeye ilişkin esaslar, 49. maddesinde iş deneyim tutarının güncellenmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.) dikkate alındığında, dava konusu işlemin idare hukuku alanını ilgilendirdiği, dolayısıyla yargısal denetimini yapma görevinin de idarî yargı mercilerine ait olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı Gebze Organize Sanayi Bölgesinin görev itirazının reddine, davanın görülmesinde idarî yargı yerinin görevli olduğuna, şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Davalı ... Holding %50'si devlete ait Kamu İktisadi İşletmesi olduğundan, adli yargı mercilerinin görevli olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın GÖREVLİ ... İDARE MAHKEMESİNE gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı